Künye   Hakkımızda
11 Ekim 2026, Pazar
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

HTŞ saldırıları ve Suriye’nin geleceği

Suriye'deki gelişmeleri değerlendiren Özgür Politika yazarı Selahattin Erdem, "Özgür yaşama dayalı bir demokratik yönetimi gerçekleştirecek olan Demokratik Suriye Konfederasyonu'dur. Suriye’de yaşayan halklar için böyle bir imkanın önü açılmıştır" dedi. 

6 Aralık 2024
HTŞ saldırıları ve Suriye’nin geleceği
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Suriye’de 2011’de başlayan iç savaş yeni bir boyuta evrildi. Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve farklı paramiliter gruplar, 27 Kasım’da Halep’i kontrollerine aldı. Paramiliter gruplar, Suriye ordusunun çekilmesi üzerine dün de Hama’ya girdi. Paramiliter grupların kırsal alandaki hareketliliği devam ederken, Türkiye destekli gruplar da Kuzey ve Doğu Suriye kenti Minbic’in köylerine saldırı düzenlemeye başladı.

Uluslararası güçlerin sessizliğini koruduğu saldırılar gündemdeki yerini korurken, Özgür Politika yazarlarından Selahattin Erdem yaşananlara dair yazı kaleme aldı. “Halep savaşı ve Suriye’nin geleceği” başlığıyla yayımlanan yazıda şunlar belirtildi: “Söylenen ve beklenen nihayet oldu; yeni Suriye savaşı, ABD seçiminden 20 gün sonra ‘Halep savaşı’ olarak başladı. Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ile Suriye Milli Ordusu (SMO) güçleri, DAİŞ’in Haziran 2014’te Musul’a yürüyüşüne benzer bir biçimde İdlib’den Halep’e yürüdü ve üç gün içinde şehrin büyük bir kısmını ele geçirdi. Basına yansıdığına göre; Esad rejimi güçleriyle İran ve Rus kuvvetleri hiçbir direnç göstermeden geri çekildi. Bu satırların yazıldığı sırada bir saldırı kolunun Hama’ya girmek üzere olduğu, saldıran güçler ile QSD arasında birçok cephede yoğun çatışmaların sürdüğü belirtilmektedir. Savaşın Şam’ı hedefleyerek tüm Suriye’ye yayılacağı anlaşılmaktadır.

Bilindiği gibi; HTŞ, El Kaide’nin Suriye kolu olan El Nusra Cephesi’nin isim değiştirmesinden ve başka bazı grupları etrafında toplamasından oluşmaktadır. İngiltere ve Suudi Arabistan tarafından aktif desteklendiği, ABD ve İsrail ile de ilişkisinin olduğu belirtilmektedir. AKP-MHP yönetimiyle de bir biçimde ilişkisinin olduğu da söylenmektedir. SMO ise Suriye’deki Türkiye yanlısı grupların toplamından oluşmaktadır. SMO’yu AKP-MHP yönetiminin organize ettiği ve yönettiği herkes tarafından bilinmektedir.

BELLİ BİR ANLAŞMA VAR

Son birkaç aydır siyaset kulislerinde Suriye’ye yönelik böyle şoke edici bir saldırının yapılacağı yaygın olarak konuşulmaktaydı. Tabii böyle bir saldırıyı kimin yapacağı açık olarak söylenmese de, açık adres HTŞ’yi gösteriyordu. Böylesi bir saldırıyı yapma gücüne sadece HTŞ’nin sahip olduğu belirtiliyordu. Şimdi HTŞ ile SMO’nun birlikte saldırıyor olması, her iki güç arasında belli bir anlaşmanın ve ortak planlamanın olduğunu gösteriyor. Herhalde bu ortak plan, yeni NATO Genel Sekreteri’nin Türkiye ziyareti ve Tayyip Erdoğan ile görüşmesi sırasında oluşturuldu.

HTŞ ile SMO kendi aralarında ne tür bir anlaşma yaptılar? Elbette bu durumu şimdilik bilmemiz mümkün değildir. Hep böyle birlikte mi hareket edecekler, yoksa bir zaman gelecek aralarında egemenlik savaşına mı girecekler? Tabii biz bunu da şimdilik bilemeyiz. Şimdiye kadar yapılan saldırıya baktığımızda, öncelikle Suriye’de İran varlığının sona erdirilmesinin ve Rusya varlığının ise daraltılmasının istendiğini görüyoruz. Esad yönetiminin ne olacağı ise şimdilik net bir biçimde görülmüyor. ABD yönetimi tarafından yapılan açıklamada ‘Bu duruma Esad yönetiminin tutumunun yol açtığının’ belirtilmesi, bir süredir ABD ile Esad yönetimi arasında yapılan görüşmelerin sonuç vermediğini ve Esad yönetiminin ABD’nin isteklerini kabul etmediğini çağrıştırıyor.

