Künye   Hakkımızda
6 Temmuz 2026, Pazartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Karasu: Hukukta inkarı kaldıracak bir kök yasa olmalı

Yasal adımların atılmasıyla sürecin hızlanabileceğini belirten Mustafa Karasu, “Hükümet, biz inkârı kaldırdık diyor ama öyle bir şey yok. Hukukta, yasada, anayasada da inkârı kaldıracak, asimilasyonu yok edip kaldıracak bir kök yasa olabilir, bir çerçeve yasa olabilir” dedi.

9 Haziran 2026
Karasu: Hukukta inkarı kaldıracak bir kök yasa olmalı
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Medya Haber TV’de yayınlanan özel programa katılan KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Kürdistan, Ortadoğu ve Türkiye’deki gündemlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, “umut hakkı” konusunda Türkiye’ye süre verdiğini ve bu konuda 10 yılı aşkın süredir adım atılmadığını belirten Karasu, “Türk devleti sadece bu konuda değil, Kürt sorununu ilgilendiren, doğrudan ya da dolaylı ilgilendiren her konuda ya Avrupa Birliği’nin kararlarına uymamış ya da hep ertelemiştir. Bunu da Önderliği ilgilendirdiği için Türk devleti bunu dikkate almamıştır. Ama Avrupa Birliği de dünyanın her tarafında kendi kararlarının takipçisi olurken, üzerinde dururken, sıra Türkiye’ye geldiğinde gerçekten de kendi kararlarına sahip çıkmıyor, Türkiye’nin oyalamacı yaklaşımlarını kabul ediyor. Özcesi Türkiye’ye yaklaşırken hak, hukuk, adalet ölçüleriyle yaklaşmıyor. Siyasal yaklaşım gösteriyor. Bu yönüyle Türkiye de bunu bildiği için umut hakkı konusunda adım atmadı. Başka konularda da hep böyle oyalıyor veyahut şerh koyuyor. Böylelikle işlerini yürütüyor. Avrupa Birliği’ne üye olacağını diyor ama Avrupa Birliği’nin belki de en önemli kıstaslarına hep şerh koyuyor. Özellikle demokrasiyle ilgili konularda adım atmıyor. Çünkü demokratikleşme ile Kürt sorunu arasında doğrudan bağ var. Demokratikleşme adımları atılırsa Kürtler yararlanıyor diyor. Bu nedenle Avrupa Birliği’nin demokratikleşme yönündeki kararlarını hep böyle oyalıyor veyahut da şerh koyuyor. ‘Umut hakkı’ konusunda da böyle yaptı ama Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi gerekli tutumu almadı. Şimdi Haziran’da toplanacağı söyleniyor. Hatta toplanır mı toplanmaz mı biçiminde tartışmalar vardı. Bu ortamda barolar, hukuk örgütleri, sivil toplum örgütleri Avrupa Konseyi’ne raporlar gönderdiler, mektuplar gönderdiler. DEM Parti bu yönlü çağrılar yaptı, mektuplar gönderdi. Avrupa’daki Kürt kurumları, demokratik kurumlar bu yönlü çağrılar yapıyor. Yine Avrupa’da birçok demokrat, siyasetçi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesine çağrı yapıyor umut hakkı konusunda.

ADIM ATILMADI

Bu yönüyle tabii ki bunlar önemli ama daha da etkili mücadele vermek gerekiyor. ‘Umut hakkı’ konusu, demokratikleşme konuları sadece bu tür kararlara bırakılamaz. Avrupa Konseyi karar aldı, Türkiye yapar diye bırakılamaz. Öte yandan Devlet Bahçeli gelsin Meclis’te konuşsun, örgütünü feshetsin, silahlı mücadeleyi durdursun, ‘umut hakkı’ndan sonuna kadar yararlansın dedi. Ama bu konuda da bir adım atılmadı. Bu yönüyle Devlet Bahçeli’nin dedikleri çerçevesinde şimdiye kadar ‘umut hakkı’ konusunda adım atılması gerekiyordu. Çünkü PKK’nin feshi gerçekleşti, silahlı mücadele durduruldu, birçok başka adımlar atıldı. Ama bu konuda Önder’in ‘umut hakkı’ konusunda muhatap alınması, resmi muhatap ve siyasal sıfatı konusunda adımlar atılmadı” dedi.

