Maraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerden en fazla etkilenen kentlerden olan Hatay’da üç yılın ardından hala barınma sorunu çözülemedi. Binlerce yurttaş hala konteynerlarda yaşam mücadelesi verirken İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Haziran ayı sonuna kadar konteyner kentlerin tamamen boşaltılmasını istedi. Deprem bölgesinde konteyner kentlerde yaşayan yurttaşlara, AFAD tarafından gönderildiği belirtilen mesajlarla Haziran ayı sonuna kadar tahliye sürecinin tamamlanmasının planlandığı bildirildi. Mesajlarda yurttaşlardan gerekli hazırlıkları yapmaları istenirken, konteyner kent sakinlerinin bulunduğu WhatsApp gruplarına gönderilen bilgilendirme mesajlarında, “Haziran ayı sonuna kadar konteyner kentten çıkışlar planlandığı için gerekli tedbirlerin almazı önemle rica ediyoruz ” ifadelerine yer verildi. Gruba atılan bir diğer mesajda ise, konnteynerlerde bulunan klima, termosifon, buzdolabı, televizyon ve su arıtma cihazı gibi demirbaşların sökülmesi veya alınması durumunda “yasal işlem başlatılacağı” ifade edildi.
Depremzedelerin büyük bölümünün henüz kalıcı konutlara geçemediği, kiraların yüksekliği ve ekonomik koşullar nedeniyle barınma krizinin sürdüğü bir dönemde yapılan tahliye planlaması, bölgede yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Yurttaşlar, kalıcı konutlara erişim sağlanmadan konteyner kentlerin boşaltılmasının yeni bir mağduriyet yaratabileceğini belirterek, sürecin sosyal koşullar gözetilerek yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mesajlarda yer alan demirbaş eşyalarla ilgili “yasal işlem” uyarısı ise yurttaşlar arasında tartışma yarattı.
HAK SAHİPLERİNİN TAMAMI KONUTLARINA KAVUŞMADI
Resmi verilere göre Hatay’da 171 bin 417 kişi hak sahibi olarak kabul edildi. Buna karşın şimdiye kadar hak sahiplerine teslim edilen konut sayısı 146 bin 553’te kaldı. Verilere göre yaklaşık 24 bin 864 hak sahibi henüz kalıcı konutlara ulaşamadı. Verilere göre yaklaşık 148 bin kişi hala konteynerlarda yaşıyor. Uzmanlar ve depremzedeler, bu durumun konteyner kentlerin boşaltılması sürecinde yeni mağduriyetlere yol açabileceğini söyledi.
Konteyner kentlerin tahliye edilmesine ilişkin uygulamalar, özellikle henüz konutunu teslim almayan veya teslim edilen konutunda altyapı, ulaşım ve istihdam sorunları bulunduğunu belirten depremzedeler tarafından eleştirildi. Depremzedeler, yüksek kira bedelleri, işsizlik ve sosyal desteklerin yetersizliği nedeniyle konteynerlerden ayrılmanın kendileri açısından ciddi bir barınma krizine dönüşebileceğini dile getirdi. Depremzedeler ve hak savunucuları ise konteyner kentlerin tamamen boşaltılmasına yönelik adımlar atılmadan önce barınma hakkının güvence altına alınması, hak sahiplerinin konutlarına erişiminin sağlanması ve geçim koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı.
‘KİRALARI KARŞILAYAMAYIZ’
İskenderun’da bulunan ve yaklaşık 500 konteynerden oluşan geçici barınma alanında kalan depremzedeler, konteyner kentlerin kaldırılması süreci ve artan kira fiyatları nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşadıklarını belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Depremzedeler, bizim için çektikleri videoda; konteyner kentteki 500 konteynerden yaklaşık 250’sinin daha önce kaldırıldığını, kalan 250 civarındaki konteynerin de 30 Haziran itibarıyla boşaltılmasının planlandığını ifade etti. Bu durumun özellikle dar gelirli aileler için ciddi bir barınma krizine yol açacağını dile getiren depremzedeler, deprem öncesinde bin ile bin 500 lira seviyelerinde olan kiraların bugün en az 10 bin kiradan başladığını, bazı bölgelerde 20–30 bin kiraya kadar yükseldiğini belirtti. Asgari ücretle geçinen aileler için bu kiraların karşılanamaz hale geldiğini söyleyen depremzedeler, yeni yaşam koşullarına uyum sağlayamadıklarını ifade etti.
‘EVE ÇIKMAK MÜMKÜN DEĞİL’
Bir depremzede, dört çocuklu bir aile olarak yalnızca kira değil; elektrik, su, taşınma ve okul giderlerinin de ciddi bir yük oluşturduğunu belirterek “Bu şartlarda kiralık eve çıkmak mümkün değil” dedi. Yetkililere seslenen yurttaş, kira ve ihtiyaç desteklerinin artırılmasını talep etti.
Depremzedeler, konteyner kentte kalma süresinin en az 1-2 yıl daha uzatılmasını, özellikle ihtiyaç sahibi, engelli, yaşlı ve çocuklu ailelerin durumunun yeniden değerlendirilmesini istedi. Hak sahiplerinin kalıcı konutlara yerleştirileceği hatırlatılırken, hak sahibi olmayan dar gelirli grupların ise dışarıda kalma riskiyle karşı karşıya olduğu vurguladı. Depremzedeler, ayrıca 15 Haziran sonrası elektrik ve suyun kesileceğine dair duyumlar aldıklarını belirterek, bunun gerçekleşmesi halinde konteynerlerde yaşamın imkânsız hale geleceğini ifade etti. Depremzedeler, yetkililere çağrılarında “Gerçek ihtiyaç sahiplerinin belirlenerek desteklenmesi ve barınma sürecinde kimsenin mağdur edilmemesi” gerektiğini vurguladı.
MA / Hamdullah Yağız Kesen

