ABD ÖNCÜLÜĞÜNDEKİ GÜÇLERİN İŞİ 

Diğer yandan, söz konusu Halep saldırısının İsrail ile Lübnan arasında yapılan iki aylık ateşkesten hemen sonra gelmesi dikkat çekici oluyor. Belli ki geçen aylarda yaşanan savaşla Lübnan yeniden yapılandırılmaya açık ve hazır hale getirildi fakat bu iş yalnız başına Lübnan’da olmuyor. Kendisiyle birlikte Suriye’nin de yeniden yapılanmaya hazır hale getirilmesi gerekiyor. Halep’te başlayan savaşın, işte Suriye’yi de yeniden yapılandırılmaya hazır hale getirme savaşı olduğu değerlendiriliyor. ABD yönetimi aksini iddia etse de Halep savaşının ABD öncülüğündeki güçlerin işi olduğu açık bir biçimde görülüyor.

Belli ki Esad yönetimi artık aşılıyor ve Suriye yeniden yapılanma süreci içine alınmış bulunuyor. Peki bu yeniden yapılanma nasıl olacak? Elbette şimdiden net olarak bir şey belirtemeyiz. Dahası bu durumu yaşanan savaşın sonucu belirleyecektir. Her ne kadar İran, Rus ve Şam güçleri şimdiye kadar savaşmamış ve bu nedenle söz konusu saldırılar kolaylıkla ilerlemiş olsa da bunun hep böyle gideceğini ve savaşın hızla biteceğini beklememek gerekir. Suriye’de etnik yapı ve örgütlü güç çoktur; dolayısıyla başlayan iç savaşın bir süre gelişmesi ve devam etmesi güçlü olasılıktır.

PLAN DEĞİŞTİ

ABD yönetimi, yıllarca savaş yürüttüğü Afganistan’ı, sonunda Taliban’a bırakarak çekildi. Belli ki Suriye’yi de El Kaide’nin bir kolu olan HTŞ’ye bırakacak. HTŞ ve arkasındaki güçler, bir olasılıkla Suriye’yi birkaç bölgeden oluşan bir federasyon veya konfederasyon haline getirecekler. Bu olmazsa o zaman belki de birkaç parçaya bölecekler. Her şeyi İsrail’in güvenliği ve egemenliği, yeni enerji yolunun korunması temelinde ele alınan yeni Ortadoğu yapılanmasına göre yürütecekler. Sünni güçlerin yönetimde daha etkili hale gelmesini sağlayacaklar. Aslında Esad’ı bir süre daha yönetimde tutmak istiyor gibiydiler fakat yaşanan savaş bu planın değiştiğini ve Esad’ın bunu kabul etmediğini gösteriyor. Artık Esad’ın rol oynama ihtimali azalmış gibi görünüyor.

Buraya kadar belirtilen şeyler açık ve anlaşılırdır. Lübnan’ın ardından Suriye’de de İran varlığının sona erdirileceği görülmektedir. Rusya ile de Ukrayna veya başka şeyler üzerinden anlaşma yapma ihtimal ve imkânları vardır fakat henüz bir çözüme kavuşmamış olan ve böyle bir şey de görülmeyen, dolayısıyla şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da esas sorun olmaya devam edecek olan şeyin Suriye’deki Kürt varlığı ve Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi olduğu açıktır. Özellikle mevcut saldırının SMO kolu açısından esas konu budur ve bunun için mevcut saldırıya katıldığı açıktır. Belli ki HTŞ ve ardındaki güçler başlangıç açısından buna ihtiyaç duymuşlar ve güçlü olmak için SMO ile birlikte saldırmayı gerekli görmüşler. Zaten bu kadar etkin olmalarında bunun da belli bir payı var fakat bundan sonra ve Suriye üzerindeki egemenlikleri geliştikçe durumun ne olacağı pek belli değil. Çünkü öncelik hedefleri farklıdır ve er-geç bu farklılık öne çıkarak ayrılığı ve belki de karşıtlığı getirecektir.

DEMOKRATİK SURİYE KONFEDERASYONU

SMO ve ardındaki AKP-MHP faşist yönetiminin tek amacının Suriye’de Kürt etkinliğinin ve statüsünün önlenmesi olduğu açık ve de kesindir. Nitekim HTŞ’nin aksine SMO saldırıları baştan itibaren Şehba, Minbic, Tebqa ve Reqa’daki Kürt varlığını ve etkinliğini kırmayı hedeflemektedir. Halep’e ulaşır ulaşmaz SMO saldırıları buna göre planlanmış ve güçleri bu temelde sevk edilmiştir. 29 Kasım’dan bu yana SMO çeteleri ile QSD güçleri arasında zaman zaman çok şiddetlenen çatışmalar yaşanmaktadır. QSD güçleri, Kürtleri olduğu kadar, birlikte yaşadıkları Arapları, Ermenileri, Süryanileri, Çerkesleri ve Türkmenleri de korumaktadır.

