Meclis Genel Kurulu’nda, Meclis, Anayasa Mahkemesi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sayıştay, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile bağlı kuruluşların bütçeleri ve 2020 kesin hesapları görüşülüyor.
HDP Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı üzerine konuştu.
BUHRANI GÖRMEYEN BİR ANLAYIŞ
Öcalan bütçelerin merkezi ulus devlet sistemi üzerinden hazırlandığını belirterek şunları ifade etti: “Burada getirecekler önümüze koyacaklar, sayısal çoğunluk yeterlidir diyerek tartışmaya yönelik herhangi bir zemin olmayacak. Biz bu sistem içerisinden bu yapılanmayı eleştirirsek biraz anlamsız olur. Sistemin dışına çıkarak var olan mevcut ulus devlet sistemini eleştirmekte fayda var. Biz burada ekonomiyi ve 2022 yılı bütçesini konuşmuyoruz biz burada kurumlar arasında var olan ganimeti nasıl pay edeceğiz meselesini konuşuyoruz. Hangi kurum nereden yararlanacak ne kadar ganimet alacak yerellerde bu para nasıl eritilecek onun üzerine konuşuyoruz. Var olan bir ekonomik buhranı görmeyen bir anlayış vardır. Bunun eleştirilmesi önündeki en büyük engel de merkezi ulus devlet sistemidir.
Muhalefet de belki şu noktada ortaktır, biz Avrupa Birliği’nin yerel özerklik şartının karşısında yer alıyorlar mı onu bilmiyoruz. Bu merkezi düzeyde bulunan devlet mekanizması yerelin geleceğini, bütçesini düşünmez. Bu çok nettir. Buradaki yapı anti demokratik yapıdır. AKP’den önceki 80 yıllık dönemde de bu yapı böyleydi. Sistemi değiştirmek iddiasıyla yola çıkan AKP günün sonunda 80 yıllık sisteme de rahmet okuttu. Ölümü gösterip sıtmaya razı etmeye çalışıyor. Artık bir sistem demekte de fayda yok. Çünkü bir sistem değil, Cumhurbaşkanlığı sistemi mi? değil, Başkanlık sistemi mi? hiç değil. Gerçi hükümet de bunu adlandırmıştır. Ne demiştir, ‘Türk tipi sistem’ ne olduğu anlamsız kıymetsiz bir sistem. Cumhurbaşkanlığı tarafından atanan bir Cumhurbaşkanı yardımcısı gelip burada seçilmişlere laflar düzüyor, hakaretler ediyor meşruluğunu da Cumhurbaşkanı’nın aldığı yüzde 52 oy oranına dayandırıyor. Ama kendisinin atama yöntemiyle geldiğini görmüyor.
MA

















