Künye   Hakkımızda
24 Haziran 2026, Çarşamba
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Sağlık

TTB’den Bakanlığa: Ne kadar hasta ve sağlık çalışanı tehlike altındadır?

TTB, Antep’te hastanede çıkan yangına ilişkin Sağlık Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle “Bu yangına yol açtığı belirtilen cihaz ülke genelinde nerelerde kullanılmaktadır, sayısı nedir? Dolayısıyla daha ne kadar hasta ve sağlık çalışanı tehlike altındadır?” sorularını sordu.

27 Aralık 2020
TTB’den Bakanlığa: Ne kadar hasta ve sağlık çalışanı tehlike altındadır?
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, 19 Aralık’ta Antep’te özel bir hastanenin yoğun bakım ünitesinde yüksek akımlı oksijen cihazının alev alması sonucunda çıkan yangına ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, Sağlık Bakanlığı’na yanıtlaması üzere sorular yöneltti.

‘YOĞUN BAKIMLARDA DOLULUK ORANI YÜZDE 100’Ü BULMUŞ’

Yangında 12 yurttaşın yaşamını yitirdiğine dikkat çekilen açıklamada, çok sayıda yurttaşın da yaralandığı ifade edildi. Açıklamada, pandemide gerekli tedbirlerin zamanında alınmaması sonucunda hastanelere başvuru sayılarının ciddi oranda arttırıldığına işaret edilerek, “Pandeminin ağırlaşması ile birlikte birçok hastanede yoğun bakımlarda doluluk oranları yüzde 100’ü bulmuş, hatta bazı hastanelerde aşmıştır. Sağlık Bakanlığı veya hastane idareleri tarafından sığınak, yemekhane, otoparklar da dahil olmak üzere birçok boş alan yoğun bakım yapılarak sorun çözülmeye çalışılmıştır. Yatak sayısını arttırma telaşı ile kurulan yoğun bakımlarda yeterli sağlık çalışanının olmaması, tıbbi cihazların kontrolünün zamanında yapılmaması, yatak sayısından fazla sedyelerde hasta yatırılması nedeniyle tıbbi cihazların aşırı kullanımının getirdiği yıpranma, teknik altyapısı olmadan yeni tıbbi cihaz eklemeler, yeterli sayıda personel olmamasının veya aşırı çalışmanın getirdiği dikkatsizlik, oksijen terapi cihazlarının yangına ve başka felaketlere neden olabileceği bilinmesine rağmen bunlara göz yumulması, Gaziantep’te olduğu gibi felakete varan sonuçlara neden olmuştur. Uyarıların dikkate alınmaması ve gerekli önlemlerin hızla hayata geçirilmemesi bu tür kazaların daha da artmasına neden olabilecektir” denildi.

‘KAMUOYUNA AÇIKLANMADI’

Yangının çıktığı hastanenin, işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımından gerekli önlemleri alıp almadığının, Sağlık Bakanlığı tarafından gerekli denetimlerin yapılıp yapılmadığının henüz kamuoyuna açıklanmadığına vurgu yapılan açıklamada, “Basına yansıyan bilgiler, Covid-19 hastalarının tedavisinde yaygın olarak kullanılan yüksek akışlı oksijen terapi cihazlarının yangın çıkardığı yönünde çok sayıda hastaneden Sağlık Bakanlığı’na bildirim yapıldığı, ancak cihazların kullanımına devam edildiği yönündedir. İlk tespitler, yangının bir patlamadan değil yüksek akış nazal oksijen tedavisinde kullanılan cihazdan kaynaklandığı yönündedir. Bu cihaz yoğun bakım ünitelerinde hastanenin medikal gaz hattına bağlanarak oksijen temin etmekte, iç ortamdan aldığı filtrelenmiş hava ile istenen oranda karıştırılıp şartlandırılarak uygun sıcaklık ve nem sağlanmakta, bu hava, hastaya istenen miktarda oksijeni uygun nem ve sıcaklıkta verilmektedir” ifadeleri kullanıldı.