Suriye’nin geleceğinin nasıl olacağını bu savaş belirleyecektir. Belli ki Suriye için en tehlikeli güç, mevcut AKP-MHP faşist yönetimi ve onun Kürt düşmanı politikalarıdır. Kuzey Kürdistan ve Türkiye’deki tartışmaların da esas olarak buna bağlı geliştirildiği açıktır. Nitekim Devlet Bahçeli inisiyatifi denen sürecin tamamen Suriye’deki bu savaşa bağlandığı ve Kürt düşmanlığı haline geldiği ortadadır.

Aslında Suriye sınırları içinde her bakımdan çok kimlikli bir toplumsal yapı vardır. Nitekim Suriye sistemi ilk oluşturulurken, bir bakıma bu durumu da gözetecek biçimde 5 bölgeli bir yapı biçiminde oluşturulmuştur. Şimdi de Suriye’nin birliğini sağlayacak ve özgür yaşama dayalı bir demokratik yönetimi gerçekleştirecek olan, tüm etnik kimliklerin özgürce örgütlenip birlik içinde kardeşçe yaşamalarını sağlayacak olan Demokratik Suriye Konfederasyonu’dur. Tehlikelerle birlikte Suriye’de yaşayan tüm halklar için böyle bir imkânın önü açılmıştır.” Erdem, yazısının devamında mevcut tehlikelerin “özsavunma” ile ortadan kaldırılabileceğine işaret etti.

MA

Previous Post

İzmir Belediyesi önünde tek kişilik direniş: Kazanacağım

Next Post

Gever’de farklı bir bölgede askeri operasyon

İlgili Haberler

Mor Çatı’nın uluslararası konferansı sona erdi: Kadın dayanışması vurgusu
Gündem

Mor Çatı’nın uluslararası konferansı sona erdi: Kadın dayanışması vurgusu

10 Ekim 2026
Bahçeli: Siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı’nın da hakkıdır
Gündem

Bahçeli: Siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı’nın da hakkıdır

10 Ekim 2026
KESK Amed 174’üncü haftada: ‘KHK’ler gidecek, biz kalacağız’
Gündem

KESK Amed 174’üncü haftada: ‘KHK’ler gidecek, biz kalacağız’

10 Ekim 2026
Kızılcahamam uyarısı: Ormanlar ve Ankara’nın içme suyu havzaları tehlikede
Gündem

Kızılcahamam uyarısı: Ormanlar ve Ankara’nın içme suyu havzaları tehlikede

10 Ekim 2026
Tayfun Benol mezarı başında anıldı
Gündem

Tayfun Benol mezarı başında anıldı

10 Ekim 2026
Berlin’de Sol Parti koalisyon için BDS’yi reddetti, İsrail’in var olma hakkını teyit etti
Dünya

Berlin’de Sol Parti koalisyon için BDS’yi reddetti, İsrail’in var olma hakkını teyit etti

10 Ekim 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Burjuva siyaset, ahlak ve biz
Gündem

Burjuva siyaset, ahlak ve biz

Melike Korkmaz
8 Ekim 2026
Politika'dan Söyleşi
Gazeteci Anna Montraveta Riu: Konut sorunu, barınma hakkı için örgütlenen kiracılar ile ücretler ve çalışma koşulları için örgütlenen işçileri birleştirdi
Dünya

Gazeteci Anna Montraveta Riu: Konut sorunu, barınma hakkı için örgütlenen kiracılar ile ücretler ve çalışma koşulları için örgütlenen işçileri birleştirdi

Melike Korkmaz
8 Ekim 2026

EN SON HABERLER

Delhi kuşatma altında

Delhi kuşatma altında

10 Ekim 2026
Mor Çatı’nın uluslararası konferansı sona erdi: Kadın dayanışması vurgusu

Mor Çatı’nın uluslararası konferansı sona erdi: Kadın dayanışması vurgusu

10 Ekim 2026
Bahçeli: Siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı’nın da hakkıdır

Bahçeli: Siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı’nın da hakkıdır

10 Ekim 2026
KESK Amed 174’üncü haftada: ‘KHK’ler gidecek, biz kalacağız’

KESK Amed 174’üncü haftada: ‘KHK’ler gidecek, biz kalacağız’

10 Ekim 2026
Kızılcahamam uyarısı: Ormanlar ve Ankara’nın içme suyu havzaları tehlikede

Kızılcahamam uyarısı: Ormanlar ve Ankara’nın içme suyu havzaları tehlikede

10 Ekim 2026
Tayfun Benol mezarı başında anıldı

Tayfun Benol mezarı başında anıldı

10 Ekim 2026
10 Ekim Ankara Gar Katliamı 11’inci yılında: ‘Unutmadık, unutturmayacağız’

10 Ekim Ankara Gar Katliamı 11’inci yılında: ‘Unutmadık, unutturmayacağız’

10 Ekim 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!