Künye   Hakkımızda
19 Mayıs 2026, Salı
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Ekolojist Deniz Gümüşel: 7554 Sayılı Yasa ekolojik yıkımı katmerleştiriyor

Ekolojist Deniz Gümüşel, geçtiğimiz yıl çıkarılan 7554 Sayılı Yasa'nın ekolojik yıkımı derinleştiren bir içeriğe sahip olduğunu belirterek, halkın ve yerel mekanizmaların devre dışı bırakılarak, ekosistem ve biyoçeşitliliğin feda edildiğini söyledi.

19 Mayıs 2026
Ekolojist Deniz Gümüşel: 7554 Sayılı Yasa ekolojik yıkımı katmerleştiriyor
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Türkiye ve Kürdistan’da ekolojik talanın yarattığı tahribat katmerleşerek devam ediyor. Ormanlardan tarım alanlarına, zeytinliklerden akarsulara, deniz kıyılarına kadar tüm coğrafya yok ediliyor. Toprağın, suyun ve gıda kaynaklarının şirketlere peşkeş çekildiği yetmediği gibi son olarak AKP iktidarı geçtiğimiz yıl çıkardığı 7554 Sayılı Kanun ile şirketlere sınırsız haklar tanıyan ilgili bakanlığın yetkilerini artırdı. Güneş Enerji Santrali (GES) ve Rüzgar Enerji Santrali (RES) gibi enerji üretim santrallerinin, insanı ve doğayı hiçe sayma pahasına önünü açan yasa, ekolojik yıkımı derinleştiriyor.

Buna karşın kamuoyunda pek fazla konuşulmayan ve toplumsal refleksin zayıf kaldığı yasa, birçok olumsuz uygulamayı içeriyor. En güncel örneklerinden biri ise, Limak Şirketi’nin yasanın içerdiği “acele kamulaştırma” ile Akbelen Ormanı ve İkizköy’deki zeytinliklere dönük saldırısı oldu. Ekolojist Deniz Gümüşel, yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘GELECEK ADINA KAYGI VERİCİ’

Yasanın rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji yatırımlarına ivme kazandıran içeriğine dikkat çeken Deniz Gümüşel, “Enerji bağımsızlığı ve iklim kriziyle mücadele adına atılan bu adımlar, madalyonun diğer yüzünde ciddi bir doğa yıkımı potansiyeli barındırıyor. Yasanın getirdiği üç temel düzenleme; mera tahsislerinin kolaylaştırılması, acele kamulaştırma yetkisinin 2030’a kadar uzatılması ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na verilen geniş imar, ruhsat yetkileri, ‘yeşil dönüşüm’ adı altında ekosistemleri feda etme riskini doğuruyor” diye belirtti.

Yasa ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na ön lisans veya üretim lisansı olan RES ve GES’ler için doğrudan imar planı onaylama, yapı ruhsatı ve iskan verme yetkisi tanındığının altını çizen Deniz Gümüşel, “Yatırımcı yararına bürokratik süreçleri hızlandırmak ve yerel yönetimlerin hantallığını aşmak gibi gerekçelerle yapılan bu düzenleme, çevresel denetim açısından oldukça kaygı verici” dedi. Bir bölgeye kurulacak enerji santralinin o bölgenin toprağına, suyuna, flora ve faunasına etkisini en iyi değerlendirebilecek olanların yerel aktörler ve yerel mekanizmalar olduğunu ifade eden Deniz Gümüşel, imar ve ruhsat süreçlerinin tek bir merkezden, Ankara’dan yönetilmesinin projelerin “çevresel etkilerinin” göz ardı edilmesini doğuracağına dikkat çekti. Çevre koruma vizyonu, yerel halkın ve yerel dinamiklerin katılımıyla büyüyebileceğini dile getiren Deniz Gümüşel, bu süreçlerin baypas edilmesinin ise ekolojik hassasiyetleri görmezden gelme anlamı taşıdığını söyledi.

‘MERALAR BOŞ ARAZİ DEĞİL CANLI EKOSİSTEM’

Mera Kanunu’nda yapılan değişiklikle yenilenebilir enerji kaynak alanları için ihtiyaç duyulan mera alanlarının tahsis amacı değişikliğinin kolaylaştırılmasının, yasanın en tartışmalı çevre başlıklarından biri olduğuna işaret eden Deniz Gümüşel, “Meralar sadece hayvancılık yapılan alanlar değil, aynı zamanda ciddi miktarda karbon yutağı olan, biyoçeşitliliği barındıran ve toprak erozyonunu önleyen canlı ekosistemlerdir. Temiz enerji üretmek adına bu alanların solar panellerle veya rüzgar türbinleriyle kaplanması, doğal yaşam alanlarının parçalanmasına (habitat fragmantasyonuna) neden olacaktır. Küresel ısınmayla mücadele ederken, yerel ölçekteki mikroklimayı ve biyoçeşitliliği kaybetmek, uzun vadede kaş yaparken göz çıkarmaya benzer” ifadelerini kullandı.

