Türkiye’de kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri artıyor ancak bu ölümlere ilişkin resmi veri tutulmuyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre 2025 yılında 294 kadın cinayeti, 297 şüpheli kadın ölümü yaşandı. Yine KCDP’nin verilerine göre 2026’nın ilk 4 ayında 99 kadının ölümü şüpheli olarak kayıtlara geçti. İzmir’in Bornova ilçesinde 24 Aralık 2024’te yaşamını yitiren Havin Aşkan’ın ölümü de kayıtlara intihar olarak geçirilmek istendi. Ancak ailesi ve kadınların mücadelesi sonucunda intihar ettiği iddia edilen Havin’in tırnak aralarında ve kendini astığı iddia edilen eşarpta evli olduğu uzman çavuş İ.T.’nin DNA örnekleri bulundu. Havin Aşkan’ın ölümüne dair hazırlanan ve iddianamede İ.T. hakkında “kasten öldürme” iddiasıyla iddianame hazırlansa da İ.T.’nin tutuklanmasına yönelik talepler ise reddedildi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilci Tülin Osmanoğulları, Havin Aşkan dosyası ve şüpheli kadın ölümlerine dair konuştu.
‘ŞÜPHELİ ÖLÜMLERDE DEVLET- KOLLUK İŞBİRLİĞİ VAR’
Havin Aşkan’nın intihar diye kapatılmaya çalışılan dosyasında 1,5 yıl hiç vazgeçmeden ailesi ile birlikte mücadele verdiklerini belirten Tülin Osmanoğulları, “Havin Aşkan 24 Aralık 2024’te Bornova’da evinde sabah çok erken evinde evli olduğu erkek tarafından ölü bulunuyor. Adli Tıp Kurumu Havin’nin 170 cm boyunda 65 kilo olduğunu yazmış. Bu boy ve kiloda bir insanın 2 eşarp ile yanında 2 yaşında çocuğu varken ‘intihar’ etmeme ihtimali oraya giden kolluğun ve savcının hiç aklına gelmiyor. Çünkü yanındaki eşi ‘İntihar etti’ diyor. Biz tam da böyle durumlarda diyoruz ki; olay yerine giden kolluk ve savcının olayı hemen intihar olarak değil şüpheli bir ölüm olarak görmesi olay yerinin hemen kapatılması yanındaki erkeğin gözaltına alınması, telefonuna el konulması, etkin bir inceleme soruşturma yapılması gerekir. Ama biz bütün şüpheli kadın ölümlerin de olduğu gibi Havin’de de bütün bunların yapılmadığını görüyoruz. Havin’nin saatler süren ilk duruşmasında gördük ki; kolluk ve savcı işini yapmamış bu yüzden daha çok soruşturma aşamasında yapılması gerekenler yapıldı” ifadelerini kullandı
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilci Tülin Osmanoğulları, Havin Aşkan dosyası ve şüpheli kadın ölümlerine dair konuştu.
‘ŞÜPHELİ ÖLÜMLERDE DEVLET- KOLLUK İŞBİRLİĞİ VAR’
Havin Aşkan’nın intihar diye kapatılmaya çalışılan dosyasında 1,5 yıl hiç vazgeçmeden ailesi ile birlikte mücadele verdiklerini belirten Tülin Osmanoğulları, “Havin Aşkan 24 Aralık 2024’te Bornova’da evinde sabah çok erken evinde evli olduğu erkek tarafından ölü bulunuyor. Adli Tıp Kurumu Havin’nin 170 cm boyunda 65 kilo olduğunu yazmış. Bu boy ve kiloda bir insanın 2 eşarp ile yanında 2 yaşında çocuğu varken ‘intihar’ etmeme ihtimali oraya giden kolluğun ve savcının hiç aklına gelmiyor. Çünkü yanındaki eşi ‘İntihar etti’ diyor. Biz tam da böyle durumlarda diyoruz ki; olay yerine giden kolluk ve savcının olayı hemen intihar olarak değil şüpheli bir ölüm olarak görmesi olay yerinin hemen kapatılması yanındaki erkeğin gözaltına alınması, telefonuna el konulması, etkin bir inceleme soruşturma yapılması gerekir. Ama biz bütün şüpheli kadın ölümlerin de olduğu gibi Havin’de de bütün bunların yapılmadığını görüyoruz. Havin’nin saatler süren ilk duruşmasında gördük ki; kolluk ve savcı işini yapmamış bu yüzden daha çok soruşturma aşamasında yapılması gerekenler yapıldı” ifadelerini kullandı
‘ZORLU MÜCADELE İLE ADALETE ERİŞMEYE ÇALIŞIYORUZ’
Görevini yapmayan kolluk ve yargı mensuplarına görevlerini yapmaları için baskı yaptıklarını dile getiren Tülin Osmanoğulları, “Havin’in duruşmasın da avukatların olay yeri keşif talebi olayın üzerinden zaman geçtiği için reddedildi. Bu kabul edilir bir şey değil. Bu kadar zorlu bir mücadele ile adalete erişmeye çalışıyoruz. Geldiğimiz noktada siyasi iktidar ‘Aile yılı’ politikalarını hayata geçirmeye çalışarak, kadın cinayetlerinin şüpheli kadın ölümlerinin artmasını ve görünmez olmasını sağlamaya çalışmakta ama yıllardır yükselen ve hiç vazgeçilmeyen bir kadın mücadelesi var” dedi.
‘KAPATILAN DOSYALARDA DEVLET PRATİĞİNİ GÖRÜYORUZ’
Türkiye’de şüpheli kadın ölümlerinin özellikle İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldıktan sonra ciddi anlamda arttığını belirten Tülin Osmanoğulları, “Devlet kadın cinayetleri verilerini tutmadığı gibi şüpheli kadın ölümlerini de hiçbir şekilde tutmuyor. Hatta açığa çıkarmak ile yükümlü olmasına rağmen şüpheli kadın ölümü olgusunu kabul edip buna göre yasal düzenlemeler dahi yapmıyor. Bu yüzden bizim tespit ettiğimiz veriler ile devletin verisini karşılaştıramıyoruz. Çünkü onlarda böyle bir veri yok. Biz her ay veri yayınlıyoruz çoğu ayda şüpheli kadın ölümleri kadın cinayetlerini geçmiş oluyor. ‘İntihar’ diye kapatılan dosyalara baktığımız da gerçekten insanın kanını donduracak şekilde devlet pratiği olduğunu görüyoruz. Olayın şüphelisi kamu görevlisiyse bu durumda daha hızlı ve organize şekilde olayın üstünün kapatılması sağlanıyor. Şüpheli kadın ölümlerini açığa çıkarmak bütün kurumlara sorumluluk yüklüyor ve bu sorumluluktan kaçıyorlar. Bu durumda ortaklaşan bir devlet pratiğinden söz edebiliriz” diye belirtti.
Tülin Osmanoğulları, “Kadın cinayetlerini durdurana, şüpheli kadın ölümlerini açığa çıkarana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” dedi.
MA

















