Nana’ya Özgürlük İnisiyatifi ve Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı, sınır dışı edilen Azerbaycanlı queer, feminist ve vegan aktivist Nana Xanım Babazade için açıklama yaptı. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde yapılan toplantıya çok sayıda hak savunucusu katıldı. Toplantıda, “Sınırları aşan bir hak ihlali Nana Xanım Babazade’nin korunma arayışı” pankartı açıldı. Toplantıda basın metnini Nana’ya Özgürlük İnisiyatifi’nden Maral Çölekoğlu okudu.
Nana Xanım Babazade’nin kimliğine dair bilgiler paylaşan Maral Çölekoğlu, Türkiye’de gözaltına alındığı sırada fiziksel ve psikolojik baskıya maruz kaldığına dikkat çekti. Nana Xanım Babazade’nin baskı ve tehditlerle yaşamının tehdit altında olduğu, Azerbaycan’a zorla gönderildiğini ifade eden Maral Çölekoğlu, “Nana Xanım Babazade kalıcı bir oturum hakkına, uluslararası korumaya ya da uzun süreli bir hukuki statüye sahip değildir. Azerbaycan’dan ayrıldıktan sonra Gürcistan’a geçmiş, ancak Azerbaycan devleti ile Gürcistan arasındaki yakın siyasi ilişkiler ve iki ülke arasındaki güvenlik işbirliği nedeniyle burada da kendisini güvende hissedememiştir. Azerbaycanlı muhaliflerin, gazetecilerin ve insan hakları savunucularının Gürcistan’da baskı, takip ve çeşitli yıldırma politikalarına maruz kaldığına ilişkin çok sayıda örnek bulunurken, muhalif kimliğiyle Nana açısından da burada kalmak ciddi güvenlik riskleri doğurmuştur. Bu nedenle Gürcistan’dan ayrılmak zorunda kalmıştır. Vizesiz gidebildiği başka bir ülkeye geçmiştir. Ancak Gürcistan dışındaki ülkelerde yalnızca 90 gün kalabilme hakkına sahip olduğundan, yaşamını sürekli yaklaşan bir sınır dışı edilme tehdidi altında sürdürmektedir” dedi.
Nana Xanım Babazade’ye dair taleplerini sıralayan Maral Çölekoğlu, şöyle devam etti: “Nana Xanım Babazade’nin güvenli bir ülkede yaşamını sürdürebilmesi için gerekli uluslararası koruma mekanizmalarının derhal işletilmesini talep ediyoruz. Türkiye’deki geri gönderme merkezlerinde yaşanan hak ihlalleri hakkında bağımsız ve etkin soruşturma yürütülmesini talep ediyoruz. İnsan hakları savunucularına, feministlere, LGBTİ+ aktivistlerine ve hayvan hakları savunucularına yönelik ajanlaştırma, baskı, takip, sınır aşan yıldırma ve kriminalizasyon politikalarına son verilmesini talep ediyoruz. Devletlerin, insan hakları savunucularını kriminalize eden, ajanlaştırmaya çalışan ve yaşamlarını tehlikeye atan uygulamalarına son vermesini talep ediyoruz. Ulusal ve uluslararası insan hakları kurumlarını, demokratik kamuoyunu ve sivil toplum örgütlerini Nana ile dayanışmayı büyütmeye ve yaşanan hak ihlallerine karşı harekete geçmeye çağırıyoruz.”
MA

















