Geçtiğimiz hafta Pazar gecesi yayınlanan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin tartışmaya açılması ve cemaat evinde görüntülenen Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral Mehmet Sarı ile ilgili ifadeler içeren bildiriye imzasını atan 104 amiral, “darbecilik” ve “muhtıracılık” suçlamalarına hedef oldu. Pazartesi günü düzenlenen operasyon ile, bildirinin imzalanmasına önayak oldukları suçlamasıyla emekli Koramiraller Atilla Kezek ve Kadir Sağdıç ile emekli Tuğamiraller Cem Gürdeniz, Ali Sadi Ünsal, Alaettin Sevim, Bülent Olcay, Türker Ertürk, Nadir Hakan Eraydın ve Turgay Erdağ gözaltına alındı. Pazartesi gününden beri gözaltında tutulan, son olarak gözaltı sürelerinin uzatılması yönünde savcılık tarafından talepte bulunulan emekli amirallerin ifadeleri basına sızdı. Emekli amiraller, haklarındaki darbecilik ve muhtarıcılık gibi suçları reddederek, serbest bırakılmalarını talep ettiler.
Gözaltına alınan emekli amirallerin ifadeleri şöyle:
GÜRDENİZ: GÖRDÜĞÜM MUAMELE BENİ YARALADI
Ramazan Cem Gürdeniz: Balyoz’dan ilk tutuklanan amiral benim. Mavi vatan kavramı bana aittir. Çok uğraşılan bir amiralim. Aynen o kötü günlerde olduğu gibi bugün de buraya geldiğimizde bazı radyo ve televizyon kanallarında uzatmanın yapıldığı bildirildi. Bu husus beni yaralamıştır. Bu süreçte kaçmak benim gibi birisine zaten yakışmaz. Gözaltı süreci sırasında tarafıma hiçbir belge verilmedi. Gözaltında Covid-19 olma ihtimalimiz çok yüksektir. Bu nedenle Cumhuriyet Savcılığının gözaltı süresinin uzatılması talebinin reddine karar verilmesini talep ediyorum.
SAĞDIÇ: İSTESEM DE KAÇAMAM
Kadir Sağdıç: Ben 69 yaşındayım. Gözaltı koşullarının oluşmadığını düşünmekteyim. Gözaltına alınmama ilişkin tebliğ tutanağı bana veya avukatıma tebliğ edilmedi. Söz konusu duyuru hazırlandığı günlerde yoldaydım. Ben 40 ay balyoz davasında tutuklu kaldım. Bu süreçte anneme veda edemeden vefat etti. Yaşlı babam vardır. Kaçma durumum yoktur. Tansiyonum yüksektir. Bu konuda raporum vardır. Cumhuriyet Savcılığının gözaltı süresinin uzatılması talebinin reddine karar verilmesini talep ediyorum.
ÜNSAL: CİDDİ SAĞLIK SORUNLARIM VAR
Ali Sadi Ünsal: Ben Balyoz davasında da haksız şekilde hürriyetimden yoksun bırakıldım. Adaletli hakimlerimiz kürsüde bulunsun diye bedel ödedim. 2010-2011 yıllarında kanser tedavisi gördüm, radyasyon tedavisi aldım. Bundan dolayı tükürük bezlerimin bir kısmını kaybettim, yutkunma zorluğu başladı. Böbreklerimde kanal genişlemesi var. Dolayısıyla idrar sorunu yaşıyorum. Çok yüksek miktarda kan değerlerim vardır. Kolesterolüm düşürülemediği için yüksek dozlu ilaçlar kullanmaktayım. Bel fıtığımda vardır. Gözaltı sürecinde zorlanmaktayım. Benim özel beslenme koşullarına ihtiyacım vardır. Emniyette verilen yiyecekleri bahsetmiş olduğum sağlık sorunları nedeniyle tüketemiyorum. 2 yıldan beri evimdeyim. Darp ve cebir iddiası dışında doktordan bir soruya muhatap olmadığım için size anlatmış olduğum hususları beyan etme gereği duymadım. Bu nedenlerle Cumhuriyet Savcılığının gözaltı süresinin uzatılması talebinin reddine karar verilmesini talep ediyorum.
SEVİM: BİR YERE KAÇACAK DEĞİLİM
Alaettin Sevim: Benim böbrek yetmezliğim vardır. Yüzde 50’den fazla fonksiyon kaybım vardır. Raporlarımı avukatım vasıtasıyla teslim ettim, ilaç kullanıyorum. Gözaltı koşulları bunu zorlamaktadır. Kaçacak birisi değilim. İstenildiği takdirde gelip ifade veririm. Bu nedenle Cumhuriyet savcılığının gözaltı süresinin uzatılması talebinin reddine karar verilmesini talep ediyorum.
