Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) ve Emekçi Hareket Partisi (EHP) arasında kurulan Emek ve Özgürlük İttifakı kuruluşunu resmen ilan etti. Haliç Kongre Merkezi’nde coşkulu bir etkinlikle programını açıklayan İttifak’ın yankıları gelmeye başladı.
“SALONDA CEYLAN’IN GÖZLERİ İRAN’DA KATLEDİLEN MAHSA AMANİ‘NİN RUHU VARDI”
Haliç Kongre Merkezindeki etkinliğe katılıp gözlemlerini paylaşan T24 yazarı Murat Sabuncu, gözlemlerini notlar halinde paylaştı:
“- İttifakta oy ağırlığı Kürt seçmenin oluşturduğu HDP idi ama Kürt sorunu bir numaralı sorun olarak tarif edilmedi. Elbet demokrasiye geçilmesi noktasından mutlak çözülmesi gereken bir sorun olarak tarif ediliyordu ama ana noktaya oturtulmamıştı.
– Yeni ittifak kimlikten çok sınıfsal bir çatıya sahip gözüküyor. Yoksulluk Türkleri de Kürtleri de vuran en ağır fatura olarak hem tarif ediliyor hem de önceliklerde en başa yerleşiyor.
– Cumhur İttifak’ı en ağır şekilde eleştiriliyor ama Millet İttifakı’nı, altılı masayı ya da burada yer alan herhangi bir partiyi-lideri doğrudan hedef alan bir gönderme öne çıkmıyor.
– Seçimlere doğru çoğunluğunu Kürt seçmenin oluşturduğu HDP’nin AKP ile bir şekilde ‘çözüm için’ yan yana gelebileceği iddiaları da bu ittifak ile resmen son bulmuş oldu.
Emek ve Özgürlük İttifakı’nın duruşu da alacağı oy da seçimleri, geleceği önemli ölçüde belirleyecek. İyi izlemek gerekiyor…”
Sabuncu “Salonda Ceylan’ın gözleri İran’da katledilen Mahsa Amani‘nin ruhu vardı” diye yazdı.
“REJİME MUHALİF BİR İTTİFAKIN YOLA ÇIKIYOR”
Mehmet Altan da salonda İttifak’ın açıklamasını takip edenlerdendi. Artıgerçek’teki yazısında Altan “Benim açımdan en sevindirici yan “rejime muhalif” bir ittifakın yola çıkıyor olması oldu…” diyerek şu yorumda bulundu:
“Türkiye çok ciddi bir yol ayrımında: Ya ölecek ya yaşayacak…
Yaşaması için kendini yeniden inşa edecek bir siyaset kurumuna acil ihtiyaç var.
Ama Türkiye’yi yeniden inşa etme arzusunu Özgürlük İttifakı dışındaki muhalif partilerin hepsinde görmüyoruz.
Hazineyi ve siyasal iktidarı ele geçirip, yenileniyormuş gibi yapıp yola devam etmek isteyenler var…
Bence o cenahta bu ayrışma en çok da Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı üzerinden belirginleşiyor: Cumhuriyet’in yeniden inşasını isteyenler ile yalapşap reformlarla devam edilebileceğini düşünenler ayrışıyor…
Cumartesi günkü toplantı ise radikal bir biçimde yeniden inşanın yanında olanların toplantısıydı.”
“EMEK VURGUSU AĞIRLIKLIYDI”
Emek hareketi üzerine yazıları ile bilinen gazeteci Atilla Özsever de İttifakı canlı takip edenlerden biriydi. Gazetedurvar’daki yazısında Özsever “Hem sunuş konuşmalarında, hem de ittifakın programında “emek” vurgusu ağırlıklıydı” diyerek şunlara dikkat çekti: “Programda, emekçiler için insanca bir ekonomik düzen vaat edilerek tüm çalışanların ücretlerinin yoksulluk sınırının üstüne çıkarılacağı, işten atılmaların yasaklanacağı, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınacağı, EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) ve öğretmenler başta olmak üzere kamuda ataması yapılmayan tüm meslek gruplarının sorunlarının çözülmesinin amaçlandığı anlatıldı.”
Özsever ayrıca, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın programı ile HDP’nin daha önce açıkladığı Tutum Belgesi’ni karşılaştırarak şunları yazdı: “HDP’nin Eylül 2021’de açıkladığı “Tutum Belgesi”nde, ekonomiye daha liberal bir yaklaşımın olduğu, emeğin haklarının fazlaca gözetilmediği, ağırlıklı olarak Kürt sorunu, bağımsız yargı, kayyım rejimi gibi konuların yer aldığı, emperyalizm, bağımsızlık, NATO ve laiklik konusunda net bir tavrın bulunmadığı dikkati çekiyordu.”
“İTTİFAKIN KURULUŞUNUN ERDOĞAN İÇİN KÖTÜ HABER OLUP OLMADIĞINA ALTILI MASA KARAR VERECEK”
Gazeteci Murat Yetkin ise, kendi kişisel blogunda yayınladığı yazısında şunları yazdı:
“Emek ve Özgürlük İttifakın kuruluşu alternatifinin olmadığını söyleyen, yeniden seçilmesini garanti gören Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için gerçekten kötü bir haber olabilir.
Neden sadece başlıktaki gibi ‘kötü haber’ değil de ‘olabilir’ diyorum?
Çünkü Emek ve Özgürlük İttifakının (EÖİ) kuruluşu aynı zamanda CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve Altılı Masa için da kötü haber olabilir. Ama bu daha çok Altılı Masanın kararına bağlı. Yani yeni ittifakın kuruluşunun Erdoğan için kötü haber olup olmadığına Altılı Masa karar verecek.
Çünkü bu yeni ittifakın kuruluşunun kendi adayını çıkarıp çıkarmayacağı, dolayısıyla 2023 seçimlerinin ilk turda bitip bitmeyeceğinde rol oynaması büyük ölçüde Altılı Masanın ilan edeceği ortak adayın ilan edeceği adayın ismi ve ilan edeceği ilkelere bağlı.
Altılı Masanın Kürt seçmenin yanı sıra özgürlükçü ve ilerici seçmenin de -onaylayacağı değil, oy verebileceği bir ortak aday isimlendirmesi seçimlerde kilit etken olacak.”
HABER MERKEZİ

















