Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), 6 Kasım 2026’da Ücret Kayıpları İzleme Raporu’nu yayımladı. Araştırma, yüksek enflasyonun yanı sıra gelir vergisi ve diğer kesintilerin işçi ücretleri üzerindeki etkisini ortaya koydu.
Rapora göre, Ocak-Ekim 2026 döneminde 17 milyondan fazla sigortalı işçinin enflasyon ve vergiler nedeniyle yaşadığı birikimli kayıp en az 2 trilyon 696 milyar 156 milyon TL oldu. Bu tutarın 1 trilyon 478 milyar TL’si enflasyondan, 1 trilyon 218 milyar TL’si ise gelir ve damga vergilerinden kaynaklandı.
İşçilerin toplam kaybı, 2025’in aynı dönemine göre yüzde 45,5 artarken yalnızca gelir ve damga vergilerinin oluşturduğu yükteki artış yüzde 51,8’e ulaştı.
İŞÇİLER EKİM AYININ 16 GÜNÜNÜ VERGİ VE ENFLASYONA ÇALIŞTI
DİSK-AR, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerini esas alarak ortalama giydirilmiş brüt işçi ücretini 66 bin 576 TL olarak hesapladı.
Bu ücret düzeyinde çalışan bir işçinin ekim ayındaki gelir ve damga vergisi kaynaklı kaybı 9 bin 919 TL, enflasyon nedeniyle oluşan alım gücü kaybı ise 14 bin 326 TL oldu.
Böylece yalnızca vergi ve enflasyon nedeniyle yaşanan kayıp 24 bin 245 TL’ye ulaştı. SGK ve işsizlik sigortası primleri de hesaba katıldığında toplam tutar 34 bin 231 TL’ye yükseldi.
Rapora göre 66 bin 576 TL’lik brüt ücretin yalnızca 32 bin 345 TL’lik kısmı, kesintiler ve enflasyon sonrasında alım gücünü koruyabildi.
DİSK-AR, bu hesabın işçilerin ekim ayındaki 31 günün en az 16 gününü vergi, kesinti ve enflasyon için çalıştığını gösterdiğini belirtti.
İŞÇİLER YIL İÇİNDE DAHA YÜKSEK VERGİ DİLİMLERİNE GİRDİ
Raporda, işçilerin ücretleri artmasa bile yıl içinde gelir vergisi dilimlerinin değişmesiyle daha yüksek oranlarda vergilendirildiğine dikkat çekildi.
Ortalama brüt ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre işçiler, yılın dördüncü ayında ikinci, sekizinci ayında ise üçüncü gelir vergisi dilimine girdi.
Böylece ekim ayında ortalama bir işçinin vergi ve prim kesintilerinin toplamı 19 bin 905 TL’ye ulaştı.
DİSK-AR, vergi tarifesi dilimlerinin ücretlerdeki artışa uygun biçimde yükseltilmemesinin çalışanların yıl içinde daha fazla vergi ödemesine neden olduğunu belirtti. Artan vergi yüküyle birlikte enflasyonun da ücretlerin satın alma gücünü düşürdüğü vurgulandı.
ASGARİ ÜCRETİN ALIM GÜCÜ 20 BİN 349 LİRAYA GERİLEDİ
Raporda, 2026 yılı için net 28 bin 75 lira 50 kuruş olarak belirlenen asgari ücretin ekim ayı itibarıyla enflasyon karşısında 7 bin 726 TL değer kaybettiği hesaplandı.
Buna göre yılbaşında belirlenen net asgari ücretin satın alma gücü, ekim ayında 20 bin 349 TL düzeyine geriledi.
Brüt 33 bin 30 TL olan asgari ücretin prim kesintileri ve enflasyonla birlikte hesaplanan toplam kaybı ise 12 bin 681 TL’ye ulaştı.
DİSK-AR, enflasyon oranındaki gerilemenin fiyatların düştüğü anlamına gelmediğini, yıl boyunca yaşanan fiyat artışlarının sabit ücretlilerin alım gücünü aşındırmaya devam ettiğini belirtti.
ÜCRET ARTTIKÇA VERGİ VE KESİNTİ YÜKÜ DE ARTIYOR
Araştırmada asgari ücretin üzerinde gelir elde eden işçilerin de yüksek vergi ve enflasyon kaybıyla karşılaştığı ortaya konuldu.
Ekim 2026 itibarıyla yapılan hesaplamaya göre asgari ücretin 1,5 katı düzeyindeki brüt ücretlerin yüzde 44,8’i, iki katı düzeyindeki ücretlerin yüzde 49,1’i, 2,5 katı düzeyindeki ücretlerin yüzde 50,4’ü vergi, kesinti ve enflasyon nedeniyle eridi.
Asgari ücretin üç katı düzeyindeki ücretlerde ise toplam kayıp yüzde 51,3’e yükseldi.
DİSK-AR, bu verilerin ücret düzeyleri farklı olsa da çalışanların önemli bölümünün kazançlarının yaklaşık yarısını vergi, prim kesintileri ve enflasyon nedeniyle kaybettiğini gösterdiğini belirtti.
2025’E GÖRE KAYIP 843 MİLYAR LİRA ARTTI
DİSK-AR’ın hesaplamasına göre 2025’in ilk 10 ayında işçilerin enflasyon ve vergiler nedeniyle yaşadığı toplam kayıp yaklaşık 1 trilyon 853 milyar TL olarak gerçekleşmişti.
2026’nın aynı döneminde bu tutarın 2 trilyon 696 milyar TL’ye yükselmesiyle işçilerin toplam kaybı bir yılda yaklaşık 843 milyar TL arttı.
Raporda, özellikle gelir ve damga vergilerindeki yükselişin ücretler üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekildi.
DİSK-AR, hesaplamaların yalnızca kayıtlı sigortalı işçiler üzerinden yapıldığını; kayıt dışı çalışanların, kamu görevlilerinin ve emeklilerin bu toplamın dışında kaldığını belirtti.
Ayrıca işçilerin satın aldıkları ürün ve hizmetler üzerinden ödedikleri KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerin de hesaplamalara dahil edilmediği ifade edildi. Bu nedenle ücretlilerin karşı karşıya kaldığı toplam ekonomik yükün rapordaki tutardan daha yüksek olduğu vurgulandı.
DİSK-AR: ENFLASYON İŞÇİLERDEN VARLIKLI KESİMLERE GELİR AKTARIYOR
DİSK-AR, raporunda yüksek enflasyon ve mevcut vergi sisteminin gelir dağılımındaki eşitsizliği artırdığını savundu.
Ücretlerin fiyat artışları karşısında yeterince korunmadığına dikkat çekilen raporda, enflasyonun işçilerin gelirlerini azaltırken varlıklı kesimlere kaynak aktarımına yol açtığı belirtildi.
Raporda, enflasyon nedeniyle ücretlerde yaşanan kaybın işçi sınıfını yoksullaştırdığı ve ücretlerden alınan vergilerin artmasının gelir eşitsizliğini derinleştirdiği ifade edildi.
DİSK-AR, ücretler üzerindeki vergi yükünün azaltılması ve çalışanların gelirlerinin enflasyon karşısında korunması gerektiğini vurgulayarak gelirde ve vergide adalet çağrısını yineledi.
Raporun tamamına https://x.com/disk_arastirma?s=20 profilinden ulaşabilirsiniz.
HABER MERKEZİ


















