Künye   Hakkımızda
4 Mayıs 2026, Pazartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Çelik: DİSK’in Ankara’ya taşınması üstüne

DİSK’in yaklaşık 60 yıl sonra genel merkezini İstanbul’dan Ankara’ya taşıması, sendikal hareket içinde tartışma yarattı. Emek tarihçisi Aziz Çelik, kararın hukuki değil, politik ve örgütsel boyutlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

4 Mayıs 2026
Çelik: DİSK’in Ankara’ya taşınması üstüne
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) genel merkezini İstanbul’dan Ankara’ya taşıması, sendikal hareket içinde ve kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Şubat 1967’de İstanbul’da kurulan ve yaklaşık 60 yıldır faaliyetlerini bu kentte sürdüren DİSK, Şubat 2026 itibarıyla genel merkezini Ankara’ya taşıdı.

Emek tarihçisi Aziz Çelik, Sendika.Org’da yayımlanan değerlendirmesinde, taşınma kararının yalnızca teknik veya lojistik bir mesele olarak ele alınamayacağını belirtti. Çelik, kararın “örgütsel, tarihsel ve sınıfsal boyutları olan bir sendikal politika tercihi” olduğunu ifade etti.

Yazının tamamı şu şekilde:

Şubat 1967’de kuruluşundan bu yana genel merkezi İstanbul’da olan DİSK yaklaşık 60 yıl sonra Şubat 2026’da genel merkezini Ankara’ya taşıdı. Bu taşınma gerek DİSK içinde gerekse kamuoyunda çeşitli tartışmalara ve eleştirilere yol açtı. DİSK Genel Merkezi’nin Ankara’ya taşınması, anatüzük çerçevesinde örgütsel bir mesele olmakla birlikte, sadece lojistik ve teknik bir sorun değil, çok katmanlı özelliğiyle doğrudan bir sendikal politika ve anlayış meselesidir. Ancak tartışmanın sıkça eksik ve hatalı bilgilerle sürdürüldüğünü görüyorum. Bir emek tarihçisi olarak tartışmanın doğru tarihsel bilgilerle yapılmasını önemsediğim ve konuya ilişkin görüşlerimi kamuoyuyla paylaşmak için bu yazıyı kaleme aldım.

DİSK’in Ankara’ya taşınması tartışmaları

DİSK 16. Genel Kurulu’nda 2020 yılında delegasyonun büyük çoğunluğunun oyuyla alınan Ankara’ya taşınma kararı altı yıl sonra Şubat 2026’da gerçekleşti. Taşınma kararı DİSK içinde ve kamuoyunda çok tartışıldı. Taşınma kararına DİSK içinde itiraz eden sendikaların tutarlı, kararlı ve bütünlüklü davrandıklarını söylemek zordur. Taşınmanın anatüzüğe ve mevzuata aykırı olduğu yönündeki iddia zayıf kalmış ve meselenin esasının tartışılmasını engellemiştir. Öte yandan karara itiraz eden sendikalar 16. Genel Kurul’da karara destek olan tutumlarının neden değiştiğini kamuoyuna izah etmemişlerdir.

DİSK Genel Merkezi’nin Ankara’ya taşınması konusu DİSK’in kuruluşundan itibaren gündemde olan bir konudur. Türk-İş’in aksine DİSK’in mülkiyeti kendine ait ve kalıcı bir genel merkez binası hiç olmamıştır. DİSK Genel Merkezi 1967’den itibaren ya üye sendikalara ait binalarda veya kiralanan binalarda faaliyet göstermiştir. DİSK Genel Merkezi kuruluşundan itibaren altısı İstanbul’da olmak üzere yedi farklı adreste faaliyet göstermiştir.

DİSK Genel Merkezi’nin hangi ilde olacağı konusu kuruluşundan itibaren DİSK Anatüzüğünde düzenlenmiştir. DİSK’in 1967’de kuruluş sırasındaki ilk anatüzüğünün 2. maddesi, genel merkezin İstanbul’da olduğunu açıkça belirlemiş, ancak genel merkezin “Yönetim Kurulu kararı ile Ankara’ya nakledilebilir” hükmüne yer vermiştir.

