Ordu Çevre Derneği, hakkında yürütmeyi durdurma kararı verilen Korgan ilçesi Korgan Yaylası ve Aybastı Perşembe Yaylası’ndaki maden sondajına ilişkin açıklama yayınladı. Perşembe Yaylası’nda planlanan madencilik faaliyetlerine karşı yürütülen mücadelenin tüm Ordu’nun doğal, kültürel ve yaşamsal değerlerini koruma mücadelesi olduğu vurgulanan açıklamada, bu nedenle ortak mücadeleyi daha güçlü, daha koordineli ve daha etkili yürütmeyi amaçladıkları belirtildi.
Doğayı savunmanın kişisel ya da kurumsal görünürlük meselesi olmadığı kaydedilen açıklamada, “Gelecek kuşaklara karşı ortak sorumluluğumuzdur. Bu nedenle hiçbir kurumun, siyasi yapının ya da bireyin dışarıda kalmadığı, bilginin, deneyimin ve emeğin ortaklaştırıldığı bir mücadele anlayışını savunuyoruz. Perşembe Yaylası’nın, su kaynaklarımızın, meralarımızın, yaşam alanlarımızın ve geleceğimizin korunması için ekoloji duyarlılığı taşıyan tüm kurumları, siyasi partileri, demokratik kitle örgütlerini, meslek odalarını ve yurttaşlarımızı ortak platform etrafında kenetlenmeye davet ediyoruz. Konumuzla ilgili olması nedeniyle AKP milletvekilleri Sayın Mustafa Hamarat ve Sayın İbrahim Ufuk Kaynak’ın açıklamalarına değinmek gereklidir. Her iki vekilimiz de, İdare Mahkemesince Yürütmeyi Durdurma kararı verilinceye kadar ortalıkta gözükmezlerken, karar sonrası bir takım açıklamalarda bulunmak zorunluluğu hissetmiş olmalılar ki; Sayın Hamarat, karar vericiler sanki kendi partisi ilgili organları değilmiş gibi, ‘… sondaj yoğun olarak bentonit madeninde yapılmaktadır. Biz vahşi madenciliğe sonuna kadar karşıyız…’ biçiminde açıklama yapmıştır” ifadeleri yer aldı.
DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Bentonit madeni için sondaj gerekmediği, sondajın metalik maden ve jeotermal kaynaklarının aramalarında kullanıldığı aktarılan açıklamada, “Vahşi madenciliğin dik alası Fatsa Bahçeler’deki altın işletmesinde yapılırken bir kez olsun müdahalesi, eleştirisi olmuş mudur? Sayın Kaynak ise daha da ileri gidip, ‘madene hayır demek Türkiye’yi köleleştirmek demektir’ diye, boyundan büyük laf etmiş. Bilmez mi ki, Güney Afrika’nın tüm yer altı kaynaklarını, madenlerini talan eden şirket ve yerli işbirlikçileri, süreç içinde Güney Afrika halkını tam anlamı ile köleleştirmiştir. Yakın tarih böyle diyor, okuyan ve bilenler için. 5 Haziran Dünya Çevre Gününde, Türkiye’nin yıl sonunda ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinin iklim politikalarına yönelik tartışmaların yoğunlaşacağı önemli bir dönem olduğu, karar alıcıları iklim krizine karşı bilim temelli, adil ve doğa dostu politikaları hızla hayata geçirmeye çağırıyoruz. Son olarak, doğayı savunmanın yolu ortak akıldan, dayanışmadan ve birlikte mücadeleden geçmektedir” denildi.
MA

















