Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Dêrsim Şubesi, hakları için Ankara’da açlık grevinde olan Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi öğretmenlere destek açıklaması yaptı. Sanat Sokağı’nda düzenlenen açıklamada basın metnini Eğitim Sen Dêrsim Şubesi Sekreteri İlhan Öner okudu.
Grevdeki öğretmenlerin dün polis saldırısına maruz kaldığını söyleyen Öner, öğretmenlere yönelik müdahalelerin tekil ve istisnai olmaktan çıktığını belirtti. Öner, “Anayasal haklarını kullanarak basın açıklaması yapmak, yürümek ve taleplerini dile getirmek isteyen öğretmenler günlerdir polis ablukası, fiziksel şiddet ve gözaltılarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Üstelik baskı yalnızca öğretmenlerle sınırlı kalmamakta; dayanışma amacıyla eylemlere katılan sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcileri de aynı müdahalelerin hedefi olmaktadır. Buradan bir kez daha soruyoruz: Öğretmenler neden günlerdir sokaktadır? Öğretmenler neden bedenlerini açlığa yatırmak zorunda kalmaktadır? Çocuklarımızı ve gençlerimizi emanet ettiğimiz öğretmenlerin karşısına neden sürekli polis barikatları çıkarılmaktadır? Öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin sorunların çözülmesi gerekirken, iktidarın öğretmenlerin taleplerine polis şiddetiyle yanıt vermesi kabul edilemez. Hak aramak suç değildir. Basın açıklaması yapmak, yürümek ve sendikal mücadele yürütmek demokratik ve anayasal bir haktır. Öğretmenlerin haklı taleplerine yönelik şiddet, baskı ve gözaltı uygulamalarına derhal son verilmelidir” dedi.
‘ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ İTİBARSIZLAŞTIRILMAKTA’
Yaşananların yalnızca özel sektörde çalışan ya da mülakat nedeniyle mağdur edilen öğretmenlerin sorunu olmadığını söyleyen Öner, “Öğretmenlik mesleği yıllardır düşük ücret, güvencesizlik, işsizlik, sözleşmeli ve ücretli istihdam, mülakat, performans baskısı ve ağır çalışma koşulları üzerinden sistematik biçimde itibarsızlaştırılmaktadır. Özel okullarda çalışan öğretmenler asgari ücret düzeyindeki ücretlere ve patronların keyfî uygulamalarına mahkûm edilmektedir. Atama bekleyen öğretmenlerin geleceği, nesnel ve bilimsel ölçütlerden uzak mülakat uygulamalarıyla karartılmaktadır. Kamuda ve özel sektörde farklı statüler altında çalışan öğretmenlerin emeği parçalanmakta, değersizleştirilmekte ve öğretmenler birbirleriyle rekabet etmeye zorlanmaktadır.
Bu nedenle özel sektör öğretmenlerinin taban maaş ve güvenceli çalışma talebi ile mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi mücadelesi, bütün öğretmenlerin ortak mücadelesidir. Bu mücadele, öğretmenlik mesleğinin onurunu, emeğin değerini ve öğrencilerimizin nitelikli eğitim hakkını savunma mücadelesidir. Eğitim Sen olarak öğretmenleri birbirinden ayıran statü farklılıklarını reddediyor; kamuda ve özel sektörde çalışan, atama bekleyen, sözleşmeli ya da ücretli bütün öğretmenlerin ortak mücadelesini ve dayanışmasını büyütmeyi temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz” ifadelerine yer verdi.
TALEPLER
Öner son olarak şu taleplerde bulundu, “Özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkı yasal güvenceye alınmalı, güvenceli çalışma koşulları sağlanmalıdır. Mülakat mağduru öğretmenlerin hakları derhal teslim edilmelidir. Açlık grevindeki öğretmenlerin talepleri karşılanmalı, sağlıklarıyla oynanmamalıdır. Polis müdahaleleri ve gözaltılar son bulmalı, sendikal faaliyetlerin engellenmesinden vazgeçilmelidir.”
MA

