DİSK’in Ankara’ya taşınması konusu somut olarak ilk kez Şubat 1974’te bağımsız sendikaların DİSK’e katılması konusunda Gönen’de yapılan toplantıda imzalanan bir protokol ile gündeme gelmiştir. Bu protokole göre Gönen toplantısına katılan bağımsız devrimci sendikalar 1974 yılı içinde genel kurullarını yaparak DİSK’e katılma kararı alacaklar ve DİSK yöneticileri de DİSK Genel Merkezi’nin Ankara’ya taşınmasına çalışacaktır.

DİSK’in Ankara’ya taşınmasına ilişkin ilk somut girişim DİSK Yönetim Kurulu’nun 30 Eylül 1974 tarihli toplantısında alınan karardır. Yönetim Kurulu, Yürütme Kurulu’nun “DİSK Genel Merkezi’nin Ankara’ya götürülmesi” önerisini uygun karşılamış ve bir dizi gündem maddesiyle erken genel kurula gidilmesi kararlaştırılmıştır. Zaman zaman iddia edilenin aksine DİSK’in kurucuları ve ilk yöneticileri de Ankara’ya taşınma konusuna karşı çıkmamıştır. Tersine ilk anatüzük hükmü Eylül 1974 tarihli yürütme ve yönetim kurullarının kararı Ankara’ya taşınma eğiliminin güçlü kanıtlarıdır.

Ancak bu girişimler sonuç alıcı olmadı. Mayıs 1975’te toplanan 5. Genel Kurul’da DİSK Genel Merkezi’nin Ankara’ya taşınması önerisi reddedildi. Genel kurul bununla da yetinmedi ve anatüzükteki ‘‘yönetim kurulu kararı ile Ankara’ya taşınabilir’’ ifadesi 2. maddeden oybirliği ile kaldırıldı. Gönen Protokolü’ndeki vaade ve yönetim kurulunun eğilimine rağmen 5. Genel Kurul’da Ankara’ya taşınma önerisinin reddedilmesi DİSK Genel Merkezi’nin Ankara’ya taşınması konusunda ciddi bir direnç olarak yorumlanabilir.

DİSK Genel Merkezi’nin Ankara’ya taşınma önerisi Aralık 1977’de toplanan DİSK 6. Genel Kurulu’nda ikinci kez gündeme geldi. Ancak bu genel kurulda da Ankara’ya taşınma önerisi kabul edilmedi. 1977’deki bu taşınma girişiminde Genel-İş’in DİSK üyesi olmasının, Genel Başkanı Abdullah Baştürk’ün DİSK Genel Başkanlığı’na adaylığının ve Genel-İş Genel Merkezi’nin Ankara’da bulunmasının etkili olduğu söylenebilir. 1977’de anatüzük değişikliği için zorunlu olan 2/3 oy (220) çoğunluk sağlanamadığı için Ankara’ya taşınma teklifi kabul edilmedi. Böylece anatüzüğün ilgili maddesi hükmü aynen muhafaza edildi. 6. Genel Kurul’da DİSK’in kurucu Genel Başkanı ve Maden-İş sendikası Genel Başkanı Kemal Türkler yerine Genel-İş Genel Başkanı Abdullah Baştürk Genel Başkanlığa seçildi.

Ankara’ya taşınma konusu 1980’de toplanan DİSK 7. Genel Kurulu’nda üçüncü kez gündeme geldi. Tüzük komisyonunun hazırladığı anatüzük taslağı üzerindeki görüşmelerde anatüzüğün 2. maddesini oyçokluğu ile kabul eden genel kurul, DİSK Genel Merkezi’nin Ankara’ya taşınmasını kararlaştırdı. DİSK 7. Genel Kurulu, 1977-1980 döneminde uzun süren iç gerilimin ardından Maden-İş ve Genel-İş arasında sağlanan bir uzlaşmaya sahne oldu. Ankara’ya taşınma kararının kabul edilmesinde bu uzlaşmanın etkili olduğunu söylemek mümkündür. Ancak kısa bir süre sonra 12 Eylül 1980 darbesi gerçekleşti ve DİSK ve üye sendikaların faaliyetleri 11 yıl süreyle durduruldu ve DİSK yöneticileri idamla yargılandı. Bu dönemde DİSK ve bağlı sendikaların mal varlığı kayyımlarca yönetildi. Bu dönemde DİSK üyesi Genel-İş’in Ankara Çankaya’da DİSK Genel Merkezi’ne tahsis etmek üzere yaptırmakta olduğu binaya el konuldu.

