Gazeteci, siyasetçi, hukukçu ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin de aralarında olduğu yüzlerce kişi hakkında gerçeğe aykırı beyanlarda bulunan Ümit Akbıyık’ın iddialarının altında imzası bulunan avukat Abdullah Barış’a dair her gün yeni bir bilgi ortaya çıkıyor.
Akbıyık’ın beyanları üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 25 Nisan 2023 tarihi ve sonrasında yüzlerce kişi gözaltına alındı, tutuklandı ve yargılandı. Sonraki süreçlerde Akbıyık’ın iddiaları tek tek çürürken, yargılananların büyük çoğunluğu beraat etti. Tüm bu süreç devam ederken, Akbıyık’ın beyanlarının avukat Abdullah Barış’ın yokluğunda alındığı ve sonradan avukatın tutanaklara imza attığı ortaya çıktı.
Söz konusu avukata dair benzer bir durum daha ortaya çıktı. Barış’ın imzasının, ifadelerine katılmamasına rağmen Mehmet Şah Bozkuş adlı kişinin beyanlarının altında olduğu öğrenildi.
Edinilen bilgilere göre; 106 kişi hakkında hazırlanan ifade tutanağı 2021 yılında zorla Mehmet Şah Bozkuş’a imzalatıldı. Bozkuş, aynı yılın Ağustos ayında söz konusu beyanların kendisine zorla imzalatıldığını belirterek, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayetçi oldu. Bozkuş başvurusunda, beyanlarının altında imzası bulunan avukat Barış hakkında da şikayetçi oldu.
KIZLARI DA TEHDİT EDİLDİ
Bozkuş, başvurusunda dikkat çekici bilgiler paylaştı. 9 Ocak 2021’de “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandığını ve aynı yılın Mayıs ayında serbest bırakıldığını belirten Bozkuş, cezaevi çıkışında 4 tane sivil polis tarafından savcılık kararı üzerine yeniden gözaltına alındığını aktardı.
Bozkuş, gözaltında kendisine “Sen avukat tutmayacaksın, senin avukatların teröristtir, biz sana avukat tutacağız” denildiğini, daha sonra Yenişehir İlçe Jandarma’ya götürüldüğünü ve kızlarını da orada nezarette gördüğünü ifade etti. Bozkuş, kızlarını o halde görmesinin kendisini psikoloji olarak çökerttiğini dile getirdi. Bozkuş, hem kendisinin hem de kızlarının hakaret ve ölüm tehditlerine maruz kaldığını ifade etti.
BEN ABDULLAH, AVUKATIN!
8 günlük gözaltı sonrası Diyarbakır İl Jandarma Müdürlüğü’ne götürüldüğünü aktaran Bozkuş, Abdullah Barış ile nasıl karşılaştığını da şöyle anlattı: “(…) Bir süre sonra jandarma görevlileri sivil bir kişiyi yanıma getirdiler. ‘Bu senin avukatındır’ dediler. Ben şahsı ilk defa gördüm. Yanlarındaki kişi de ‘Ben senin avukatınım, adım Abdullah Barış’ dedi. Ben psikolojik olarak çöktüğüm için fazla sorgulayamadım, sadece ‘Bu nasıl bir avukattır, ben bunu tanımıyorum, ailem bunu tanımıyor’ diye söyledim. Yine bana bağırmaları üzerine ses çıkarmadım. Bu kişi benimle özel görüşme yapmadı, jandarma görevlilerinin olduğu ortamda bu kişi benden avukatlığımı yapması için 50 bin TL para istedi. Ben sadece maddi gücümün olmadığını söyleyebildim. Bunun üzerine ‘Senin ifadelerini alırız, söyle örgüt köye gelmiş, bizden zoraki para almış, söyle kenevir ekmişim sana bir şey olmaz zaten’ deyince ben yine itiraz ettim, bunun üzerine ‘Sen cezaevine girmeyeceksin, paramı verirsen seni bırakırım, bu para sadece benim değil, sen Jandarmanın sana söylediklerini yap seni bırakırım. Sen anlat, olmayan şeyleri de anlat, hiç korkma, seni pişmanlıktan faydalandıracağım’ diye sertçe kestirip attı. Avukattan çok jandarma görevlisi gibiydi. Zaten jandarma görevlileriyle birbirlerine davranışlarından çok samimi olduklarını, daha evvel tanışık oldukları belliydi, öyle ki birbirilerine ismen hitap ediyorlardı.”
DÜĞÜNE GİTTİ, İMZAYI SONRADAN ATTI
Aynı gün saat 15.00-16.00 gibi ifadesinin alınmaya başlandığını belirten Boztaş, “Avukat (Abdullah Barış) ifademde 15-20 dakika kaldıktan sonra daha kimlik bilgilerim girilirken bana ‘Benim Hazro’da düğünüm var, düğüne gidiyorum, gelmeyeceğim. Senin ifadeni alacaklar, ben sonra gelirim’ dedi. İfade diye önceden hazır (içinde kimin nerde kaç dönümünün olduğu, köydeki arazi sahiplerinin isimleri gibi bilgiler yazan) bir kağıt getirdiler. Bana da sordular, ‘Bilmiyorum’ deyince bağırdılar. ‘Sen komşularının arazilerinin nerde olduğunu nasıl bilmiyorsun, köylüler ve kızların zaten gözaltında, herkes senin hakkında konuşuyor, onlar seni yaktı, sen niye onları yakmıyorsun, sen niye konuşmuyorsun?’ diye bağırınca ben tekrar bir şey bilmediğimi söyledim. Bunun haricinde bana bir şey sormadılar” diye kaydetti.
