HABER-SEN, PTT’nin 2018 yılında Türkiye Varlık Fonu’na devredilmesinden bu yana kurumsal yapısının zayıflatıldığını, mali açıdan ağır bir tabloyla karşı karşıya bırakıldığını ve emekçilerin daha güvencesiz koşullara sürüklendiğini belirtti. Sendika, Anayasa Mahkemesi’nin Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki şirketlere tanınan bazı muafiyetleri iptal eden kararına dikkat çekerek, PTT’nin yeniden kamusal, şeffaf ve denetime açık bir yapıya kavuşturulması çağrısı yaptı.
Çağrının tamamı şu şekilde;
BASINA VE KAMUOYUNA
TÜRKİYE VARLIK FONU, İÇİNDE YER ALAN BÜTÜN KURUMLARI ÇÜRÜTÜYOR.
VARLIK DEĞİL DARLIK FONUDUR.
PTT TVF KISKACINDAN DERHAL ÇIKARILMALIDIR!
Değerli Basın Emekçileri ve Kamuoyu,
Türkiye’nin en köklü kurumlarından biri olan, 185 yıldır bu toprakların her köşesine hizmet taşıyan PTT, 2018 yılında bir gece yarısı kararnamesiyle Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) devredildiği günden bu yana sistematik bir tasfiye süreciyle karşı karşıyadır. Bugün gelinen noktada açıkça görülmektedir ki; bu yapı bir “Varlık Fonu” değil, halkın ve emekçinin üzerine çökmüş bir “Darlık Fonu”dur.
7 Yıllık Sistematik Çöküş: Kamu Hizmeti Finansal Bir Kara Deliğe Dönüştürüldü
PTT, TVF bünyesine katıldığı andan itibaren geleneksel kamu kurumu kimliğinden koparılmış, denetim mekanizmalarının uzağında, şeffaflıktan yoksun bir sermaye yapısına eklemlenmiştir. 2019’dan 2025 yılına uzanan yedi yıllık süreçte açıklanan milyarlarca liralık zararlar, kurumun sadece mali bir başarısızlığa sürüklendiğini değil, bilinçli bir finansal operasyonun merkezi haline getirildiğini göstermektedir. Sadece 2024 yılında ödenen 950 milyon TL’lik faiz yükü, halkın vergisinin kamu hizmetine değil, finans kapitalin kasasına aktarıldığının en somut tescilidir.
Personelsizleştirme ve Emek Sömürüsü
TVF yönetimindeki PTT’de uygulanan istihdam politikası, sosyal devletin “nitelikli ve ulaşılabilir hizmet” vaadiyle taban tabana zıttır. Yıllardır personel alımı durdurulmuş, mevcut posta emekçileri üç kişilik iş yüküyle modern kölelik koşullarına mahkûm edilmiştir. Liyakat esaslı atamaların yerini alan sadakat temelli yönetim anlayışı, 185 yıllık kurumsal hafızayı yok etmiştir. Hizmetin aksaması, angaryanın kural haline gelmesi ve emek sömürüsü, bu “denetimsiz fon” düzeninin asıl faturasıdır.
AYM Kararı Bir Milattır: Denetim Zırhı Delinmiştir!
Anayasa Mahkemesi’nin geçtiğimiz günlerde TVF bünyesindeki şirketlerin kamu mevzuatından muaf tutulmasını “demokratik devlet ilkesine aykırı” bularak iptal etmesi, HABER-SEN olarak yıllardır haykırdığımız gerçeklerin hukuksal ilanıdır.
Mahkeme kararıyla tescillenmiştir ki; demokratik bir devlette kamu kaynağı harcayan hiçbir yapı, “özel hukuk” arkasına saklanarak şeffaflıktan kaçamaz. PTT’nin milyarlarca liralık zararının ve ödenen devasa faizlerin hesabı, artık bu denetim zırhının arkasına saklanılarak verilemez.
HABER-SEN Olarak Taleplerimiz Nettir:
PTT Derhal TVF Kıskacından Çıkarılmalıdır: Kurumun finansal bir kara delikte eritilmesine son verilmeli; PTT yeniden TBMM denetimine tabi, şeffaf ve kamusal bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Güvenceli İstihdam Sağlanmalıdır: Biran önce kadrolu personel alınmalı ve taşeron istihdam sonlanmalı, liyakat esaslı atamalarla emek üzerindeki baskı kaldırılmalıdır.
Varlık Satışları Durdurulmalıdır: PTT’nin zararlarını “makyajlamak” adına yapılan gayrimenkul ve varlık satışları derhal sonlandırılmalıdır. Halkın olan, halkta kalmalıdır.
Kamu hizmeti bir meta, PTT bir avuç yöneticinin şahsi kurumu değildir. HABER-SEN olarak, 185 yıllık mirasımızı ve halkın haberleşme hakkını bu “darlık fonuna” kurban etmeyeceğiz. Demokratik, liyakatli ve şeffaf bir PTT için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. 24.03.2026
HABER-SEN YÖNETİM KURULU
HABER MERKEZİ

