DİSK yeniden, Ankara yeniden!

DİSK’in 1991’de yeniden faaliyete geçmesinin ardından 1996’da toplanan Olağanüstü Genel Kurul’da, genel merkezin Ankara’ya nakledilmesi dördüncü kez gündeme geldi. Yapılan oylama sonucunda 82 kabul oyu alan öneri anatüzük değişikliği için gerekli üçte iki oyu alamadığı için reddedilmiş oldu.

Ankara’ya taşınma konusu uzun bir aradan sonra DİSK’in 14-16 Şubat 2020 tarihlerinde toplanan 16. Genel Kurulunda yeniden gündeme geldi. DİSK Yönetim Kurulu üyeleri ve çok sayıda sendika genel başkanının imzasıyla verilen bir önergeyle tüzük değişikliği yapılarak genel merkezin yönetim kurulunca yapılacak hazırlıkları takiben Ankara’ya taşınması kararlaştırıldı. Genel kurul tutanağına göre önerge 5 ret, 275 kabul oyuyla ve oyçokluğuyla kabul edildi.  2025 yılında taşınmaya karşı çıkan sendikaların o zamanki delegelerinin neredeyse tamamı bu karara itiraz etmemişti. Genel kurulda taşınma önergesi konusunda bir usul tartışması da yaşanmadı. Ayrıca taşınma dahil genel kurul işlemleri konusunda yasal sürede yargıya bir başvuru olmadı ve genel kurul sonuçları kesinleşti. Sonuç olarak 2020’de alınan taşınma kararının 6 yıl sonra uygulanmasında mevzuat açısından bir sorun yoktur.

17. Genel Kurul’un ardından DİSK’in Ankara’ya taşınması çalışmaları 2025 yılında hızlandı. Genel-İş sendikası tarafından DİSK Genel Merkezi olarak kullanılmak üzere Ankara’nın Mutlukent Mahallesi’nde bir bina satın alındı ve Şubat 2026’da DİSK Genel Merkez büroları bu binaya taşındı. Aynı anda İstanbul Taksim’de bir bina satın alınarak DİSK İstanbul Koordinasyon Merkezi olarak kullanılmaya başlandı. Böylece DİSK Ankara’ya taşınmış olsa da İstanbul Bölge Temsilciliği’nden farklı olarak bir DİSK İstanbul Koordinasyon Merkezi de ihdas edilmiş oldu.

Taşınma sorununun özü

DİSK’in Ankara’ya taşınma kararında bir mevzuat sorunu veya engeli olduğunu söylemek mümkün değildir. Ancak taşınma kararının esası elbette tartışmalıdır. DİSK’in Ankara’ya taşınmasında DİSK anatüzüğüne ve mevzuata aykırılık yoktur ancak örgütsel, sendikal, tarihsel, sınıfsal ve finansal açıdan doğru olmadığı ortadadır.

