Amed Mimarlar Odası, Amed’deki kaçak yapılaşmaya dikkat çekmek amacıyla Yenişehir ilçesinde bulunan şube binasında açıklama yaptı. Açıklamaya Kent Konseyi üyeleri ile çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. Açıklamayı okuyan Mimarlar Odası Amed Şube Eşbaşkanı Şerefhan Aydın, kent genelinde imar mevzuatına aykırı uygulamaların arttığını belirtti.
Kamusal alanların işgal edildiğine dikkat çeken Aydın, meslek örgütlerinin kentteki uygulamaları izleyen ve değerlendiren “üçüncü göz” işlevi gördüğünü vurguladı. Aydın, tespit edilen birçok kaçak ve izinsiz yapının ilgili kurumlara iletildiğini ancak gerekli adımların yetersiz kaldığını ifade ederek, kentin birçok bölgesinde yapı çekme mesafelerinin işgaliye harç bedeli ödenerek kapalı alanlara dönüştürüldüğünü ve ticari amaçla kullanıldığını kaydetti. Aydın, bu alanların kamuya ait olduğunu hatırlatarak, “İmar planlarındaki çekme mesafelerinin amacı kent estetiğini korumak, hava sirkülasyonunu sağlamak ve afet durumlarında yapılara erişimi hızlandırmak ve müdahaleyi kolaylaştırmaktır. Bunun yanı sıra, söz konusu alanlar olağanüstü durumlarda kamusal amaçlarla kullanılmak üzere ayrılmış rezerv alanlardır. Bu nedenle, yapı çekme mesafelerinin kullanım hakkı kamuya, yani halka aittir. Kanunen mülk sahibinin yapı çekme mesafelerine yapısal bir müdahale hakkı bulunmamaktadır. Yaşam, sağlık ve estetik; işgaliye harç bedeli ile satılamaz” dedi.
‘YEŞİL ALANLAR İŞGAL EDİLİYOR’
Bazı bölgelerde park ve yeşil alanların ticari işletmeler tarafından kullanıldığını belirten Aydın, bu durumun halkın kamusal alanlara erişimini engellediğini söyledi. Aydın, “Yeşil alanlar halkın soluk alma yerleridir, özel amaçla kullanılamaz. 2023 depremine rağmen kentte kaçak katlar yapılmaya devam ediliyor. 2023 yılında unutulması güç deprem felaketinin yarattığı acı deneyime rağmen, kentin birçok yerinde mevcut yapılara izinsiz kaçak ticari katlar eklenmektedir. Mühendislik, mimarlık hizmeti almayan bu yapılar yurttaşların can güvenliğini riske etmektedir, engellenmelidir. Aksi durumda deprem gibi afetlerde, statik açıdan yetersiz bu yapılar can ve mal kayıplarına yol açacaktır. İmar planı ve yönetmeliklere aykırı sonradan gelişen bu tür uygulamalar, insan sağlığı ve kent estetiğinde de tahribat yaratmaktadır. Buna ek olarak kentte kronikleşen trafik sorununu da büyütmektedir. Giderek betonlaşan kentlerde hizmetlere erişimde yaşanan güçlükler ve artan trafik sorunu, kentsel yaşam kalitesini düşürmekte; daha gergin ve mutsuz bir yaşam ortamı oluşturmaktadır” diye belirtti.
‘KAYYIM SORUNSALINA BAĞLANMAMALI’
İmar ihlallerinin yalnızca fiziksel değil, sosyal sonuçlar da doğurduğunu belirten Aydın, düzensiz yapılaşmanın trafik sorununu artırdığını ve yaşam kalitesini düşürdüğünü ifade etti. Kentsel hizmetlerin kent genelinde eşit ve adil dağıtılması gerektiğini vurgulayan Aydın, kayyım döneminde oluşan tahribatın kentte ciddi sorunlar yarattığını belirterek, Mart 2024’le birlikte yeni yerel yöneticilerin bu tahribatları ortadan kaldırmak için harcadıkları emek ve çabayı gördüklerini söyledi. Aydın, “Ancak yerel seçimlerden bu yana iki yıl geçmesine rağmen yapılamayanların veya yapılan yanlış uygulamaların tamamı mutlak kayyım sorunsalına bağlamamalıdır. Kentimiz yıllarca kayyım zulmüne maruz kalmış, kentsel hizmetlerden mahrum bırakılmıştır. Yerel yönetimlerin misyonu ve sorumluluğu yaşamı kolaylaştırmak ve daha da yaşanılır kılmaktır. Kayyım dönemiyle oluşan hizmet açığı titiz ve etkili çalışmalarla kapatılmalıdır. Kentsel hizmetler üretilirken toplumun temel ilkelerinden taviz verilmemeli ve ilkeler esnetilmemelidir. Bu toplum demokrasi ve ekolojiyi anlamlı yaşamın vazgeçilmez öz değerleri olarak kabul etmiştir. Dolayısıyla çalışmalarda unutulmaması gereken değerler bellidir” diye konuştu.
‘KATILIMCI VE DEMOKRATİK YÖNTEM GELİŞTİRİLMELİ’
Kent ile ilgili karar alma süreçlerinde daha katılımcı ve demokratik bir yöntemin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Aydın, “Mimarlar Odası olarak bu süreçlere her türlü katkıyı vermeye hazır olduğumuzu bir kez daha belirtmek isteriz. Mimarlar Odası olarak; insan, kent ve doğa odaklı bir yaklaşımla, kent yönetiminde demokratik katılımın güçlenmesi için çalışmalarımızı yürütmeye devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz” dedi.
MA


















