İzmir Newroz Tertip Komitesi tarafından “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu / Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” şiarıyla düzenlenen Newroz, Gündoğdu Meydanı’nda kutlandı. Sabahın erken saatlerinden itibaren alana gitmeye başlayan kitle, giriş kapıları önünde halaylarla programın başlamasını bekledi. Yöresel kıyafetleriyle katılan kadınların çoğunlukta olması dikkat çekerken, kitle sloganlar ve zılgıtlarla coşkusunu gösterdi. Alanda 17 Haziran 2021’de HDP İzmir İl Örgütü binasında tetikçi Onur Gencer tarafından katledilen Deniz Poyraz’ın fotoğrafı asıldı. Kitle içinden Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posteri açılırken, sık sık “Bijî serok Apo”, “Bê Serok jiyan nabe” “Şehîd namirin” ve “Siyasi tutsaklar onurumuzdur” sloganları attı. Newroz’a konuşmacı olarak Demokratik Bölgeler Partisi(DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Genel Sözcüsü Ali Kenanoğlu ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) temsilcisi Meliha Kayacı katıldı.
DEM Parti İzmir İl Eşbaşkanları Fulya Erdoğan ve Selçuk Odabaşı yaptığı konuşmalarla halkların Newrozu’nu kutladı. Ardından Barış Anneleri sahneye davet edilirken, Newroz ateşini Barış Anneleri ile birlikte Keskin Bayındır, Ali Kenanoğlu ve Meliha Kayacı yaktı. Daha sonra DEM Parti Merkezi Kadın Koordinasyonu üyesi Berna Çelik ve DEM Parti Parti Meclisi Üyesi Mehmet Sabri Gül Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın gönderdiği newroz mesajını okudu.
KENANOĞLU: DEMOKRASİ İKTİDARLARIN LÜTFU OLAMAZ
HDK Eş Genel Sözcüsü Ali Kenanoğlu, yurdun her yerinde aynı hukukun uygulanması gerektiğini vurgulayarak, “Amed Newrozu’nda Abdullah Öcalan’ın posteri dağıtılırken, içeride bir tane poster açılınca, tüm güvenlik güçleri onun pişene düştü. Abdullah Öcalan barıştan, kardeşlikten yana tavrını ortaya koymuş. Bu tavra sahip çıkacağız. Ortadoğu halklarının savaş çatışma kaderi değildir. Bu paradigma sadece Türkiye için değil Ortadoğu barışı açısından ortaya çıkmıştır. Barış ve kardeşlik birini yok sayarak, ötekini asimile etmeye çalışarak olmaz. Herkesin hak hukuk adalet içinde yaşayabileceği bir sistem inşa edeceğiz. O nedenle de zindanları boşaltmak için bu alanlardayız. Ezilen bütün halkların sesi olmaya devam edeceğiz. Bu topraklarda çok farklı inançlara sahip halkların varlığını kabul etmek zorundayız. Suriye’de Alevilere yönelik katliamalar soykırım boyutuna varmıştır. Alevileri de bu topraklarda özgürce yaşamaya hakları var. Özgürlük ve demokrasi iktidarların lütuf edeceği bir şey değildir. Halkların buna sahip çıkmasıyla oluşacaktır. O nedenle bütün halklarımızı demokrasi ve özgürlük mücadelesinde buluşmak üzere hepinizi selamlıyorum” dedi.
MELİHA KAYACI: EŞİTLİĞİ, ÖZGÜRLÜĞÜ BİRLİKTE GETİRECEĞİZ
Meliha Kayacı, Ortadoğu’da halkların tepesine bombalar yağdığını belirterek, Demirci Kawa’dan alınan ışığın Ortadoğu halklarının mücadelesini yükselttiğini söyledi. Meliha Kayacı, “Bugün Dehaklara karşı birleşik, özgür bir mücadeleyi birlikte yürütmek ve başarıya ulaştırmak için alanları doldurduk. İşçiler, kadınlar, gençler, alanlara gelmiş. Eşitlik, özgürlük istediğimizi bu alanları doldurarak dile getiriyoruz. Eşitliğe, özgürlüğe susamış kadınlar olarak, bunu sağlayacağız. Örgütlü mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Bugün barışa en çok ihtiyacımız olduğu anda ezilen halklar olarak taleplerimiz var. Terörle Mücadele Yasası’yla özgürlüğümüzü sağlayamıyoruz. Zindanlar tutsak yoldaşlarımızla dolu. Kürt halkı eşitlik hakkı kabul ettirilemiyor. Eşit yurttaşlık hakkı Kürt halkının en temel hakkıdır. Kürt halkının önderi Abdullah Öcalan’ın tecrit koşullarının son bulması gerekmektedir. Eşitliği de özgürlüğü de adaleti de birlikte kazanacağız” diye konuştu.
BAYINDIR: BU NEWROZ ÖZGÜRLÜK NEWROZU’DUR
Keskin Bayındır, Newroz alanlarını dolduran annelerin, kadınların, gençlerin talebinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması olduğunu dile getirerek, “Bu Newroz, özgürlük Newrozu’dur, demokrasi Newrozu’dur. Bu Newroz, Kürt halkının birlik Newrozu’dur. Kürtler Önderleriyle birlikte özgürleşecek. Yüzyıl önce bu şehirde, Kürtlerin statü hakkı konuşuluyordu, Kürtlerin hakları olduğu söyleniyordu. Ancak yüzyıl boyunca Kürtlerin varlığını inkar ettiler. Yüzyıl önce burada Kürtlerden bahsettiklerinde Kürtler burada değildi ama bugün bizler bu şehirdeyiz. Milyonlarız ve özgürlüğümüzden bahsediyoruz. Statü mücadelesi veriyoruz, dilimizin mücadelesini veriyoruz. Kimse Kürt halkını inkar edemez, kimse Kürt dilini yasaklayamaz. Mücadele ettik, direndik. Çok ağır bedeller verdik. Bazıları bize ‘Zayıf mısınız da barışı istiyorsunuz’ diyor. Hayır, biz barışı güçsüz olduğumuz için istemiyoruz. Biz barışı ve özgürlüğü hak ettik” dedi.
Bayındır, “Biz bunu çok tecrübe ettik. Eğer Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan özgür olmazsa biz de özgür değiliz, dilimiz de özgür değil, statümüz yoktur. Bu nedenle diyoruz ki; Önder Apo’nun özgürlüğü, Kürt halkının özgürlüğüdür. Önder Apo’nun özgürlüğü, Kürdistan halkının özgürlüğüdür. Bizim için birlik ve dayanışma artık farz olmuştur. Bizler birlik ve dayanışma ile özgürlüğümüzü hızlandıracağız. Bunun en iyi örneği Rojava’dır. Kürt halkı ve Kürt halkının dostları, dünyanın her yerinde ayağa kalktı ve Rojava üzerindeki tehdit ve tehlikeyi geri püskürttü. Bizim büyük bir gücümüz var. Kürtler nerede olurlarsa olsunlar güçlüler, bilinçliler. Bizler, özgürlüğümüzü, Önderimizin özgürlüğünü ve topraklarımızın özgürlüğünü sağlayacağız. Biz kendimize inanıyoruz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından sanatçı Seyithan Sevinç ve yerel sanatçıların şarkılarıyla kutlama sona erdi.
MA

















