4 Kasım 2016’dan beri Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 6-8 Ekim 2014’teki Kobane eylemlerine ilişkin olarak, kendisinin de içinde olduğu HDP yöneticileri ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerine açılan davalara ilişkin olarak Tele1’den Rojda Altıntaş’ın sorularını avukatları aracılığıyla yanıtladı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un davaya ilişkin sözleri ve devletin resmi ajansı Anadolu Ajansı’nın (AA) giriştikleri kara propaganda çalışmalarına da değinen Demirtaş, “Çakma Gestapo şefi Soylu ile Goebbels özentisi Altun’a inanan kalmadı. Gerçek Kobane Davası, AKP iktidardan düştükten sonra görülecek” ifadelerini kullandı.
Tele1 muhabiri Rojda Altıntaş’ın, Selahattin Demirtaş ile gerçekleştirdiği röportajın tam metni şöyle:
“Rojda Altıntaş: Duruşma salonunda mahkeme heyetinin tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Selahattin Demirtaş: Mahkeme heyetinin, kendisine açıktan verilen siyasi talimatlar doğrultusunda hareket ettiği net olarak anlaşılıyor. Muhtemelen mahkeme heyetine, “Savunma falan almayı boş verin, bir an önce kararı açıklayın” demişlerdir. Bir hakimler heyetinden ziyade, Cumhur İttifakı temsilcisi gibi davranmaları boşuna değil. Mahkeme heyeti yargılama yapmıyor, açık bir siyasi çalışma yürütüyor.
R.A: AKP’li yöneticiler ve bakanlar, duruşma öncesi açıklamalarda bulundu. Bunu yargıya müdahale olarak değerlendiriyor musunuz?
S.D: Çakma Goebbels Fahrettin ile çakma Gestapo şefi Soylu’nun aleyhimize algı yaratma faaliyetleri ilk değil. Ancak bu yalanlara, bir grup hırsız ile kokainci dışında inanan kimse kalmadı sanırım. Tabii ki yaptıkları yargıya müdahaledir ve açıkça suçtur. Günü geldiğinde yargıya hesap verirler.
R.A: Duruşma öncesinde HDP Eş Genel Başkanları Buldan ve Sancar ile milletvekillerinin yaptığı açıklama, onlarca polis tarafından kalkanlarla engellenmeye çalışıldı, gazetecilerin açıklamayı görüntülemesine izin verilmedi. İstanbul’da gazeteciler darp edilerek gözaltına alındı. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, davayı “İntikam davası” olarak niteledi. Sancar’a katılıyor musunuz?
S.D: Mithat Hoca’nın tespiti doğru. Temel hedefleri HDP’den intikam almak. 2014’te IŞİD’in Kobani’de yenilmesi birilerine çok dokunmuş olacak ki, bunun intikamını HDP’den almaya çalışıyorlar. Aslında bu dava “Kobani davası” değildir. “HDP’ye kumpas davası”dır. Asıl Kobani davasını, bu iktidar değiştikten sonra göreceğiz. Kobani protestolarında insanlarımızı katleden gerçek sorumlularla ve provokatörlerle toplum o zaman yüzleşecek. Şimdilik Ankara’da görülen dava Kobani davası değil, IŞİD destekçileri ile özgürlük yanlıları arasındaki bir davadır.
R.A: Sancar’ın “intikam davası” diye nitelendirdiği davada intikam sizden mi alınmaya çalışılıyor?
S.D: Bana karşı ayrı bir kinleri olduğu ve özel bir intikam amacıyla hareket ettikleri sır değil.
R.A: Duruşmaya SEBGİS aracılığıyla katıldınız, avukatların protestosuna alkışlarla destek verdiniz, SEGBİS’te “128 milyar nerede” yazılı kağıdı kaldırdınız, bunları önceden mi planladınız, yoksa aniden mi gelişti?
S.D: O anda aklıma gelen ve yapma ihtiyacı hissettiğim şeyleri yaptım. Önceden planlamamıştım.”
HABER MERKEZİ

















