Temizlik personeli olmadığı için okullarda hijyen sorunu yaşandığını belirten Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli, anadilinde eğitim göremeyen çocukların yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
Yarıyıl tatilinin sona ermesiyle yaklaşık 16 milyon öğrenci ders başı yaptı. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek sağlamaması, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) ve “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) gibi projeler; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) ile Öğrenci-Veli Derneğinin (Veli-Der) tepkisini çekti. Eğitim sendikaları ve dernekleri, MEB’in bilimden uzak ve niteliksiz eğitim politikalarına dair eleştirilerini sürdürüyor.
Okullarda yaşanan sorunlara dair Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli değerlendirmelerde bulundu.
OKULLARDAKİ HİJYEN EKSİKLİĞİ
Eğitim Sen olarak her dönem başında ve sonunda eğitime dair raporlar hazırladıklarını ifade eden Zeliha Danyeli, bu raporlarda çözümden uzak yapısal sorunların öne çıktığını belirtti. İkili eğitim ve hijyen gibi temel sorunların çözülmesi yerine ideolojik eğitim politikalarının yürütüldüğünü vurgulayan Zeliha Danyeli, şunları söyledi: “Bugün en önemli sorunlardan biri okullardaki hijyen eksikliği. Yeterli temizlik personeli olmadığı için okullarımız temiz değil. Ülke genelinde 60 binin üzerinde okul bulunmasına rağmen kadrolu temizlik personeli sayısı 49 bin civarında. Neredeyse her okula bir personel dahi düşmüyor. MEB bu sorunu İŞKUR veya hizmet alımıyla çözmeye çalışıyor ancak hijyen, eğitim için hayati bir unsurdur. Öğrencilerimiz ve eğitim emekçilerimiz ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya. Bu durum, salgın hastalıkların yayılmasıyla bir toplum sağlığı sorununa dönüşebilir.”
OKULLARDAKİ BESLENME SORUNU
Zeliha Danyeli, okullardaki donanım ve fiziksel yapı eksikliklerine dikkat çekerek depremde hasar gören okulların yerine yenilerinin inşa edilmediğini ve bu sebeple bir binanın birden fazla okul tarafından ortaklaşa kullanılmak zorunda kalındığını hatırlattı. Zeliha Danyeli, eğitimdeki bu fiziksel yetersizliklerin yanı sıra çocukların yetersiz beslenmesinin, “öğrenme güçlüğüne, motivasyon kaybına ve akademik başarının düşmesine” yol açtığını belirtti.
Türkiye’de 5 milyonun üzerinde yoksul aile çocuğunun bulunduğuna değinen Zeliha Danyeli, her dört çocuktan birinin okula aç geldiğini vurguladı. Temiz suya erişimin de ciddi bir sorun teşkil ettiğini ifade eden Zeliha Danyeli, öğrencilerin analiz edilmemiş ve sağlıksız olma riski taşıyan şebeke sularını kullanmak mecburiyetinde kaldığını dile getirdi.
‘ÇOCUKLAR MESEM’LE İŞÇİLEŞTİRİLİYOR’
MEB’in MESEM politikasını eleştiren Zeliha Danyeli, çocukların bu programla işçileştirildiğini vurguladı. İSİG verilerine atıfta bulunarak iş cinayetlerine ve hak ihlallerine dikkat çeken Zeliha Danyeli, “Öğrencilerin ne kadarının meslek hastalığına yakalandığını veya uzvunu kaybettiğini bilmiyoruz. Son olarak Edremit ve Sivas’ta yaşanan olaylar, öğrencilerin güvencesiz ve sermayenin insafına bırakılmış koşullarda cinsel taciz dahil her türlü riske açık olduğunu gösterdi. MESEM uygulamasına son verilmelidir, çocuk işçi olamaz. Eğitim kamusal bir haktır ve devlet her öğrenciye eşit koşullar sunmalıdır” ifadelerini kullandı.
ANADİLDE EĞİTİMİN ÇOK YÖNLÜ ÖNEMİ
Anadilde eğitimin hem pedagojik hem de kültürel açıdan önemine işaret eden Zeliha Danyeli, Türkiye’de Kürtçe, Çerkezce, Ermenice ve Süryanice gibi dillerin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Dilin bir halkın kültür taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Zeliha Danyeli, şöyle devam etti: “Anadilde eğitim, kültürlerin geleceğe taşınması için zorunludur. Pedagojik açıdan baktığımızda ise anadilinde eğitim göremeyen çocuklar, resmi dili kullanan yaşıtlarına göre eğitime geriden başlıyor. Anlama ve algılama güçlüğü, başarısızlığı ve beraberinde toplumsal eşitsizliği getiriyor. MEB bunu ‘seçmeli ders’ olarak sunuyor ancak bir halkın dili seçmeli olamaz. Çocuğun bizzat kendi dilinde eğitim görmesi gerekir.”
Eğitim materyallerinin bilimden uzaklaştığını ve dini argümanların ağırlık kazandığını ifade eden Zeliha Danyeli, vakıflarla yapılan protokollerin pedagojik sorunlara yol açtığını söyledi. Zeliha Danyeli, öğrencilerin bilimsel, demokratik ve cinsiyet eşitlikçi bir eğitim alması için mücadele ettiklerini kaydetti.
MA

















