Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın statüye kavuşması meselesi tartışılmaya devam ediyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, statü tartışmalarının önemli olduğunu belirterek, Abdullah Öcalan için “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” önerisinde bulundu.
SAMER Saha Araştırmaları Merkezi Koordinatörü Yüksel Genç, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin sağlıklı ilerlemesini sağlayacak temel bazı durumların giderilmediğine dikkat çekti.
Arrık “umut hakkı”nın tanınması gerektiğini kaydeden Yüksel Genç, “umut hakkı”yla birlikte müzakerenin sağlıklı ve adil yürütülebilmesi için Abdullah Öcalan’ın statüsünün de ayrıca tanınması gerektiğini vurguladı. “Umut hakkı”nın uluslararası hukukun tanıdığı bir hak olduğuna dikkat çeken Yüksel Genç, “Sayın Abdullah Öcalan’ın son 2 yıldır ‘umut hakkı’nı kullanabilme hakkı sağlanmıştır ve engellenmektedir. ‘Umut hakkı’nın bireysel bir yanı da var. Ancak baş müzakereci olarak sürece katılımın adil olabilmesi, Türkiye’de barış, çözüm ve demokratikleşmenin karşılıklı, sağlıklı yürüyebilmesi açısından sürecin temel aktörünün hukuken de güvencelere ve bazı olanaklara sahip olması gerekir. Tam da bu noktada Sayın Abdullah Öcalan’ın statüsünün resmen tanınması ve sürecin meşruiyetinin resmiyetle birlikte güvencelenmesi şart” dedi.
‘İPE UN SEREN DURUMLAR ORTAYA ÇIKIYOR’
İkinci dönemin yasal düzenlemelerin ve bürokratik dönüşümlerin yapılması gereken bir aşama olduğunu fakat bu aşamanın bir türlü ilerlemediğini belirten Yüksel Genç, “Sürecin sorumluluk ve pratik adımlarının iktidar, devlet kanadına ve orada oluşacak mekanizmalara düşmesinden bu yana sürekli ipe un seren durumlar ortaya çıkıyor. Bu durum sürecin sadece iktidarın niyetiyle değil, aynı zamanda bazı mekanizmaların yoksunluğuyla da alakalı olarak zayıf ilerlediğini söylüyor. Bu eksik olan mekanizmalardan biri sürecin baş müzakerecisi ilan edilen Sayın Abdullah Öcalan’ın statüsünün resmen tanınması. Bu Sayın Abdullah Öcalan’ın adil bir şekilde müzakere sürecini ilerletebilmesi, Türkiye’de barış ve demokratik dönüşüm sürecinin bir parçası olarak PKK’liler başta olmak üzere, toplumsal tüm kesimlerin katılım sürecinin güçlendirebilmesi açısından gerekli. Kaldı ki bir müzakere masasından bahsediyoruz ve masasının taraflarından biri tecrit koşullarında. Tecrit koşullarından çıkarılsa bile, yüz yıllık bir problemin müzakeresini yürütebilecek güvencelerden yoksun durumda. Bu nedenle statü gerekiyor” ifadelerini kullandı.
‘SİYASAL İRADE YOKSUNLUĞU’
Abdullah Öcalan’ın statüsünün tanınmamış olmasının sürecin ağır aksak ilerlemesinde bir etken olduğuna dikkat çeken Yüksel Genç, “Bu süreci bozmak isteyen kanadın, norm dışı kanadın da rahat hareket etmesini sağlayan bir duruma dönüşüyor. Çünkü sadece meşruiyet içinde yürümek bir yere kadar. Ama bağlayıcı, güvenceli durumları yaratmak sürecin kurumsallaşmasını sağlar. Bu süreç başladığından beri sürece dönük en önemli güvensizlik nedenlerinden biri siyasal irade yoksunluğu, diğeri ise sürecin kurumsallaşamamış olması. Bu ikisinin karşılanabilmesi için sürecinde, sürecin yürütücülerinin de güvenceye alınması, statünün tanınması ve bazı süreçleri daha kolay yürütülmesini sağlamak gerekiyor” diye belirtti.
BAHÇELİ’NİN KONUŞMALARI
Yüksel Genç, “PKK’nin üstüne düşen bütün rolleri ve sorumlulukları yerine getirmesine karşın, iktidar bu rollerin gereğini yerine getirmedi. Sorumluluk hatırlatıldığında sıklıkla ipe un seren, karşıyı suçlayan, karşıyı bir şeklinde teslimiyet duygusuyla birlikte demorolize etmeyi ve toplumu bu anlamda belli açılardan kutuplaştırmayı sürdüren bir dile yönelmeye başladı. Devlet Bahçeli, 2025 Mayıs’ından bu yana kuşun ikinci kanadından bahsediyor. İktidara yapması gereken sorumluluğu hatırlatıyor. O günden bu güne Bahçeli’nin çok önemli, kıymetli söylemleri oldu. Kuşun ikinci kanadının tamamlanmasından tutalım da, ‘Sıra ikinci aşamada, yasal ve siyasal düzenlemelerde’ diyerek iktidara atıfla rol ve sorumlulukları hatırlattığı konuşmaları var. Ama bu konuşmaların önemli bir kısmı bu aşamaya kadar birer hatırlatma, talep gibi görünüyor. Bu işin icraatını zorlayan bir yerde değil. Hatta Cumhur İttifakı üyesi olarak iktidarın bu çağrıların gereğini yapacak; siyasal, bürokratik, toplumsal dönüşümleri yapabilmesini sağlayacak bir pratik içerisinde de olmadı. Bahçeli’nin söylemleri sürecin önünü açma konusunda kıymetli ama süreci gerçekte açacak olan şey bu sözlerin karşılık bulduğu pratik adımlardır” diye kaydetti.
MA / Rukiye Payiz Adıgüzel
MA

