‘ACELE KAMULAŞTIRMA EKOLOJİK DÖNGÜYE TERS‘

Yenilenebilir enerji projeleri için özel mülkiyete konu taşınmazların temininde “acele kamulaştırma” yetkisinin 2030 yılına kadar uzatılmasının mülkiyet hakkının yanı sıra doğa koruma yaklaşımını da zayıflattığını dile getiren Deniz Gümüşel, “acele” koduyla yürütülen kamulaştırma ve el koyma süreçlerinin doğanın kendi yavaş ve dengeli döngüsüne ters olduğunu söyledi. Deniz Gümüşel, çevresel etki değerlendirmelerinin dava süreçlerinin ve bilimsel itirazların hız kurbanı olması, telafisi imkansız çevre tahribatlarına kapı aralayabileceğinin altını çizdi.

‘HALK YOK SAYILIYOR’

Gerçek bir çevre koruma politikasının, enerji santrallerinin hızlı kurulmasını değil, doğru yerde, yerel ekosisteme zarar vermeden ve toplumsal mutabakatla doğru kurulmasını gerektirdiğini belirten Deniz Gümüşel, 7554 Sayılı Yasa’nın bürokrasiyi azaltırken, ekolojik koruma mekanizmalarını ve halkın katılımını da etkisizleştirmeye kapı aralamak olduğunu söyledi. Kanunun ayrıca rüzgar ve güneş santrallerinin kurulumunu kolaylaştırmakla kalmadığını söyleyen Deniz Gümüşel, bu teknolojilerin ham maddesi olan lityum, nikel ve bakır gibi madenlere “stratejik ve kritik madenler” tanımlaması getirerek, bu madenlerin çıkarılmasını da “üstün kamu yararı” zırhıyla hızlandırdığına dikkat çekti.

‘EKOSİSTEM VE BİYOÇEŞİTLİLİK FEDA EDİLİYOR’

Bürokratik engelleri aşmak adına kurulan yeni kurul mekanizmasının, çevre veya tarım politikalarından sorumlu kurumların madencilik faaliyetine yönelik vetolarını tek kalemde baypas etme yetkisine sahip olduğunu kaydeden Deniz Gümüşel, şöyle devam etti: “Kurula, Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlık ediyor. Kurul üyeleri ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Hazine ve Maliye Bakanı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve Maden sahasıyla ilgili izinler hakkında karar vermeye yetkili olan diğer bakanlardan oluşuyor. Bu düzenleme ekosistemleri ve biyoçeşitliliği ‘acele kamulaştırmalarla’ feda etme riskini doğuruyor.”

MA / İbrahim Açıkyer

İlgili Haberler

SVR: Ukrayna, Baltık ülkelerinden Rusya’ya İHA saldırıları planlıyor
Gündem

SVR: Ukrayna, Baltık ülkelerinden Rusya’ya İHA saldırıları planlıyor

19 Mayıs 2026
Çeşme’de ‘acele kamulaştırma’ kararı
Gündem

Çeşme’de ‘acele kamulaştırma’ kararı

19 Mayıs 2026
İran, ABD ile anlaşma için şartlarını açıkladı: ‘Abluka kalksın, ABD güçleri çekilsin’
Gündem

İran, ABD ile anlaşma için şartlarını açıkladı: ‘Abluka kalksın, ABD güçleri çekilsin’

19 Mayıs 2026
Mersin saldırganı Metin Öztürk öldü
Gündem

Mersin saldırganı Metin Öztürk öldü

19 Mayıs 2026
73 yaşındaki Emine Dönmez katledildi
Gündem

73 yaşındaki Emine Dönmez katledildi

19 Mayıs 2026
İranlı gazeteci Nasiryan: Halklar bir arada hareket ederse rejim çöker
Gündem

İranlı gazeteci Nasiryan: Halklar bir arada hareket ederse rejim çöker

19 Mayıs 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Nükleer Tehlike Kapıda
Politika'dan Yorum

Nükleer Tehlike Kapıda

Politika Haber
6 Nisan 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

SVR: Ukrayna, Baltık ülkelerinden Rusya’ya İHA saldırıları planlıyor

SVR: Ukrayna, Baltık ülkelerinden Rusya’ya İHA saldırıları planlıyor

19 Mayıs 2026
Çeşme’de ‘acele kamulaştırma’ kararı

Çeşme’de ‘acele kamulaştırma’ kararı

19 Mayıs 2026
İran, ABD ile anlaşma için şartlarını açıkladı: ‘Abluka kalksın, ABD güçleri çekilsin’

İran, ABD ile anlaşma için şartlarını açıkladı: ‘Abluka kalksın, ABD güçleri çekilsin’

19 Mayıs 2026
Mersin saldırganı Metin Öztürk öldü

Mersin saldırganı Metin Öztürk öldü

19 Mayıs 2026
73 yaşındaki Emine Dönmez katledildi

73 yaşındaki Emine Dönmez katledildi

19 Mayıs 2026
İranlı gazeteci Nasiryan: Halklar bir arada hareket ederse rejim çöker

İranlı gazeteci Nasiryan: Halklar bir arada hareket ederse rejim çöker

19 Mayıs 2026
Gençliğin 19 Mayıs tablosu: İşsizlik, kriz ve umutsuzluk

Gençliğin 19 Mayıs tablosu: İşsizlik, kriz ve umutsuzluk

19 Mayıs 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!