‘YANGINDAN ÖNCE GENELGE SORUNUN GÖSTERGESİ’

Pandemi sürecinde yoğun bakımlarda hayat kurtaran yüksek akımlı oksijen cihazlarının kullanımının artmasının, beraberinde riskleri de getirdiği belirtilen açıklamada, “Sağlık Bakanlığı’nın bu yangından beş gün önce söz konusu cihazların kullanımı için yayımladığı genelge ve olay sonrası yaptığı açıklama, cihazların kullanımıyla ilgili önceden de ciddi sorunlar olduğunu göstermektedir. Nitekim Sağlık Bakanlığı’nın il sağlık müdürlüklerine göndermiş olduğu 14 Aralık 2020 tarihli yazıda; kullanılan cihazların faydaları, riskleri ve dikkat edilmesi gereken noktalar belirtilmiştir. Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı söz konusu genelgede, ‘Personel değişim sıklığından kaynaklı kullanım eğitimi yönünden eksik kalmış olan kullanıcılara verilen eğitimlerin, cihazın kullanım kılavuzunda belirtilen hususları içerecek şekilde tekrarlanması’ istendiği belirtilmiş ve söz konusu cihazla ilgili ‘Haznenin tam oturmaması durumunda, ısıtıcı tablanın alt bölümünün sıvı izolasyonunun tam sağlanmamasından kaynaklanabilecek sıvı teması ile kıvılcım oluşabilir ve oksijen akışı sebebiyle parlama ve yangına sebebiyet verebilir’ denilmiştir” sözlerine yer verildi.

Sağlık Bakanlığı’na yanıtlaması üzerine şu sorular soruldu:

“*Yangının araştırılması için bağımsız bir heyeti oluşturulmuş mudur?

*Bu yangına yol açtığı belirtilen cihaz ülke genelinde nerelerde kullanılmaktadır, sayısı nedir? Dolayısıyla daha ne kadar hasta ve sağlık çalışanı tehlike altındadır?

*Salgının dokuzuncu ayının geride kaldığı göz önüne alındığında Sağlık Bakanlığı’nın kazadan sadece birkaç gün önce gönderdiği uyarı niteliğindeki yazısı geç kalmış bir yazı değil midir?

*Sağlık Bakanlığı’nın ilgili yazısında belirtilen yangınlar ne zaman ve hangi hastanelerde olmuştur? Bu yangınlar üzerine ilgili cihazı kullanan hastanelerin bilgilendirilmesi ve sorunlu cihazların güvenli cihazlarla değiştirilmesi gerekmez miydi?

*Bu sistemlerin bakım ve işletmesi ile periyodik kontrollerinin düzenli yapılması, çalışır ve her an göreve hazır halde olması gerekliliğinden hareketle bakım ve kontrolleri düzenli yapılmakta mıdır? Yangın algılama ve önleme sistemleri çalışmakta mıdır?

*COVID-19 yoğun bakımda çıkan yangın, cihazın kullanımından mı, personel eksikliğinden mi, personel yorgunluğundan mı kaynaklanmaktadır? Personelin mesleki eğitimi var mıdır, varsa yeterli midir?

*Salgın döneminde başka servislerden yoğun bakımlara görevlendirilenlere bu cihazla ilgili gerekli eğitim verilmiş midir, verilmekte midir?

*’Hizmet alımı’ denilen taşeron personelin mesleki eğitimi var mıdır?

*Bu cihazlar üzerinde üretici-ithalatçı firmanın güvenilirliği ve sorumluluğu nedir?

*Bakanlığın yazısında da belirtildiği gibi ciddi riskler barındıran bu cihazla ilgili geçtiğimiz süreçte başka hastanelerde de yaşanan olumsuzluklar var mıdır?”

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

“Bu durum bir kez daha işçi sağlığı ve iş güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu ve sağlığın ‘çok tehlikeli ve ağır işler’ sınıfında olmasının ne denli haklı bir gerçeklik olduğunu ortaya çıkarmıştır. Sağlık emekçilerinin Covid-19 pandemisiyle mücadelede, hem hastalanma ve yaşamlarından olma riskiyle hem de böylesine can güvenliklerini tehdit eden patlama vs. gibi fiziki tehlikeler ile karşılaşmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Pandemide yoğun bakım hizmetlerinin ancak gereken niteliğe sahip tıbbi ekipman ve yeterli sayıda sağlık çalışanı ile yürütülebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle kamu veya özel hastanelerindeki doluluk oranları göz önüne alınarak yoğun bakımlarda gerekli eğitimi almış deneyimli sağlık çalışanlarının sayıları arttırılmalı; çalışma saatleri azaltılmalı; tıbbi cihazların rutin kontrolü yapılmalı; tıbbi cihazlardan sorumlu personeller yeniden eğitimden geçirilmelidir.

