İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Köy Tiyatroları Festivali bu sene “Kadın emeği” temasıyla gerçekleştirildi. Festivalde ev kadınlarından emekli kadın öğretmenlere uzanan meslek gruplarından oluşan oyuncular kadın emeğini sahnede oyunlarla görünür kılmayı hedefledi. Bu ekiplerden birisi olan Ürkmez Kadın Tiyatrosu oyuncuları da ilçelerde çocuklar için yüz boyama, palyaço ve pandomim gibi oyunlarla yetişkinler için ise dram, komedi gibi konularla sahne alıyor.
Ürkmez Kadın Tiyatrosu oyuncularından Seçil Sarıkaya, festival kapsamında çocuklarla bir arada olduklarını belirterek şunları söyledi: “Çocuklarımızı güldürebilmek, onların yüzlerine gülücük kondurabilmek için şu an buradayız. Ürkmez Kadın Tiyatrosu 11 sene önce kadınların sesi olarak kurulmuş olan bir grup.”
KADINLARIN OLUŞTURDUĞU BİR TİYATRO
Oyuncu Hamide Ulu da emekli öğretmen olduğunu ve kadınların sesi olabilmek için tiyatroya başladığını söyledi. Bazı oyunlarının tamamen kadın emeği üzerine olduğunu aktaran Hamide Ulu, “Biz kadınlardan meydana gelmiş bir tiyatroyuz. Bir tane de erkek oyuncu arkadaşımız var. O da bizimle beraber sahneye çıkıyor. Sahne kadına güven, kendine güven duymayı, ayakta durabilmeyi öğreten bir olgu. Sahneye çıktığımız zaman zaten aldığımız rolün üstesinden gelebilmek için o role bürünmeniz gerekiyor. Nasıl ki Hayatta belli rollere bürünüyoruz burada da öyle oluyor. Ben tiyatroya başlayalı 8-9 yıl oldu. Buraya gelmek, tiyatronun içinde olmak bizi iyileştiriyor. Kendimize güvenimizi yerine getiriyor. Çevremizden çok güzel geri dönütler alıyoruz. Bizi ağlattınız, bizi çok güldürdünüz. Şimdi de Bugünkü işimiz çocukları güldürmek. Zaten önemli olan da çocuklar” ifadelerini kullandı.
‘ÇOCUKLARI EĞLENDİRMEK İÇİN VARIZ’
Tiyatro oyuncularından Hülya Uysal da tiyatronun önemli bir sanat dalı olduğunun altını çizerek herkesin bu sanat dalı içerisinde yer alması gerektiğini belirtti. Gönüllü olarak tiyatroya katıldıklarını ileten Hülya Uysal, “Bu oyunlar haricinde de biz çeşitli ilçelere, şehirlere yüz boyası yapmaya gidiyoruz. İnanın o kadar mutlu oluyor ki o çocuklar. O çocukların mutluluğu bize gerçekten hayat veriyor, enerji veriyor. Hop hop hop oluyoruz, zıp zıp zıplıyoruz ama hiçbir şekilde söylenmiyoruz. Çünkü iyi geliyor bize. Onun için de çocuklarımız hep gülsün diye her zaman onların yanındayız. Her zaman onları eğlendirmek için varız biz” dedi.
‘KADINLARIN SESİ OLDUĞUMUZ İÇİN MUTLUYUZ’
Ürkmez Kadın Tiyatrosu’nun kadın emeği üzerine kurulduğunu kaydeden Gönül Aydemir, “Burada balık yemeği değil balık tutmayı öğrendik. Biz kendi kostümlerimizi kendimiz alıp, dikip hazırlıyoruz. Sahneye çıktığımız zaman da sahne dekorlarını tamamıyla ekip olarak bizler yapıyoruz. Dışarıdan bazı kadın arkadaşlarımız aramızda olmak istiyorlar ama daha çok eşlerinden çekinerek böyle bir girişimi düşünemiyorlar. Çok takdir alıyoruz. Kadınların sesi olabiliyorsak ne mutlu bize diyorum. Çok severek içinde olduğum bir tiyatro grubu” şeklinde konuştu.
‘KADIN EMEĞİ GÖRÜNMÜYOR’
Şerife Serbest ise kadının sadece ev içindeki görünmeyen kadın emeğini vurgulayarak konuşmasına şöyle devam etti: “Ben de ev kadını olarak hiç evde oturmayı sevmem. Sanat dallarıyla uğraşırım. Özellikle tiyatro benim yaşam kaynağım. Çocuk oyunları olduğu zaman bir de yüz boyamaya gidiyoruz ilçelere. Orada onlar mutlu oldukça biz de mutlu oluyoruz. Çocuklar hep gülsün diyorum.”
MA

