Bu konuda adım atılmamasının süreci olumsuz etkilediğini toplumda ve siyasi çevrelerde kaygıların arttığını belirten Karasu, “ Eğer Önder Apo’nun özgür çalışır koşulları olmazsa ya da süreçte aktif hale gelmezse tabii ki süreç ilerlemez. Umuyoruz ki Önder Apo’nun daha fazla inisiyatif bulması, daha fazla sürece katkı sunacak, müdahil olacak ilişkiler içinde olması sağlanır. Böylece süreçte ilerleme olur” diye ifade etti.

KOMİSYON RAPORU

Yasal adım atılmamasına dair değerlendirmelerde bulunan Karasu, “Bırakalım orada belli bir biçimde ortaya konulan yasaların çıkarılmasını, yasa çıkarılmadan yapılacak şeyler vardı. O raporun altıncı ve yedinci maddesi bizzat hükümetin hemen derhal yapacağı şeylerdi. Sen buna uyacaksın zaten. Bu aslında ekstra bir adım değil. Yapılmamış bir görevin, sorunun yerine getirilmesi. Komisyon raporu bunu hatırlatmıştı, bunu ortaya koymuştu. Bu bile gerçekleşmedi. Bu konuda ayak diretiliyor. En yapılması gereken konuda adımlar atılmıyorsa, tabii ki yasayı gerektiren konular sıkıntılı oluyor. Şimdiye kadar yasa çıkmamasının nedeni biraz da öyle. Hükümetin, iktidarın rahatlıkla atabileceği adımları atmaması durumu var. Bu yaklaşım, bu zihniyet ister istemez yasa konusunda da bir gecikme ortaya çıkardı. Şimdi yasanın çıkacağından söz ediliyor. Böyle bilgi var.

Bu konuda Önder Apo’nun da bazı görüşler sunduğu konusunda bilgi var. Biz de bu bilgileri aldık. Sonucu nedir, ne olacak bilmiyoruz. Ama şimdiye kadar gecikti. Daha da fazla gecikmemesi lazım. Eğer niyet çözümse, Ortadoğu’nun durum ortada, Türkiye’nin sorunu ortada. Eğer istikrar yaratılacaksa, güven ortamı sağlanacaksa, sorunlar çözülecekse, o zaman niye gecikiliyor? Bu gecikme niye? Gerçekten böyle olunca toplumda da, Kürt halkında da, çeşitli çevrelerde de kaygı oluşur. Umarız bu konuda söyleniyor ya, bir yasa çıkar ve bu yönlü adımlar atılarak süreç hızlanabilir” diye ifade etti.

SÜRECE GÜVENİ ZAYIFLATAN YAKLAŞIMLAR

Karasu, çerçeve yasa ve yasal düzenlemelerin sağlıklı ilerleyebilmesi için atılması gereken adımları şöyle sıraladı: “Kürt sorunu Türkiye açısından ciddi bir sorun ve sorunların sorunudur. Kürt sorunu söz konusu olduğunda, Türkiye’de karar alıcılar, siyasetçiler netleşmiyor, doğru yaklaşım içine girmiyor, hep böyle gelgitleri yaşıyorlar. Ya da hep böyle bir hesap yapıyorlar. Diyelim mücadeleyi zayıflatma hesabı, seçim hesabı, başka hesaplar yapıyorlar. Bir yönüyle, bu bir özel savaş oluyor. Gerçekten şimdiye kadar böyle önemli bir süreç var, yüzyıllık en önemli sorun çözülecek; AKP’ye yakın basın bir özel savaş yürütüyor. Sürecin ilerlemesini sağlayan değil de köstekleyen, sürece karşı güveni zayıflatan bir yaklaşım ortaya koyuyorlar. Ortaya çıkacak çerçeve yasa için de böyle. Bilmiyoruz tabii, AKP iktidarı nasıl bir şey sunuyor fakat o söylenenler öyle olmaz. Öyle tek taraflı, Önder Apo’nun dediklerini dikkate almayan, Hareket’in dediklerini, Kürt halkının dediklerini dikkate almayan, sorunun çözümünde ön açıcı olmayan, sadece tasfiyeye yönelik, sadece silahların bırakılmasına yönelik bir yaklaşım, doğru bir yaklaşım değil tabii.

