Köy yakmaları ve boşaltmaları ile işsizlik nedeniyle farklı tarihlerde İstanbul’un Beyoğlu ilçesine bağlı Tarlabaşı semtine göç eden Kürt aileler, metropolün tüm zorluklarına rağmen geleneklerini koruyor.
Derinleşen ekonomik kriz nedeniyle 2000’li yılların başında Mêrdîn’in Kerboran (Dargeçit) ilçesinden buraya yerleşen kadınlar, her yıl havaların ısınmasıyla birlikte yün ve döşekleri yeniliyor. Kadınlar, döşeklerin kılıflarını açarak, içindeki yünleri havalandırıyor. Kılıflar yıkanıp, kurutulduktan sonra da yeniden dikme işlemi başlıyor. Böylece döşeklerin hem yumuşak hem de temiz kalması sağlanıyor.
Emine Demir, 25-30 yıldır İstanbul’da yaşadığına işaret ederek, geleneklerini korumaya çaba gösterdiklerini söyledi. Emine Demir, “Kürdistan’daki kültürümüzü burada da sürdürüyoruz. Döşek, yorgan, yastıklarımız yünden ve pamuktan yapılmış. Sağlık açısından da bunların kullanımı daha iyi. Her yıl yünden yapılanları yıkayıp, havalandırıyoruz” dedi.
Havalandırdıkları yünleri önce şilteye doldurduklarını daha sonra kılıfa koyarak, diktiklerini aktaran Medya Arat ise, “Yün yorganların kullanımı daha rahat ve sağlıklı. Yünü güneşte havalandırıyoruz ki içindeki mikroplar ölsün ve temizlensin” ifadelerini kullandı.
SPUTNIK

















