Avrupa Kürt Kadın Birliği Platformu, 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, 1 Mayıs’ta Kürdistan, Türkiye, Irak, İran ve Suriye’deki Kürt kadınların emeği hakkında söylenen sözlerin yalnızca yoksulluk, işsizlik ve güvensizlik hakkında söylenmiş sözler olmayacağı belirtildi. Kürt kadınlarının yaşadığı sorunlara dikkat çekilen açıklamada, “Kürt kadınları yaşadıkları tüm ülkelerde etnik kimliklerinin yanı sıra politik baskılar, militarizasyon, zorla yerinden edilme, dil yasağı, eğitimde yaşadıkları eşitsizlik ve sömürü sistemi nedeniyle ekonomik yaşamda da iki kat zorlukla karşı karşıya kalıyor” denildi.
Açıklamada, “Kürt kadınlar, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da sürekli yoksulluk, kayyum politikaları, devletin güvenlik politikaları, işsizlik, mevsimlik ve güvencesiz çalışma, zorla göç ettirilme ve bakım emeğinin görülmemesiyle mücadele ediyor. Türkiye’nin batısındaki kentlere göç eden kadınlar da yasa dışı işlerde düşük ücretlerle, etnik ayrımcılıkla ve cinsiyetçilikle karşı karşıya kalıyor” ifadelerine yer verildi.
‘KÜRT KADINLARININ EMEKLERİ DEĞERSİZLEŞTİRİLİYOR’
İran ve Rojhilat Kürdistanı’nda ise Kürt kadınlarının, rejimin kadınlara yönelik tehditkar politikaları ve Kürt kimliğine yönelik sistematik inkarı ile karşı karşıya kaldığına vurgu yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Sınır bölgelerindeki ekonomik dışlanma, kolberlik ekonomisi, işsizlik ve baskı, kadınların ekonomik bağımsızlığını ciddi şekilde sınırlandırmaktadır. Irak ve Kürdistan Bölgesi’ndeki özerk yapıya rağmen yaşanan ekonomik kriz, patronaj sistemler, neoliberal politikalar ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği, Kürt kadınların emeğini değersizleştirmektedir. Şengal gibi yerlerde yaşanan savaş, soykırım ve zorla yerinden edilmeler kadınların ekonomik durumunu daha da kötüleştiriyor. Suriye ve Rojava’da savaşın yarattığı yıkım, yerinden edilme, ambargo ve siyasi istikrarsızlık hem Kürt kadınların yaşamını hem de üretim süreçlerini ciddi bir baskı altına almıştır. Buna rağmen, özellikle Kuzey ve Doğu Suriye’de, kadın kooperatifleri ve kolektif ekonomi modelleri direnişin önemli örneklerini gözler önüne sermektedir.”
ÖNERİLER SIRALANDI
Kürt kadınların aynı zamanda direnişin, kolektif emeğin ve alternatif ekonominin kurucusu da olduklarına işaret edilen açıklamada, ‘Ne yapılabilir’ başlığıyla şu önerilere yer verildi:
“- Kadın işçi kooperatifleri güçlendirilebilir.
– Kürt kadın işçilerin sendikal örgütlenmedeki etkisi artırılabilir.
– Dil, eğitim ve mesleki anlamda eşit fırsatlar sağlanabilir.
– Yerel, kolektif ve destekleyici ekonomi modelleri geliştirilebilir.
– Savaşa, sömürgeciliğe ve neoliberal yoksullaşmaya karşı kadın öncülüğünde sınıf mücadelesi yürütülebilir.
– Kürt kadınlar için emek mücadelesi aynı zamanda kimlik, özgürlük, eşitlik ve onurlu bir yaşam mücadelesidir.
– Kürt kadınlar ile uluslararası işçi, kadın ve insan hakları ağları arasındaki ilişkiler güçlendirilebilir.”
MA

