Yüzyıllık sorun çözülecek. Meclis’in raporu öyle değil miydi? Yüzyıllık sorunu değerlendiriyordu, tartışıyordu. Kendileri de söylüyorlar. Böyle bir soruna ciddi yaklaşılır. Bir bakımdan o belirtilen konular, söylenenler bir özel savaş yöntemi. Artık toplumun nabzını mı ölçüyorlar? Bilmem tepkileri mi azaltmak istiyorlar? İşte böyle bir çerçeve şey ederek bunu dayatmaya mı çalışıyorlar? Böyle gerçekten bir özel savaş yöntemi.

Büyük ihtimalle arkasında hükümet de var. Bu süreç içinde MİT de belli bir rol oynuyor. Herhalde arkasında o da var. Niye böyle? Başından beri basının yaklaşımı olumlu olmuyor. Belirttiğiniz gibi, Önder Apo süreci ilerletmek istiyor. O konuda Önder Apo da görüşlerini sundu, hızla çözülmesini de istiyor. Önder Apo, bu yönlü görüşlerini hükümete de sunmuş bulunuyor. Bunu biliyoruz. Ama hükümet ne cevap verdi, ne konuda ortaklaşma oldu, nasıl oldu; bilmiyoruz. Ama böyle bir tartışmanın olduğunu, Önderliğin de görüşlerini sunduğunu, bir yasa konusunun tartışıldığını biliyoruz.

DEMOKRATİKLEŞMENİN ÖNÜ AÇILMALI

Bize bir çerçeve gelmedi. Tabii ki gelirse biz de düşüncelerimizi iletiriz. Çünkü sorun doğrudan bizi ilgilendiriyor. Bizi ilgilendirdiğine göre tabii ki gelirse, Önder Apo bize iletirse biz de düşüncelerimizi belirtiriz. Şu açık; biz zaten Önder Apo’yu baş müzakereci kabul etmişiz. Onun yaptığı müzakereleri, yapacağı müzakereleri zaten kabul etmişiz. Çünkü Önderlik baş müzakereci. Ama tabii ki konu çok önemli olduğu için, bizim düşüncelerimiz de herhalde alınmak istenir, öğrenilmek istenir. Öyle bir şey olursa biz de düşüncelerimizi belirtiriz. Nasıl bir yasa diyorsunuz? Çerçeve yasa deniliyor, kök yasa deniliyor. Öyle bir yasa olmalı ki, birçok şeyin önünü açacak. İşte demokratikleşmenin önünü açacak bir yasa olmalı. İnkârı kaldırmanın önünü açacak bir yasa olmalı. Hükümet, biz inkârı kaldırdık diyor ama öyle bir şey yok. Sözde. Hukukta, yasada, anayasada yok. Hukukta, yasada, anayasada da inkârı kaldıracak, asimilasyonu yok edip kaldıracak bir kök yasa olabilir, bir çerçeve yasa olabilir.

