9 Eylül Cumartesi günü Mustafa Suphi Vakfı Genel Merkezi konferans salonunda düzenlenen etkinliğe konuşmacı olarak MSV YK Başkanı Kemal Atakan, TKP MK eski üyelerinden Halit Erdem ve TKP MK PB eski üyelerinden Veysi Sarısözen konuşmacı olarak katıldı.
Vakıf Başkanı Kemal Atakan TKP Marşının hep bir ağızdan söylenmesi ve saygı duruşundan sonra yaptığı sunumda TKP’nin 103 yıllık yaşamının 101 yılını yasaklı olarak geçirdiğini ve TKP’nin program ve politikalarının Türkiye’de siyasi arenada yaygınlaştırılması için ne yapılması gerektiğini tartışmak istediklerini belirtti. Vakıf olarak ve 2014 yılından itibaren yayınladıkları Politika Gazetesi vasıtasıyla yaşayan eski TKP üye ve kadrolarının bir çevre olarak toparlanmalarına ufak da olsa katkı sağlamaya çalıştıklarını belirten Atakan, ancak gelinen aşamada bunun yeterli olmadığı ve yasal alanda TKP’nin program ve politikalarını savunan bir aracın örgütlü olarak yaratılmasının kendini dayattığına değindi. Doğrunun tekelinin kendilerine ait olmadığını ve ülkede mücadele yürüten tüm demokratik, devrimci ve sosyalist güçlerle eylem ve güç birliği içinde yer alınması gerektiğini ifade etti. Özellikle HDP ilişkilerde ve Emek Özgürlük İttifakı’nın daha da genişletilerek etkin bir devrimci muhalefet odağı olması için komünistlerin parti kimliği ile rol oynamaları gerektiğine vurgu yaptı. HDP, EMEP, TİP ve diğer sosyalist partilerle ilişkide birleştirici rol üstlenilmesinin hedeflendiği açıklandı. Türkiye’de yaşayan eski TKP kadrolarının herhangi bir illegal faaliyete değil, tanınırlıklarından dolayı TKP politikalarının propagandası temelinde yaygınlaştırılmasına ve yasal örgütlenmesine katkıda bulunabileceklerini düşündüklerini ve bu konuyu tartışmak istediklerini açıkladı. Aynı zamanda bu toplantının katılımcısı olsun veya olmasın tüm TKP’lilerin TKP’nin yürüttüğü program tartışmasına katılmalarının yararlı olacağını belirtti.
Atakan’dan sonra söz alan TKP MK eski üyesi Halit Erdem, TKP’nin 10 Eylül 1920’deki kuruluş kongresine ve birinci parti programına atıfta bulunarak, o dönemde programatik olarak öne konulan hiçbir sorunun günümüz Türkiye’sinde hala çözülmemiş olduğuna, sorunların katmerleşerek geliştiğine dikkat çekerek TKP’lilerin bunun bilincinde olarak buna yanıt verecek faaliyet içinde bulunmaları ihtiyacının olduğunu vurguladı. Erdem, Mustafa Suphi ve yoldaşlarının o dönemde Müslüman Halklara yönelik faaliyetlerinin, siyasal İslam’ın iktidarda olduğu ve halk yığınlarını yönlendirdiği günümüzde incelenmesi ve parti faaliyetlerinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Komünistlerin, Kürtlerin ve Müslümanların birlikte mücadelelerinin Türkiye’nin sorunlarının çözümünde temel konu olduğuna değinen Erdem, Kürt ulusal sorunu demokratik olarak çözülmeden Türkiye’nin hiçbir sorununun çözülemeyeceği görüşünün altını çizdi. Erdem, TKP’nin 70’li yıllarda sınıf içinde yürüttüğü çalışmalarda ciddi mesafeler kat ettiği ve kitleleri harekete geçirebildiğini, neki, mücadelenin ekonomik ve sendikal çerçeveyi aşmaması, siyasallaşamaması sonucunda 12 Eylül faşist darbesi sürecinde tüm kazanımların yok olduğunu belirtti. Marksist-Leninist eğitim dahi gören sendikalı öncü işçilerin siyasal çalışmanın eksikliğinden dolayı Adalet Partisi gibi sermaye partilerine oy vermeye devam ettiklerini hatırlattı. Liberalizmin, kapitalizmin sürdürülebilirliğini sağlamak için kullanıldığını ve geliştirildiğini açıklayan Erdem, tüm düzen partilerinin liberalizmin etkisinde olduğunu ve TKP’nin diğer demokratik, devrimci, sosyalist güçlerle birlikte muhalefet blokunun güçlendirmek için çalışması gerektiğine dikkat çekti.