Bozkuş, ne ifade sırasında ne de ifadeyi imzalarken Abdullah Barış’ın yanında olmadığını belirtti. Barış’ın bir sonraki gün yanına geldiğini paylaşan Bozkuş, “Gelir gelmez, ifadeyi ve evrakları hiç okumadan gözlerimin önünde imzaladı. Ben hayretle Abdullah Barış’ı izledim. Hatta jandarma görevlileri o esnada, ‘Çabuk olun mahkemeye gideceğiz’ diye acele ediyorlardı. İfadeyi zaten kurgulamışlardı, aralarında bazen ifade konusunda tartışma da oluyordu” dedi.
Bozkuş, hem savcılık hem de hakimlik ifadesinde Barış ve jandarma görevlilerinin kendisini “Önceki ifademi tekrar ediyorum” demeye zorladıklarını aktardı.
CEZAEVİNDE DE TEHDİT EDİLDİ
Hakimlik ifadesinin ardından hakkında tutuklama kararı verildiğini belirten Bozkuş, baskıların cezaevi sürecinde de devam ettiğini belirtti. Bozkuş, tutuklandıktan sonra Barış’tan şikayetçi olduğunu, bu şikayetten vazgeçmesi için 3 kez cezaevi müdürünün odasında tehdit edildiğini, bunun üzerine şikayetinden vazgeçtiğini dile getirdi.
30 günlük tutukluluğun ardından tahliye edildiğini belirten Bozkuş, “Dışarı çıktıktan sonra jandarma görevlilerinin Abdullah Barış’la işbirliği içerisinde ifademe söylemediğim ve bilgimin olmadığı şeyler yazdıklarını öğrendim. Hatta kızlarım, damadım ve başka kişiler aleyhine benim ağzımdan çıkmış gibi ifade yazdıklarını öğrendim. Bu süre içerisinde cezaevine gelen avukatlarım ve ailemin cezaevine girişini yasaklamışlar. Jandarma görevlilerinin Abdullah Barış adlı kişiyle birlikte bana yaşattıkları, çevirdikleri dolaplar ortadadır. Abdullah Barış adlı avukat hakkındaki şikayetim devam etmektedir” diye kaydetti.
Bozkuş, 8 Mayıs 2022’de kalp rahatsızlığı nedeniyle yaşamını yitirdi. Barış hakkındaki şikayetinin akıbeti ise bilinmiyor.
ASKER: ABDULLAH BARIŞ YARDIMCI OLUR
Hakkında ifade hazırlanan 106 kişiden biri olan M.C.’nin duruşmasında da avukat Barış hakkında çarpıcı bir bilgi ortaya çıktı.
3 Aralık 2025’te görülen duruşmada beyanları alınan M.Y. adlı asker, Abdullah Barış’ın kendilerine çalıştığını itiraf etti. M.Y., şüpheli R. T. arasındaki mesajlaşmalara dair şunları kaydetti: “Başkanım R. T. şüpheli olarak alındıktan sonra birkaç kez kendisi yanımıza geldi, uyuşturucu ve aranan şahıslar ile ilgili olarak bilgi vermek istediğini söyledi. Tabi ben konum olmadığı için kendisini o konuya bakan şahıslar ile görüştürdüm. Bu arada Abdullah Barış isimli avukatta jandarmaya gelir, belirli konularda yardımcı olurdu, tabi bana yakalattığı veyahut bana muhbirlik yaptığı bir konu yok bu iki şahsında ama jandarmaya yardımcı oldukları için genel anlamda ikisi ile görüşürdüm.”
BİR BAŞKA TUTANAKTA İMZASI ÇIKTI
Barış’a dair bilgiler bununla da sınırlı değil. Kendisini polis olarak tanıtan kişiler, 15 Ocak 2026’da Diyarbakır Adliyesi’nde bir çocuğa, bir fotoğraf teşhisi tutanağı imzalatmak istedi. Çocuğun avukatı, tutanağı kontrol etti. Bunun üzerine fotoğraf teşhisi tutanağında, müvekkili olan çocuğun avukatı olarak Abdullah Barış’ın isminin ve imzasının yer aldığını gördü.
Çocuğun avukatı, bu durumu tutanak altına aldı. Ayrıca Barış hakkında soruşturma başlatılması ve gerekli tahkikatın yapılması talebiyle Amed Barosu’na başvurdu. Baronun Barış hakkında disiplin soruşturması başlattığı öğrenildi.
MA / Rukiye Payiz Adıgüzel

















