Afet Çocuk Sivil Koordinasyon Ekibi, 6 Şubat depremlerinin ardından çocuk hakları alanında çalışan 100’den fazla meslek uzmanı ve aktivist tarafından oluşturuldu. Ekibin amacı, çocukların iyi ve güvende olmasını sağlamak ve çocuk haklarının korunması için kamu kurumları, ulusal/yerel ağlar ve uluslararası kurumlarla iletişim içinde çalışmalar yürütmek. Ekip, arama ilanı verilen ve refakatsiz kalan çocukların durumunu yakından takip ediyor ve Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na yasal sorumluluklarını hatırlatarak hayati önemde sorular yöneltiyor.
T24 yazarı Çiğdem Toker, bugünkü yazısında, ekibin üzerinde çalıştığı iki vakayı paylaştı. Özellikle bebek A vakası, ekibin üzerinde çalıştığı iki vakadan biri olarak ortaya çıktı. Bebeğin sevk edilmesi gerektiği söylendi ancak nereye sevk edileceği hakkında bilgi verilmedi ve kimlik bilgileri alınmasına rağmen nasıl “kimliği belirlenemeyen” olarak sevk edildiği konusu da tartışma yarattı. Ayrıca hayatını kaybeden ve kimliği belirlenemeyen çocukların kimliklendirme işlemleri neden standart şekilde yapılmadı ve bölgede gönüllü çalışmak isteyen adli tıp uzmanlarına neden izin verilmediği de sorular arasında yer aldı.
Afet Çocuk Sivil Koordinasyon Ekibi, depremin 60. gününde şu hayati soruları iki bakanlığa yöneltti:
– Hayatını kaybeden ve kimliği belirlenemeyen çocukların kimliklendirme işlemleri (parmak izi, DNA örneği, fotoğraflama) neden her çocuk için prosedüre uygun ve standart şekilde yapılmadı?
– Kimliklendirme işlemlerinin standartlara uygun ve hızlı şekilde tamamlanması için bölgede gönüllü çalışmak isteyen adli tıp uzmanlarına neden izin verilmedi?
– Kimliksiz defnedilen çocuklar olduğu bilindiği halde, şehir şehir çocuklarını arayan aileler DNA örneği vermeleri için neden en baştan yönlendirilmedi?
HABER MERKEZİ


