Erdem’den sonra söz alan TKP MK PB eski üyesi Veysi Sarısözen sunumunda siyasi yelpazenin farklı kesimlerini temsil eden tüm partilerin yasal alanda faaliyetlerini yürütürken TKP’nin kendi kimliği, program ve politikaları ile temsil edilmemesinin günümüzde Türkiye siyasi arenasında en büyük eksiklik olduğunu vurguladı. Türkiye kapitalizminin bölgesel emperyalist niteliğine dikkat çeken Sarısözen üçüncü dünya savaşı koşullarında devrimin merkezinin Ortadoğu’ya kaydığını ve Kürdistan ile Türkiye halklarının diğer Ortadoğu halkları ile birlikte birleşik devrimci mücadele ile sonuç alıcı olabileceklerinin altını çizdi. Bu çerçevede TKP’nin yasal alanda temsilinin çok önemli olduğu ve diğer yasal sosyalist partilerden farklı olarak iki konunun önem arz ettiğini vurguladı. Program ve Örgüt konuları doğru bir biçimde ele alınmazsa yasal alanda TKP faaliyetlerinin nostalji ötesine geçemeyeceğini, buna da ihtiyaç olmadığını vurguladı. Program konusunda Türkiye’nin bölgesel emperyalist karakterini dikkate alan bir noktadan yola çıkılması gerektiği ve eğer kendi emperyalistlerine karşı mücadele etmezsen emperyalizme karşı mücadele sloganının milliyetçi, ulusalcı niteliği örtbas etmekten başka hiçbir işlevi olmayacağına değindi. TKP’yi diğer sosyalist partilerden ayıracak birinci konunun bu olduğunu dile getirdi. Diğer konunun da örgütlenme anlayışı olması gerektiğini belirtti. Tahminen hiçbir yasal sosyalist partinin hücre örgütlenmesi yürütmediğini TKP’nin ise bunu yaşama geçirmesi gerektiğini. Hücre kavramının “gizli örgüt evi” olarak algılandığını, bunun yanlış olduğunu insan organizmasında hücre nasıl belirleyici bir rol oynuyorsa parti açısından da hücre örgütlenmesinin o derece belirleyici biyolojik bir önemi olduğunu belirtti ve bu konuyu örneklerle izah etti.
Sunumlardan sonra görüş alışverişi ve tartışma bölümüne geçildi. Bu bölümde Seydişehir Alüminyum Fabrikasında 12 Eylül öncesi sendika ve parti faaliyeti yürüten TKP’li öncü işçilerden Celal Sonuvar, HDK MYK üyesi eski TİP-GENÇ ÖNCÜ yöneticisi Salih Zeki Tombak, TKP eski Kars İl Komitesi üyesi ve TİP ilçe yöneticisi Memet Adıgüzel, Mustafa Suphi Vakfı kurucularından, Politika yazarı ve TİP PM üyesi Sinan Dervişoğlu, eski BANK-SEN yöneticisi TKP’li sendikacı Turhan Ata ve FİDEF eski yöneticilerinden TKP’li Salih Yiğit söz alarak sunumlar temelinde görüşlerini açıkladılar, tartışmalara katkıda bulundular.
Üç saat süren kutlama toplantısı sonrasında katılımcılar Vakıf lokalinde iki saat boyunca görüş alış verişine devam ettiler.
10 Eylül Pazar günü Mustafa Suphi Vakfı lokalinde bir hazırlık toplantısı gerçekleştirildi. Bu toplantıda TKP’nin kuruluş yıldönümü gibi anlamlı bir günde yasal parti kuruluş çalışmalarının hazırlıkları ile ilgili tartışmalar yürütüldü. Öncelikle program konusunda bir çalışma yapılması gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı ve önümüzdeki süreçte yürütülmesi gereken hazırlık çalışmaları ile ilgili yol haritası belirlendi.
Haber Merkezi

