DİSK Genel Merkezi’nin 1967’den 2000’li yıllara uzanan mekân ve taşınma serüveni, Türkiye işçi hareketi tarihinin önemli tartışmalarından birini temsil etmektedir. Bu tartışma, salt bir adres tercihinin ötesinde; sendikal kimlik, ideolojik tutum, örgütsel güç ilişkileri, sendikal-konfederal demokrasi ve devlet-sendika ilişkileri gibi çok katmanlı ve esasa dair boyutlar içermektedir. Türkiye’nin iki büyük kentiyle özdeşleşen iki sendikal yaklaşım (İstanbul ve Ankara sendikacılığı), DİSK’in Ankara’ya taşınması sürecinde yeniden tartışma gündemine gelmiştir. “İstanbul Sendikacılığı” özel sektörde, büyük sanayi tesislerinde örgütlü, fiili grev ve eylem ağırlıklı ve sınıf sendikacılığını benimseyen bir gelenektir. Bu gelenekte, işçi sınıfının yoğunlaştığı İstanbul, sendikal mücadelenin doğal kalbi olarak görülmektedir. İstanbul ekolü özel sektörde örgütlü, militan ve bağımsız bir sendikacılık anlayışını temsil ederken Ankara ekolü, kamu sektöründe örgütlü, bürokratik kanalları yoğun biçimde kullanan bir sendikal anlayışı temsil etmektedir. “Ankara sendikacılığı” olarak bilinen yaklaşım Türk-İş’le özdeşleşmiştir.

DİSK İstanbul’da kurulmuş ve İstanbul ve çevre illerde gerçekleştirdiği eylemeleriyle özdeşleşmiştir. 15-16 Haziran, DGM direnişi ve 1 Mayıslar İstanbul ve çevre illerde gerçekleşmiş direnişlerdir. Ankara DİSK geleneği ve örgütsel gerçeği açısından sönük bir ildir. DİSK geleneği sanayi işçilerin odağında olduğu İstanbul ve çevre illerde şekillenmiştir. DİSK’in İstanbul ile güçlü tarihsel ve sembolik bağları söz konusudur. Yaklaşık 60 yıl İstanbul’da faaliyet gösteren DİSK İstanbul’un mekânsal hafızası ile de özdeşleşmiştir. Büyük eylemleri, bu eylemlerde yaşamını yitirenler İstanbul’dadır. İstanbul DİSK için bir direniş ve eylem hafızasıdır. Bu anlamda Ankara’da DİSK tarihiyle özdeşleşen bir mekân bulmak mümkün değildir. Özetle sınıfsal ve tarihsel açıdan DİSK’in İstanbul’dan taşınmasını gerektirecek bir gerekçe yoktur.

DİSK bir işçi sendikaları konfederasyonudur. Dolayısıyla ancak tüzel kişiliklerin üye olabildiği bir çatı örgütüdür. Doğrudan gerçek kişilerin (işçilerin) üye olduğu sendikalarda basit temsil ve nicelik esas iken konfederasyonlarda farklı bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. Konfederasyonlar basit çoğunluk ile ve sadece nicelik ile hareket edemezler. Üye sendikalar arasındaki denge ve mutabakat önem taşımaktadır. Türkiye gibi sendikal barajların ve antidemokratik bir işkolu yapısının olduğu bir ülkede farklı işkolu sendikaları arasında sadece niceliğe dayalı bir konfederal birlik ciddi sorunlar yaratabilir. Büyük bir işkolunda veya kamu işyerlerinde örgütlü birkaç sendika kolaylıkla konfederal yapıyı kontrol altına alabilir. Bu ise konfederal birliği zora sokar. Konfederasyonlarda karar ve temsil sorununun sendikalardan farklı olarak ele alınması zorunludur. Konfederasyonlarda sadece üye sayısına bağlı temsil ve kararlar teknik olarak mümkün olmakla birlikte ilkesel olarak tartışmalıdır ve konfederal birliği zedeleyebilir.

2020’deki 16. Genel Kurul’da taşınma kararı büyük bir çoğunlukla alınmış ve hukuken kesinleşmiştir. Ancak aradan geçen altı yılda bu konuda önemli farklılıklar oluştuğu görülmektedir. 16. Genel Kurul’da taşınmaya onay veren sendikaların tutumlarında önemli değişiklikler olduğu görülmüştür. Hayati bir konuda adım atarken sendikal dinamikler dikkate alınmalıydı. Geçmişte alınan kararları donmuş kalıplar yerine dinamik süreçler olarak ele almak ve değişen koşulları dikkate almak önemlidir.