OLCAY: BALYOZ’DA KAÇMADIM, ŞİMDİ DE KAÇMAM
Bülent Olcay: Balyoz davasında 997 gün özgürlüğümden mahrum kaldım. O zaman kaçmadım. Bu dava sürecinde de böyle bir düşüncem olamaz. Nezarethane koşulları sağlık koşullarına uygun değildir. Sağlık sorunlarım vardır. Bu sorunları diğer şüphelilerin yanında söylemek istemiyorum. İleri yaşta olan anne ve babam en büyük endişemdir. Cumhuriyet savcılığının gözaltı süresinin uzatılması talebinin reddine karar verilmesini talep ediyorum.
ERTÜRK: ORTADA KARARTILACAK BİR DELİL YOK
Türker Ertürk: Gözaltı sürecimin sonlandırılmasını talep ediyorum. Uzatmanın gayri hukuki olduğunu söylemek istiyorum. Kaçma şüphem yok, delil karartma şüphem yok. Üzerinde çalışılan materyal dijital materyaldir. Gözaltını bitirdiğiniz takdirde benim bu materyali karartmam, değiştirmem mümkün değildir. Ben 63 yaşındayım. Bu şartlar altında bağışıklık sistemim düşecektir. Covid-19 olma ihtimalimiz çok yüksektir. Bu nedenlerle Cumhuriyet savcılığının gözaltı süresinin uzatılması talebinin reddine karar verilmesini talep ediyorum.
ERAYDIN: GÖZALTINDA KALMAM YAŞAMSAL RİSK OLUŞTURUYOR
Nadir Hakan Eraydın: Yaklaşık 1 ay önce kalp ameliyatı geçirdim. Ailemle dahi görüşmezken bu şartlarla karşılaştım. Ameliyat sonrası baş dönmesi atakları ve tansiyon atakları yaşamaktayım. Gözaltında kaldığım süre boyunca hayatım risk altındadır. Tedavimi uzun zamandan bu yana takip eden doktorum ile görüşme sağlayamadığım için tedavimin doğru bir şekilde ilerleyip ilerlemediğini bilemiyorum. Kullandığım ilaçlarda aksama olmuştur. Sağlığımla ilgili risk altında bulunduğumu düşünüyorum. Gözaltındayken sağlık koşullarım sebebiyle hastaneye kaldırıldım. Bu hususları doktora da aktardım. Soruşturmanın tamamlanarak serbest bırakılmamı talep ediyorum.
KEZEK: PANDEMİ NEDENİYLE RİSK ALTINDAYIZ
Atilla Kezek: 65 yaşındayım. Yaşım gereği diyabet ve tansiyon rahatsızlığım vardır. Şu anda nezarethanede kalabalık koğuşlarda bulunmaktayız. Pandemi koşulları sebebiyle sağlığımızın risk altında bulunduğunu düşünüyorum. Cumhuriyet Savcılığının gözaltı süresinin uzatılması talebinin reddine karar verilmesini talep ediyorum.
MENGİ: SAĞLIĞIMIZ RİSK ALTINDA
Ergun Mengi: Nezarethane koşulları sağlık durumumuz için uygun değildir. Cumhuriyet Savcılığının gözaltı süresinin uzatılması talebinin reddine karar verilmesini talep ediyorum.
ERAYDIN: NEZARETHANE KOŞULLARI ÇOK KÖTÜ
Turgay Erdağ: Balyoz kumpasından 3,5 yıl hapis yatarak bedel ödemiş bir insanım. Gözaltına alınma sürecinde 90 yaşında alzheimer ve görme bozukluğu olan anne babamın yanında gerçekleşti. Nezarethane koşulları çok kötüdür. Pandemi sürecinde yaşanmaması gereken bir yerdir. Cumhuriyet savcılığının gözaltı süresinin uzatılması talebinin reddine karar verilmesini talep ediyorum.
HAKİMLİKTEN “ZAMANLAMA MANİDAR” AÇIKLAMASI
Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği gözaltı süresinin 4 gün uzatılmasına karar vererek, gerekçesinde şu değerlendirmeyi yaptı: Üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, bildirinin yayınlanış saati, metin içeriğinde ifade ve düşünce özgürlüğü sınırlarını aştığı değerlendirilebilecek ‘Aksi halde, Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan…’ gibi ifadelere yer verilmesi, metne imza atmış olan şüphelilerin aynı kuvvet komutanlığında belli bir kademe düzeyinde çalışmış bulunmaları ve bu hususa açıkça metinde yer vermiş olmaları, soruşturma kapsamında el konulan dijital materyallerin çokluğu, bu materyallerin şüphelilerin hem lehine hem de aleyhine delil niteliğinde olması, el konulan dijital materyallerin imaj/export incelemelerinin tamamlanmaması, HTS analiz çalışmalarının sürdürülmesi, şüpheli sayısının fazlalığı, henüz ifadelerinin alınmamış olması birlikte değerlendirildiğinde gözaltı tedbirinin soruşturma açısında zorunluluk arz ettiği, ayrıca şüphelilerin belirtmiş olduğu sağlık mazeretlerine ilişkin olarak gözaltında bulunmalarına engel teşkil edebilecek olduğuna dair yoruma muhtaç bulunmayan tıbbi rapor ve belgelerin sunulmadığı anlaşılmıştır.
DHA

