ÇÖZÜM PERSPEKTİFİ OLMALI

Yine özgürce demokratik siyaset yapılacak. Kimsenin düşüncelerinden dolayı içeri atılmadığı bir yasa olması lazım. Şimdi siyasetçiler zindanları doldurmuş. Diyelim yerel demokrasi yok. Wan’da halk ne yaptı? Bütün il ve ilçelerin belediye başkanlarını aldı. Ne yaptı hükümet? Kayyum atadı. Böyle olabilir mi? Bunların hepsinin önünü alacak bir yasa olacak. 100 yıllık Kürt sorununun çözümü için bir kök yasa, bir yol açacak. Böyle adım, adım bu kök yasa çerçevesinde diğer tüm sorunların da çözümünü sağlayacak, çözümüne yol açacak bir kök yasa olması gerekiyor. Böyle olursa zaten anlamlı olur. Yoksa sorunları çözmeyecek. 100 yıllık sorunları ilgilendirmeyecek. Demokratik siyaseti ilgilendirmeyecek. İnkârı, asimilasyonun tümden kalkacağı bir zemin yaratmayacak. Sadece silahların bırakılması. Böyle olmaz. Evet, silahlar susmalı. Çatışmanın olmadığı demokratik siyaset ortamında sorunlar çözülmeli. Ama bir çözüm perspektifi olmalı. Biz yasa konusunda bunları belirtebiliriz.”

CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararına dair de değerlendirmelerde bulunan Karasu, şu ifadelerde bulundu: “Bir yönü CHP’yi dizayn etmek. AKP iktidarı kendine göre muhalefet yaratmak istiyor. Defalarca söyledi ya Türkiye’de doğru muhalefet yok. Doğru muhalefet nedir? Senin dediğin gibi mi olacak? Senin istediğin gibi mi olacak? Kimse kendine göre muhalefet arayamaz. Muhalefet zaten senin dediğin gibi olmayacak. Sana muhalefet edecek. Eskiden derlerdi işte ekselanslarının muhalefeti, bilmem kral, kraliçe muhalefeti, işte onların muhalefeti gibi kavramlar vardı. Şimdi böyle bir şey aranıyor. Tabii bir yönü bu. Ama sadece bu mu? Sadece bu değil tabii. Şimdi demokratik siyasete yönelik bir şey var. Sorun CHP değil. CHP değil. Siyasete böyle yargının müdahil olmaması lazım. Yargı ne şey edebilir? Diyelim belli çok. Adi şeyler olabilir, o da kişiler olabilir. Kişilerle ilgili karar alabilir. Bilmem her partide bir şey de işleyebilir, suç da işleyebilir. Bu AKP’de de olabilir, MHP’de, CHP’de de olabilir. Fakat şimdi bilmem şurada şu olmuş, bu olmuş.

TÜRKİYE’NİN TEMEL SORUNU ARAÇSALLAŞTIRILAMAZ

Gerçekten bunlar hikâye şeyler. AKP’de neler olduğunu biliyoruz. Eğer böyle paraysa, dolandırıcılıksa, rüşvetse, adam kayırmaysa, diyelim deveyi hamuduyla yutmaysa bunlar zaten AKP iktidarında olan şeyler. Belediyeler, bütün belediyelerde her zaman bu tür şeyler olur. Ama sorun burada şey değil. Sorun tabii ki demokratik şeydir. Türkiye’nin en temel sorununu çözüyorsun, çözmek istiyorsun. O zaman ana muhalefetin desteğini al. İşte bizi en fazla kuşkuya düşüren de o. Bu sorunu çözeceksin, tamam, çözersin. Bu Türkiye’nin sorunudur. Bu ne AKP’nin sorunudur, ne MHP’nin ne CHP’nin; bu, bütün Türkiye’nin sorunudur. Böyle bakmak lazım. Ama şimdi böyle bir yaklaşım olunca çeşitli şeyler ortaya çıkıyor. Yine diyorlar işte; seçime gitme… Böyle olmaz. Seçime böyle yaklaşılmaz. Ya da Türkiye’nin en temel sorunu böyle araçsallaştırılamaz. Eğer böyleyse çok tehlikeli, çok kötü. O zaman Türkiye tarihinin en kötü politikası budur denilebilir. Bu yönüyle doğru yaklaşmak lazım.

