Tarsus’ta Rojava’ya dönük saldırılara karşı yapılan eylem sırasında Baran Abdî’yi katleden Hüseyin Kanlıbıçak, yargılandığı davada, tutukluk halinin devamına karar verildi.
Rojava’ya yönelik saldırılara karşı yapılan eylem sırasında Baran Abdî’yi katleden Hüseyin Kanlıbıçak’ın yargılandığı davanın ilk duruşması Tarsus 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Abdî’nin ailesi, tutuklu sanık Hüseyin Kanlıbıçak, sanık yakınları ve avukatları katıldı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl ve Tarsus İlçe örgütü yöneticileri ile DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan da duruşmayı takip etti.
Kimlik tespitinin ardından ilk olarak tutuklu sanık Hüseyin Kanlıbıçak savunma yaptı. Dışarıdan gelen sesleri önce düğün sandığını öne süren Kanlıbıçak, balkona çıktığında polise taş atıldığını gördüğünü iddia etti. Oğlunun dışarıda olduğunu belirten Kanlıbıçak, “Araca zarar gelmesin diye oğluma arabayı eve getirmemesini söyledim. Oğlum ile eylemciler arasında tartışma çıktı. Olayların büyümemesi için havaya iki el ateş açtım. Arabamı kaldırdığım sırada polisler beni ve oğlumu aldı. Bunu da güvenliğimiz için yaptıklarını düşündüm. Bir kişinin yaralandığını karakolda öğrendim” dedi. Baran Abdî’nin babası Muhammed Abdî ise olay sırasında olay yerinde olmadığını belirterek sanıktan şikâyetçi olduğunu söyledi.
‘ATEŞ ETTİKTEN SONRA OLAY YERİNDEN KAÇTI’
Tanık olarak dinlenen Salih Osman, sokakta kavga çıktığını gördüğünü söyledi. Mahkeme başkanının, önceki ifadesinde ateş edildiğini de anlattığını hatırlatması üzerine Osman, önceki beyanını hatırlamadığını söyledi. Tanık Vedat Cuma ise Baran Abdî’nin dayısının oğlu olduğunu belirterek, “Kişinin(sanık) elinde silah gördüm ve ateş etti. Dışarıda 20-25 kişi vardı. Evimiz karşı karşıya. Ateş ettikten sonra olay yerinden kaçtı” dedi.
Sanığın oğlu Mehmet Ali Kanlıbıçak da olay günü eylemlerin başladığını, babasının kendisini arayarak aracın zarar görmemesi için eve getirmemesini söylediğini ifade etti. Mehmet Ali Kanlıbıçak, 2016 yılında da benzer bir olayda araçlarının yakıldığını öne sürdü. Olay günü evde hamile eşinin ve cihaza bağlı yaşlı bir hastanın bulunduğunu söyleyen Mehmet Ali Kanlıbıçak, eylemcileri rahatsız etmemeleri konusunda uyardığını iddia ederek, “Aramızda tartışma çıktı. Yüzleri kapalı eylemciler polise taş atıyordu. Kuzenim de olaya dahil oldu. Kuzenimi öldüresiye dövdüler. Babamın ateş ettiğini görmedim. Babam aracını çekerken polisler onu aldı. Karakolda bir kişinin yaralı olduğunu öğrendik” diye konuştu. Tanık Ömer Bardakçı ise dedelerini ziyarete geldiklerini savunarak, “Eylemcilere sokağımızda yapmayın dedim. Bize küfür edip saldırdılar” iddiasında bulundu. Baran Abdî’yi dayısının öldürmediğini savundu.
Sanığın eşi Fatma Kanlıbıçak da eşinin elinde silah görmediğini iddia ederek, “Aralarında tartışma çıktı ancak silah sesi duymadım. Kalabalık dağıldıktan sonra eşim teslim oldu” dedi.
SAVCI CEZA TALEP ETTİ
Tanık ve müşteki beyanlarının ardından mütalaasını açıklayan savcı, sanığın “kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık avukatları ise olayın yaşandığı mahallede önceki yıllarda da benzer olaylar yaşandığını, bu olaylarda ev ve araçların yakıldığını iddia etti. Avukatlar, 2016 yılında müvekkillerinin aracının yakıldığını öne sürerek, “Müvekkil uyarı amacıyla havaya ateş açmıştır. Öldürme kastı yoktur. Tüm tanıklar dinlenmiş, karartılacak delil kalmamıştır. Bu nedenle tahliyesini ve beraatini talep ediyoruz” dedi.
Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Hüseyin Kanlıbıçak’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dava 7 Ağustos’a ertelendi.
MA












