Ankara’nın Gazi Mahallesi’nde 8 Aralık 2025 tarihinde evde yalnız kalan 46 yaşındaki A.A. isimli kadın, komşuları tarafından yüksek sesle müzik dinlediği gerekçesiyle polise ihbar edildi. Eve gelen polislerden Hüseyin Kılıç, kadına evinde dakikalarca cinsel saldırıda bulundu. Kadının şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Kılıç tutuklanırken, eve gelen diğer polis Ahmet Kayalı hakkında ise soruşturma aşamasında takipsizlik kararı verilerek, dosyaya dahil edilmedi. İddianamesi kabul edilen ve 22 Nisan’da hakim karşısına çıkan Kılıç hakkında, “nitelikli cinsel saldırı” suçundan 7 yıl 6 ay, “konut dokunulmazlığı ihlali” suçundan 10 ay hapis cezası veren mahkeme, tutukluluk süresini göz önünde bulundurarak tahliye kararı verdi.
A.A.’nın avukatı Nergiz Görnaz, dava sürecine ilişkin ajansımıza konuştu.
‘MÜVEKKİL KAÇARAK KURTULUYOR’
Nergiz Görnaz, ihbar üzerine gelen polis ekip amiri Hüseyin Kılıç ve yanındaki Ahmet Kayalı’nın A.A.’nın evde yalnız ve alkollü olduğunu anladıktan sonra kendisini azarlayıp, evde uyuşturucu araması yapacaklarını söyleyerek eve girdiklerini belirtti. Nergiz Görnaz, “Resmi giyimli ve bellerinde silah bulunan iki polis memuru, kamu görevlilerinin getirdiği güçten faydalanarak müvekkilin üzerine otorite kurdukları, korkuttukları bir durum söz konusu. Müvekkil zaten ifadesinde, o sırada öldürülmekten korktuğunu ve karşı çıkabilecek bir ihtimali olduğunu dahi düşünmediğini söylemişti. Bir süre sonra evin içinde oyalanarak gelişi güzel aramalar yapılıyor. Müvekkili psikolojik olarak baskı altına alacak şekilde tehditvari davranışlarda bulunuyorlar” dedi. Aramadan sonra Ahmet Kayalı adlı polisin evden ayrıldığını, bu sırada ekip amiri olan Hüseyin Kılıç’ın A.A.’ya cinsel saldırıda bulunduğunu söyleyen Nergiz Görnaz, “Bu cinsel saldırı süresi boyunca müvekkil zaten yine öldürülmekten korktuğundan bahsediyor. Müvekkil yaklaşık yarım saat sonra bir fırsatını bulup evden can havliyle kendini dışarı atıyor” diye belirtti.
EVE GİDEN POLİS ALKOL ALMIŞ
Evden daha önce ayrılan polis Kayalı’nın kamera kayıtlarına göre apartmana giriş ile çıkışı arasında 53 dakika olduğuna dikkati çeken Nergiz Görnaz, “Aslında bu da bize, diğer polis memurunun daireden çıktıktan sonra apartmanın içinde bir süre daha oyalandığını gösteriyor. Ki kendisi de evden çıktıktan kısa bir süre sonra ekip aracıyla bir trafik kazası yapmış ve alkollü olduğu tespit edilmiş. Yani aslında polislerin müvekkilin evine gelmeden önce alkol aldıklarını söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı. Kayalı ile birlikte devriyede bulunan fail Kılıç’ın da görev sırasında alkollü olma ihtimalinin yüksek olduğunu ancak bunun tespit edilemediği belirten Nergiz Görnaz, “Kendisi tabii ki bunu yargılama süresinde kabul etmedi. Yine bununla ilgili hakkında da herhangi bir test yapılmamıştı. Müvekkil kendisini dışarı atmayı başardıktan sonra komşularından daha sonra da yan apartmanda bulunan yakınlarından yardım istiyor. Yan apartmandan bir kadın, müvekkili içeri alarak ona yardımcı oluyor. Sakinleştirmeye çalışıyor. Tüm bu sürede cinsel saldırıda bulunan polis memuru, o sırada müvekkilin peşinde. Bu hem tanık beyanlarında hem de kamera görüntülerinde açıkça görülüyor” ifadelerini kullandı.
‘DİĞER POLİSİN İŞTİRAK İRADESİ VAR’
Müvekkili A.A.’nın olaydan bir gün sonra karakola gidip şikayette bulunduğunu hatırlatan Nergiz Görnaz, “Soruşturma aşamasında da çok fazla delil toplanmıştı zaten. Müvekkilin evindeki parmak izlerinden kamera kayıtlarına neyse ki çok fazla delil kaybolmadan el konulabildi. Ne yazık ki evi erken terk eden polis memuru Ahmet Kayalı hakkında ‘cinsel saldırı, konut dokunulmazlığını ihlal ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından takipsizlik kararı verildi. En başta buna itiraz ettik ama ne yazık ki kovuşturma aşamasında yansıyamadı. Yani burada tek bir polisin tek başına işlediği bir suçtan kesinlikle bahsedemeyiz. Kesinlikle bir iştirak iradesi var. Olay yerine birlikte geliyorlar. Müvekkilin üzerinde kurulan baskının orada iki polis memuru olmasıyla da çok fazla alakası var tabii ki. Ayrıca bir polis memuru, ekip arkadaşının bulunduğu yerde nasıl terk edip gidebiliyor? Bu zaten polisliğin ifa ediliş şekline ve orada ekip olmanın gereklerine aykırı” diye belirtti.