Sağlık hizmetlerinde can güvenliği ve hizmetin tam olması ancak koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği; toplumcu sağlık anlayışı ve uygulamalarla sağlanabilir.

*Toplu kullanıma açık binalar ve özellikle hastanelerde tesisatların işletilmesinden sorumlu, hastane tesisatları konusunda uzman en az bir makina mühendisi istihdam edilmelidir.

*Teknik personel dahil hastanelerde çalışan bütün personelin başta iş güvenliği olmak üzere eğitimli olması gerekmektedir.

*Özel/kamu ayrımı yapılmadan tüm hastaneler acilen ilgili meslek odaları tarafından denetime açılmalı; denetimlerde eksiklikleri tespit edilen hastanelerin iyileştirme çalışmaları planlı bir şekilde süratle yapılmalıdır.

*Özelleştirme, serbestleştirme politikalarının bir parçası olan hastane hizmetlerinin taşeronlaştırılması uygulamasından vazgeçilmeli; sağlık sistemi toplum ve sağlık emek-meslek örgütlerinin katılım ve denetimine açılarak yeniden düzenlenmelidir.Böyle üzücü ve vahim olayların tekrar yaşanmaması için tüm önlem ve tedbirlerin acilen alınması gerektiğini, bu olayın tüm yönleriyle araştırılmasını, aydınlatılmasını ve sorumluların yargı önüne çıkarılarak hesap vermelerini talep ediyoruz.”

MA

İlgili Haberler

Toprak: Yurttaşlar, yeterli ve sağlıklı gıdaya ulaşamıyor
Sağlık

Toprak: Yurttaşlar, yeterli ve sağlıklı gıdaya ulaşamıyor

21 Şubat 2026
Prim borçlusu yurttaşlar sağlık hakkından mahrum olabilir
Sağlık

Prim borçlusu yurttaşlar sağlık hakkından mahrum olabilir

1 Ocak 2026
Nitelikli ve yeterli gıdaya ulaşmak insan hakkıdır: Bu ücretsiz sağlanmalı
Sağlık

Nitelikli ve yeterli gıdaya ulaşmak insan hakkıdır: Bu ücretsiz sağlanmalı

13 Aralık 2025
Tarım ve Hayvancılık Bakanı’na tepki: Türkiye zehirleniyor
Sağlık

Tarım ve Hayvancılık Bakanı’na tepki: Türkiye zehirleniyor

24 Kasım 2025
Sağlık örgütleri AKP’li Sarıçam’ın istifasını istedi
Emek

Sağlık örgütleri AKP’li Sarıçam’ın istifasını istedi

18 Şubat 2025
Üsküdar Belediyesi ücretsiz HPV aşısı kampanyası başlattı
Sağlık

Üsküdar Belediyesi ücretsiz HPV aşısı kampanyası başlattı

6 Eylül 2024
Politika'dan Günün Yorumu
İç Politikayı Nasıl Değerlendiriyoruz?
Politika'dan Yorum

İç Politikayı Nasıl Değerlendiriyoruz?

Politika Haber
14 Haziran 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

Deniz Oktay’ı katleden Gökmen’e ağırlaştırılmış müebbet

Deniz Oktay’ı katleden Gökmen’e ağırlaştırılmış müebbet

24 Haziran 2026
Kayyım atanan şirket sayısı bin 184’e çıktı

Kayyım atanan şirket sayısı bin 184’e çıktı

24 Haziran 2026
Ankara’da çıkan çatışmada 1 kişi yaşamını yitirdi

Ankara’da çıkan çatışmada 1 kişi yaşamını yitirdi

24 Haziran 2026
Avrupa’da sıcak havalardan 73 kişi yaşamını yitirdi

Avrupa’da sıcak havalardan 73 kişi yaşamını yitirdi

24 Haziran 2026
TEM’de gözaltında darp ve işkence

TEM’de gözaltında darp ve işkence

24 Haziran 2026
Akdeniz’de 4.9 büyüklüğünde deprem

Akdeniz’de 4.9 büyüklüğünde deprem

24 Haziran 2026
Tut Dağı çevresindeki mermer ve taş ocaklarına tepki: Yaşam alanlarımız yok ediliyor

Tut Dağı çevresindeki mermer ve taş ocaklarına tepki: Yaşam alanlarımız yok ediliyor

24 Haziran 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!