Dev Emekli-Sen dahil DİSK üyesi 22 sendikanın sadece 4’ünün genel merkezi Ankara’dadır. Diğer sendikaların genel merkezlerinin büyük bölümü İstanbul’dadır. Genel merkezi Ankara’da olan Sosyal-İş de Ankara’ya taşınmaya karşı olduğunu açıklamıştır. DİSK üyesi 22 sendikanın 15’i çeşitli biçimlerde taşınma kararına itiraz etmiştir. Dolayısıyla bir konfederasyon olarak DİSK’in örgütsel gerçekliği İstanbul’dur. Ancak DİSK yönetimi bu güncel örgütsel gerçek yerine teknik bir gerekçeye (2020 tarihli genel kurul kararına) dayanarak taşınmayı gerçekleştirmiştir.

Örgütsel açıdan DİSK’in Ankara’ya taşınmasını gerektirecek bir durum yoktur. Taşınma talebinin Ankara merkezli Genel-İş sendikasından gelmesi ve üye sendikaların ağırlıklı itirazına rağmen nicel gücü nedeniyle bunda ısrar etmesi sendikal demokrasi açısından önemli bir handikaptır. DİSK tarihinde maalesef iki güçlü sendikanın (Maden-İş ve Genel-İş) DİSK’in yönünü tek başına belirleme eğilimi her zaman ciddi sorunlar doğurmuştur. Ankara’ya taşınmadaki ısrar da bunun yeni bir örneğidir.

DİSK’in Ankara’ya taşınması lehinde ileri sürülen en önemli gerekçelerden biri DİSK’in kiradan kurtulması ve bir binaya sahip olmasıdır. Kalıcı bir genel merkez mekânı olmaması ve 59 yıldır kirada veya üye sendikaların binalarında faaliyet göstermesi DİSK açısından ciddi bir sorun olagelmiştir. Ancak DİSK’in mekân sorununun çözümü için Ankara’ya taşınmasına gerek yoktur. DİSK Ankara’ya taşınırken hem Ankara’da Genel-İş sendikası tarafından DİSK’in kullanımı için bir genel merkez binası hem de İstanbul’da DİSK tarafından bir koordinasyon merkezi satın alınmıştır. Bu iki binanın satın alınma ve tefrişat maliyetiyle İstanbul’da bir genel merkez binası satın alınması ve DİSK’in 59 yıldır olduğu gibi faaliyetlerini İstanbul’da sürdürmesi pekala mümkün olabilirdi.

Geriye tek gerekçe kalmaktadır. Ankara’nın başkent olması ve resmi kurumlar ile hükümet ve bürokrasinin Ankara’da olması. Nitekim taşınmanın gayri resmi en önemli gerekçesi olarak bu ileri sürülmektedir. Oysa DİSK bürokrasiyle ve resmi makamlarla ilişkilerini yaklaşık 60 yıl boyunca İstanbul’dan yürütebilmiş ve önemli bir aksama yaşanmamıştır. Çeşitli bürokratik toplantılar ve resmi makamlarla ilişkiler günümüzün ulaşım ve iletişim teknolojisinde başka bir kentten rahatlıkla yürütülebilir niteliktedir. Öte yandan bürokratik işler ve işlemler DİSK faaliyetinin son derece cüzi bir kısmını oluşturmaktadır. Dolayısıyla bunun için Ankara’ya taşınmak makul bir gerekçe olmasa gerek.

Ankara sendikacılığı (kamu kesimi sendikacılığı) daha çok işverenin devlet olduğu kamu işçi sendikaları ve kamu görevlileri sendikaları için tercih edilmiştir. İşveren devlet ve bürokrasi olunca ona yakın olmak ve sık temas etmek için Ankara tercih edilmektedir. Bunun pratik avantajları olduğu gibi ciddi dezavantajları da söz konusudur. Ancak DİSK açısından merkezi hükümetin işveren olması söz konusu değildir. Çünkü DİSK’in merkezi idareye ait kamu işyerlerinde örgütlülüğü yoktur. Geriye bürokrasiyle ve siyasetle temaslar kalmaktadır ki bunun için Ankara’ya taşınmaya gerek olmadığı açıktır.

