Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubesinin, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) işten çıkarılmaları protesto etmek amacıyla her çarşamba düzenlediği oturma eylemi 359’uncu haftasında da Karşıyaka çarşı girişinde devam etti. “İhraç tecrittir. Tecrit insan hakları ihlalidir. Hak ihlallerine hayır. İşimize geri döneceğiz” pankartı açılan açıklamada “KESK’li ihraçlar onurumuzdur” ve “KHK’ler gidecek biz kalacağız” ve “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı. Basın metnini Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İzmir 2 No’lu Şube Zeliha Danyeli okudu.
Son dönemde sanal medya paylaşımları nedeniyle tutuklanan çocukların anayasal haklarının göz ardı edildiğini aktaran Zeliha Danyeli, bu durumun ayrıca çocukların eğitim haklarını ve sağlıklı gelişim süreçlerini olumsuz etkilediğini iletti. Yaşam hakkı, eğitim hakkı ve düşünce özgürlüğünün demokratik toplumun temel taşları olduğunu belirten Zeliha Danyeli, “Çocukların ifade özgürlüğü nedeniyle cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakılması, toplumun otoriter bir yapıya doğru sürüklendiği yönündeki kaygıları artırmaktadır. Oysa çocukların korunması, desteklenmesi ve eğitime erişimlerinin güvence altına alınması devletin temel sorumlulukları arasındadır. Bizler Eğitim Sen olarak, çocukların özgür, barışçıl ve demokratik bir toplumda kendilerini ifade edebilmelerini son derece önemsiyoruz. Bu nedenle, düşüncelerini şiddete başvurmadan ifade ettikleri için tutuklanan çocukların derhal serbest bırakılmalarını talep ediyor; çocuk haklarına, hukukun üstünlüğüne ve demokratik değerlere uygun bir yaklaşımın benimsenmesini kamuoyunun ve yetkililerin dikkatine sunuyoruz” ifadelerini kullandı.
‘LAİK, BİLİMSEL VE KAMUSAL EĞİTİM’
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) okullara gönderdiği “Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu talimatın laiklik ilkesine aykırı olduğunun altını çizen Zeliha Danyeli, “Okul öncesinden ortaöğretime kadar tüm kademeleri kapsayan bu düzenleme, okulları ‘tek din, tek mezhep’ ritüellerinin uygulama alanı haline getirmeyi amaçlamaktadır. Okullar, farklı inanç gruplarından ve inancı olmayan öğrencilerin bir arada eğitim aldığı kamusal alanlardır. Eğitim kurumlarında tek bir dinin ibadetlerini merkeze alan etkinlikler planlamak, devletin inançlar karşısındaki tarafsızlığını ortadan kaldırmakta, dolayısıyla bu durum laiklik ilkesine temelden aykırılık teşkil etmektedir. Eğitim Sen olarak, ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ adı altında eğitim kurumlarının ibadethaneye dönüştürülmesine yönelik itirazlarımız devam etmektedir. Millî Eğitim Bakanlığı’nı, Anayasa’ya ve Milli Eğitim Temel Kanunu’na açıkça aykırı olan bu tür ‘fiili durum yaratma’ yönteminden derhal vazgeçmeye; laik, bilimsel ve kamusal eğitime aykırı her türlü uygulamaya son vermeye davet ediyoruz” dedi.
‘ADALET MÜCADELEMİZ SÜRECEK’
Görevleri elinden alınan KHK’lilerin görevlerine iade edilmesini isteyen Zeliha Danyeli konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Bu iade sadece göreve dönüş değil aynı zamanda toplumun ve kamu vicdanının da onarımı anlamına gelecektir. Çünkü üyelerimiz aydınlık bir geleceği, bilimsel özgürlüğü, toplumsal barışı ve eşitliği savunmuşlardır ve bugün de açığa çıkmıştır ki bu ülkenin geleceği ancak bu değerler üzerinden inşa edilebilir. Ülkede yaşanan toplumsal kaosun iyileştirilmesi için yeniden hukuk zemini tesis edilmeli ve toplumsal adalet için adımlar atılmalıdır. Tüm bunların oluşabilmesi için barış ortamına ihtiyaç vardır. Hukuki olarak suç teşkil etmeyen siyasi gerekçelerle ihraç edilmiş tüm arkadaşlarımız tüm hakları ile birlikte görevlerine iade edilmelidir. Hukuksuzca görevinden ihraç edilen son arkadaşımız iade edilene kadar adalet mücadelemiz sürecektir. Bıkmadan usanmadan her seferinde daha yüksek sesle haykıracağız. Savaşa karşı onurlu bir barışı, ölüme karşı yaşamı, tekçiliğe karşı çoğulculuğu Karanlığa karşı aydınlığı savunduk, savunmaya devam edeceğiz”.
MA


