CHP’YE YÖNELİK SALDIRILAR

Devlet sıkışmış. Bu sorun Türkiye’yi zorluyor. İktidarı da zorluyor. İktidar diyor ki; bu sorun çözülürse şu kadar uçarız, bu kadar uçarız, bu kadar gelişiriz, bu kadar şöyleyiz. Evet, öyle olur. Onun için tabii ki adım da atmaları gerekir. Eğer bu yönüyle adım atarlarsa, bu CHP için de iyidir, herkes için iyidir, bütün muhalefet için iyidir. Böyle Kürt sorununun çözümü konusunda belli bir adım atılırsa, bunu herkesin sahiplenmesi lazım. Bu AKP sorunu, MHP sorunu değil. Ya da belli bir adım atılacaksa onu AKP, MHP yapıyor denilemez. O Türkiye’deki demokratikleşme birikiminin sonucu olduğu gibi Türkiye’deki ağır sorunların çözümü, sonucu devletin zorlanması konusunda attığı adımlar olarak görmek lazım. Böyle bakmak lazım. Bu yönüyle tabii ki biz bu CHP’ye yönelik saldırılara karşı zaten baştan tutumumuzu koyduk. Bu konuda biz de tutumumuzu koyduk. DEM Parti de tutumunu koydu. Önderlik de böyle olmaz dedi. Bu yönüyle gerçekten tutumumuz nettir. AKP başka daha ne hesaplıyor bilmiyoruz. Ama belli ki, diyelim majestelerinin ya da ekselanslarının muhalefeti gibi bir muhalefet arayışı var.”

MA

İlgili Haberler

İran, bir kolberi katletti
Gündem

İran, bir kolberi katletti

6 Temmuz 2026
NATO ve AB’den ortak makale: Savaşa hazır olmalıyız
Gündem

NATO ve AB’den ortak makale: Savaşa hazır olmalıyız

6 Temmuz 2026
Sri Lanka’daki cezaevinde 25 kişi yaşamını yitirdi
Gündem

Sri Lanka’daki cezaevinde 25 kişi yaşamını yitirdi

6 Temmuz 2026
AYM, Birlik’in katledilmesinde ihlal görmedi, sürüklenmesinde ihlal kararı verdi
Gündem

AYM, Birlik’in katledilmesinde ihlal görmedi, sürüklenmesinde ihlal kararı verdi

6 Temmuz 2026
DEM Parti Kadın Meclisi: NATO’ya itiraz kadınların özgürlük mücadelesidir
Gündem

DEM Parti Kadın Meclisi: NATO’ya itiraz kadınların özgürlük mücadelesidir

6 Temmuz 2026
ABD’de aşırı sıcak hava dalgası nedeniyle 25 kişi öldü
Gündem

ABD’de aşırı sıcak hava dalgası nedeniyle 25 kişi öldü

6 Temmuz 2026
Politika'dan Günün Yorumu
İç Politikayı Nasıl Değerlendiriyoruz?
Politika'dan Yorum

İç Politikayı Nasıl Değerlendiriyoruz?

Politika Haber
14 Haziran 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

İran, bir kolberi katletti

İran, bir kolberi katletti

6 Temmuz 2026
NATO ve AB’den ortak makale: Savaşa hazır olmalıyız

NATO ve AB’den ortak makale: Savaşa hazır olmalıyız

6 Temmuz 2026
Sri Lanka’daki cezaevinde 25 kişi yaşamını yitirdi

Sri Lanka’daki cezaevinde 25 kişi yaşamını yitirdi

6 Temmuz 2026
AYM, Birlik’in katledilmesinde ihlal görmedi, sürüklenmesinde ihlal kararı verdi

AYM, Birlik’in katledilmesinde ihlal görmedi, sürüklenmesinde ihlal kararı verdi

6 Temmuz 2026
DEM Parti Kadın Meclisi: NATO’ya itiraz kadınların özgürlük mücadelesidir

DEM Parti Kadın Meclisi: NATO’ya itiraz kadınların özgürlük mücadelesidir

6 Temmuz 2026
ABD’de aşırı sıcak hava dalgası nedeniyle 25 kişi öldü

ABD’de aşırı sıcak hava dalgası nedeniyle 25 kişi öldü

6 Temmuz 2026
Demirtaş: Rojin hepimizin kızıdır, kimse bu dosyayı kapatamaz

Demirtaş: Rojin hepimizin kızıdır, kimse bu dosyayı kapatamaz

6 Temmuz 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!