Sonuç

DİSK Genel Merkezi’nin yaklaşık 60 yıldır bulunduğu İstanbul’dan Ankara’ya taşınması, yüzeyden bakıldığında bir adres değişikliği gibi görünse de Türkiye işçi hareketi tarihinin en köklü ve çok katmanlı tartışmalarından birini yeniden gün yüzüne çıkardı.

Sonuç olarak DİSK örgüt içinden ve dışından gelen itirazlara rağmen 60 yıl sonra merkezini Ankara’ya taşımıştır.  Bu taşınma kararı, DİSK tarihi boyunca tekrar eden bir sorunun —büyük ve güçlü sendikaların konfederal yapıyı kendi öncelikleri doğrultusunda yönlendirmesi eğiliminin— yeni bir örneğidir. Nitekim 15 üye sendikanın itirazına karşın kararın uygulanmış olması, DİSK’teki konfederal demokrasi açığını bir kez daha gözler önüne sermiştir.

DİSK’in önündeki asıl görev, genel merkezinin bulunduğu şehirden bağımsız olarak, örgütlenme ve mücadele kapasitesini güçlendirmek, etkili ve mücadeleci bir konfederal güç olmak ve üye sendikalar arasındaki konfederal demokrasiyi ve dayanışmayı yeniden inşa etmektir. Bunlar sağlanamadığı takdirde, Ankara’ya taşınma DİSK’i müesses sendikal anlayışlara yaklaştırmaktan öte bir işlev görmeyecektir. DİSK’in Ankara’ya taşınmasının sadece bir tebdili mekân olarak mı kalacağı yoksa bir tebdili zihniyet mi olacağını zaman gösterecek. Umarım ve dilerim sadece “tebdili mekândan” ibaret kalır!

HABER MERKEZİ

İlgili Haberler

Mersin’de 2 çocuk yaşamını yitirdi
Gündem

Mersin’de 2 çocuk yaşamını yitirdi

4 Mayıs 2026
İstanbul’da halk ekmeğe zam
Gündem

İstanbul’da halk ekmeğe zam

4 Mayıs 2026
İstanbul’da Amedspor kutlamalarına katılan 1 kişi tutuklandı
Gündem

İstanbul’da Amedspor kutlamalarına katılan 1 kişi tutuklandı

4 Mayıs 2026
Gazeteci Tosun’un öldürülmesine ilişkin davaya katılım çağrısı
Gündem

Gazeteci Tosun’un öldürülmesine ilişkin davaya katılım çağrısı

4 Mayıs 2026
Amed Barosu Çocuk Hakları Merkezi: İhlaller kronikleşti
Gündem

Amed Barosu Çocuk Hakları Merkezi: İhlaller kronikleşti

4 Mayıs 2026
İran’ın vurduğu geminin BAE’ye ait olduğu açıklandı
Gündem

İran’ın vurduğu geminin BAE’ye ait olduğu açıklandı

4 Mayıs 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Nükleer Tehlike Kapıda
Politika'dan Yorum

Nükleer Tehlike Kapıda

Politika Haber
6 Nisan 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

Mersin’de 2 çocuk yaşamını yitirdi

Mersin’de 2 çocuk yaşamını yitirdi

4 Mayıs 2026
Çelik: DİSK’in Ankara’ya taşınması üstüne

Çelik: DİSK’in Ankara’ya taşınması üstüne

4 Mayıs 2026
Hürmüz’de Güney Kore gemisinde patlama

Hürmüz’de Güney Kore gemisinde patlama

4 Mayıs 2026
İstanbul’da halk ekmeğe zam

İstanbul’da halk ekmeğe zam

4 Mayıs 2026
İstanbul’da Amedspor kutlamalarına katılan 1 kişi tutuklandı

İstanbul’da Amedspor kutlamalarına katılan 1 kişi tutuklandı

4 Mayıs 2026
Lübnan’da can kaybı 2 bin 696’ya yükseldi

Lübnan’da can kaybı 2 bin 696’ya yükseldi

4 Mayıs 2026
Gazeteci Tosun’un öldürülmesine ilişkin davaya katılım çağrısı

Gazeteci Tosun’un öldürülmesine ilişkin davaya katılım çağrısı

4 Mayıs 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!