Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybettirilen yakınlarının akıbetini öğrenmek ve sorumluların yargılanmasını sağlamak amacıyla Galatasaray Meydanı’nda sürdürdükleri adalet mücadelesinin 1128’inci haftasında bir araya geldi.
Bu haftaki eylemde, 13 Kasım 1994’te Amed’de kaçırılarak kaybedilen yedi çocuk babası Ali Tekdağ’ın dosyası gündeme taşındı. Kayıpların fotoğraflarının ve karanfillerin taşındığı eylemde basın açıklamasını İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Dişli okudu.
GÖZALTINA ALINDIĞI İNKÂR EDİLDİ
Ali Tekdağ’ın babasıyla birlikte Bağlar’da pastane işlettiğini ve Halkın Emek Partisi (HEP) bünyesinde siyasi faaliyet yürüttüğünü aktaran Dişli, Tekdağ’ın daha önce defalarca gözaltına alındığını ve işkenceye maruz bırakıldığını belirtti.
13 Kasım 1994’te eşiyle alışverişe çıkan Tekdağ’ın, Dağkapı’da silahlı ve telsizli kişiler tarafından zorla beyaz bir minibüse bindirilerek götürüldüğü ifade edildi.
Ailenin ve İHD’nin başvurularına rağmen Tekdağ’ın gözaltına alındığının kabul edilmediğini belirten Dişli, olaydan 45 gün sonra serbest bırakılan S.D. adlı bir kişinin Tekdağ’ı Diyarbakır Çevik Kuvvet Merkezi’nde gördüğünü açıkladığını aktardı. Tanık, Tekdağ’ın kendisini öldüreceklerini söyleyerek ailesine haber verilmesini istediğini bildirdi.
AİHM TÜRKİYE’Yİ MAHKÛM ETTİ
Dişli, 21 Ocak 1996 tarihli Evrensel gazetesinde yayımlanan bir JİTEM mensubunun itiraflarına dayandırılan haberde, Tekdağ’ın ağır işkence sonrasında öldürüldüğü, bedeninin yakılarak Silvan-Diyarbakır karayolundaki bir dere yatağına gömüldüğü iddialarına yer verildiğini hatırlattı.
Ailenin başvurularıyla açılan yedi soruşturmanın takipsizlik ve yetkisizlik kararlarıyla sonuçlandığını belirten Dişli, Hatice Tekdağ’ın bunun üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurduğunu söyledi.
AİHM’nin, kaybolma olayına ilişkin soruşturmaların etkili yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmettiğini anımsattı.
“DOSYANIN KARANLIKTA BIRAKILMASINI KABUL ETMİYORUZ”
Tekdağ ailesinin yıllardır sürdürdüğü adalet mücadelesine dikkat çeken Dişli, sorumluların ortaya çıkarılması için yetkililere çağrıda bulundu:
“Hatice Tekdağ’ın yıllar süren adalet mücadelesine, annesi Arife Tekdağ’ın oğluna kavuşma umuduyla geçen ömrüne rağmen bu dosyanın karanlıkta bırakılmasını kabul etmiyoruz.”
Dişli, Ali Tekdağ’ın akıbetinin tüm yönleriyle aydınlatılmasını, sorumluların tespit edilmesini ve yargılanmalarını sağlayacak etkili bir soruşturma ve kovuşturma yürütülmesini istedi.
Eylem, kaybedilenlerin anısına Galatasaray Meydanı’na karanfiller bırakılmasıyla sona erdi.
Kaynak: Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 1128. hafta basın açıklaması , Mezopotamya Ajansı
HABER MERKEZİ


