‘BASİT DEĞİL NİTELİKLİ SUÇ’
Polis Kayalı’nın evi terk etmesindeki amacın işlenecek olan suçu kolaylaştırmak ve destek olduğuna dikkat çeken Nergiz Görnaz, “Hüseyin Kılıç hakkındaki davada ‘basit cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığı ihlali’ suçlarından iddianame düzenlenmişti. Burada basit cinsel saldırı olması da çok sorunlu. Öncelikle kişi bir kamu görevlisi zaten. Yani basit değil tamamen bir nitelikli hal. Kamu görevinin getirdiği nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle, bundan güç alarak bu suçu işliyor” dedi.
‘DAVA AĞIR CEZADA GÖRÜLMELİ’
Polis Kılıç’ın işlediği suçun “nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs” olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Nergiz Görnaz, “Burada sadece sarkıntılık düzeyinde kalan bir eylemden bahsetmiyoruz. Müvekkilin kendisini bir şekilde kurtarması nedeniyle teşebbüs aşamasında kalmış bir suçtan bahsediyoruz. Bu nedenle de ‘nitelikli cinsel saldırı’dan açılması gerektiğini ve ağır ceza mahkemesinde açılması gerektiğini düşünüyoruz. Zaten yargılama aşamasında da yine bu itirazlarımızı defalarca dile getirdik” ifadelerini kullandı.
‘BİR CEZASIZLIK ÖRNEĞİ’
Fail polis Kılıç’ın ceza almasıyla birlikte ilk duruşmada tahliye edilmiş olmasının cezasızlık örneği olduğunun altını çizen Görnaz, “Verilen ceza açısından da maruz kalanın içini rahatlatmayan, adalet duygusunu tatmin etmeyen bir sonuçla karşı karşıya kalıyoruz. İstinaf aşaması sonuçlanana kadar, sanık serbest gezecek. Yine bir cezasızlık örneği diyebiliriz bu duruma da. Soruşturma aşamasında dinlenen birçok tanık duruşmada dinlenmedi. Diğer yandan ilk celsede karar verilmesini de olumsuz olarak değerlendirebiliriz. Çünkü en baştan bu dosyanın Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmemesine dair taleplerimizi dile getirmiştik. Ancak birden esas hakkında mütalaa yüzümüze okundu ve o gün karar verileceği söylendi. Her ne kadar ‘basit cinsel saldırı’ suçundan 7 yıl 6 ay gibi mağdur açısından olumlu değerlendirilebilecek bir ceza alınmış olsa bile yargılamada büyük aksaklıklar var. Bununla birlikte zaten ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçu bakımından da beraat kararı verildi” diye belirtti.
‘ÜLKE SİYASETİNDEN BAĞIMSIZ DEĞİL’
Gerekçeli kararın hazırlanmasının ardından İstinaf Mahkemesi’ne başvuracaklarını söyleyen Nergiz Görnaz, şöyle devam etti: “Aslında bunlar hem ülke siyasetinden hem de diğer yargılamalardan çok bağımsız şeyler değil. Bizim dosya özelinde baktığımızda büyük ve tek bir olayın parçalara ayrılarak görünmez kılındığını görüyoruz. Polisler hakkında açılan soruşturmalar ayrılıyor. Bir polis hakkında takipsizlik kararı veriliyor. Görevi kötüye kullanmadan başka bir dosya açılıyor. Bu şekilde kadınların adalet mücadelelerinin önü kesilmeye çalışıyor. Kadınlar için adalet arayışı yıldırıcı bir hale geliyor. Böylece erkek şiddeti, daha görünmez ve önemsiz kılınmaya çalışılıyor. Saldırının ardından müvekkil çekindiği için bir gün sonra şikayetini yapabiliyor. Zaten şikayetçi olmak için gittiği karakol, bu iki polis memurunun çalıştığı karakoldur. Yani en baştan zaten ‘Olayı nasıl ispatlayabilirim, kime neyi nasıl anlatabilirim’ gibi bir kaygısı vardı. Ama bir kere bu sürece başlamaya karar verdikten sonra kendisiyle dayanışan kadınları da görmesi onun için güçlendirici oldu. Bu kadar büyük bir olayın duyulabilmesinde öncelikle kadın dayanışmasının etkisi çok büyük. Buradaki mücadeleyi, verilen kararlardan ya da hapis cezalarından ibaret görmüyoruz. Bir yandan oradaki yani hem sokakla hem mahkeme salonlarıyla birlikte ilerlemesi gerektiğini düşünüyoruz. Gerekçeli karar hazırlandıktan sonra istinafa başvuracağız. Diğer fail polis Ahmet Kayalı hakkında da yargı sürecinin başlaması için başvurularımız devam edecek.”
MA / Sema Bingöl

















