Künye   Hakkımızda
22 Nisan 2026, Çarşamba
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Politika'dan Yorum

Deprem ve “Hatay sorunu”

27 Şubat 2023
Deprem ve “Hatay sorunu”
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

■ Politika’dan Yorum

Bugün depremin 22. Günü. Hala deprem bölgesinde neredeyse hiç bir aile konteynırlara yerleştirilmedi, binlerce yurttaşa ise çadır bile ulaştırılmadı. Çadır dağıtımı birçok yerde 22 Şubat’taki depremden sonra dağıtılmaya başlandı. Çünkü çadır bulamayan yurttaşlar gecenin soğuğunda hasta olup ölmemek için mecburen hasarlı evlerine girdikleri için bir kez daha depreme evlerinde yakalandılar. Kızılay’ın çadırlarını Ahbap’a satarak Ahbap’a giden yardımların bir kısmına el koymayı becerdiğini de şimdi öğreniyoruz. Ama hala çadır yok. Fakat kime çadır yok, Arap Alevilere, HDP’nin, solun güçlü olduğu mahalle ve köylere çadır yok.

Deprem bölgesine gidip arama-kurtarma ve dayanışma faaliyetlerine katılan hemen herkesin tanık olduğu gerçeğin bu devletin ırkçı olduğudur. Bu devlet ırkçıdır. Bunu da en açık seçik bir şekilde görülen yer de Hatay’dır. Depremin en fazla yıkıma uğrattığı Hatay’da devlet hala gitmedi. Çünkü orada ölenler Arap Alevi halkındandı. Dolayısıyla ölmesi, enkaz altında kalması, soğuktan donması, hasta olması, yerini yurdunu terk etmek zorunda kalması işten bile değildir. Hatta bu iyidir, Devlet için.

Devletin Hatay’a gitmemesini başka yerlerdeki gibi geç müdahale etmesi, yetersiz kalması, organizasyonluklarla karıştırmamak gerekir. Devletin Hatay’a yaklaşımındaki ırkçılığı görmek için belki “Hatay Sorunu” hatırlamak gerekir. Devlet için deprem “Hatay sorunu”nun hallidir.

“Hatay Sorunu” nedir?

20 Ekim 1921’de yapılan anlaşmayla İskenderun Sancağı adı altında görünüşte özerk bir bölge olarak Fransızlara bırakılmıştı. Arapların mutlak çoğunlukta olduğu İskenderun Sancağı Lozan Anlaşması’nda Türkiye sınırlarında yer almadı. 1936 yılına kadar bölge Suriye, Fransa ve Türkiye arasındaki temel sorun haline geldi. Mustafa Kemal yönetimi Hatay’ın “Kırk asırlık Türk yurdu” olduğu tezini savunuyordu.

Avrupa’daki ekonomik kriz ve İtalya, Almanya’da faşizmin yükselişinin yarattığı koşullarda 1936’da Fransa, Suriye’daki manda yönetimini sona erdirdi. Suriye ve Fransa arasındaki anlaşma gereği Hatay da Suriye’ye kalıyordu.

Bu duruma Türkiye itiraz ederek Milletler Cemiyeti gözetiminde nüfus sayımı yapılmasını istedi. Fakat sayımda Arapların ezici çoğunluğu bir kez daha ortaya çıktı. Hatay’da önemli bir Ermeni nüfusunun da yaşadığını, dolayısıyla onların da Türk devletinin Hatay politikasının hedefleri arasında olduğunu belirtmek gerekir. (Nitekim bugün de resmi olarak Ermeni olduğu kabul edilen tek köy Samandağ’daki Vakıflı köyüdür). Bundan sonra bölgede kanlı çatışmalar organize edilmeye başlandı. 4 Temmuz 1938’de Albay Şükrü Kanatlı komutasındaki Türk birlikleri Hatay’a girdi. 24 Ağustos 1938 tarihinde yapılan seçimlerde, Arapların mutlak üstünlüğüne rağmen, Sancak Meclisi’nde toplam 40 milletvekilinden 22’sini Türkler aldı. Sancak Meclisi, ilk toplantısını 2 Eylül 1938’de yaptı ve bu toplantıda Hatay Devleti adını kabul etti. 23 Haziran 1939’da Ankara’da Türkiye ile Fransa arasında bir anlaşma daha imzalandı. Bu anlaşmaya göre, Hatay Devleti’nin sınırları ve vatandaşlarının statüsü hakkında hükümler bulunuyor, Fransa tüm haklarından vazgeçtiğini bir kez daha teyit ediyordu. Hatay Meclisi son toplantısını 29 Haziran 1939’da yaptı ve oybirliğiyle Türkiye’ye katılma kararı aldı.

Kısacası Türk burjuva devleti ne coğrafi olarak, ne kültürel olarak, ne de ulusal olarak kendisiyle hiçbir bağı bulunmayan ama büyük bir stratejik ve ekonomik kıymete sahip Hatay’ı işgal etmiş oldu.

“Hatay sorunu” hiç bir zaman iç ve dış politikanın gündeminden çıkmadı. Hatay, Suriye tarafından kendi toprağı olarak kabul edilmekte ve haritalarında yer verilmektedir. Türkiye Cumhuriyetinin en kutsal anlaşması sayılan Lozan Anlaşması’nda Hatay Türkiye sınırları içinde değildir. Türk burjuva devletinin bugün de Kürtlerin Rojava’daki özgürlüğünü kazanmaları üzerinden Hatay üzerinden İdlib’i işgal etmesi Hatay sorununun devamıdır. İdlib işgalini haklı göstermek için planlanan Reyhanlı Katliamı da Hatay’da gerçekleştirildi. Ayrıca Selefi cihatçı Arapları Hatay’a yerleştirerek ilin demografisinin değiştirilmek çalışılması da bu politikanın devamıdır.

Ve şimdi art arda üç büyük depremin vurduğu Hatay’da eğer Devlet, yurttaşları enkazlardan kurtarmak için gitmiyorsa, kendi çabalarıyla enkazdan sağ çıkanların sağlıklı ve güvenli bir şekilde çadırlara ve konteynerlere yerleştirmiyorsa, bilakis ölen ölsün, kalanlar da bölgeyi terk etsin diye bekliyor ve hatta teşvik ediyorsa bu “Hatay sorunu”nun halli içindir.

İlgili Haberler

Nükleer Tehlike Kapıda
Politika'dan Yorum

Nükleer Tehlike Kapıda

6 Nisan 2026
Emperyalist Saldırganlığa Karşı İhtiyaç Topyekün Direniş
Politika'dan Yorum

Emperyalist Saldırganlığa Karşı İhtiyaç Topyekün Direniş

6 Mart 2026
Suriye’deki 30 Ocak Mutabakatı Son Nokta Değildir, Sadece Bir Virgüldür!
Politika'dan Yorum

Suriye’deki 30 Ocak Mutabakatı Son Nokta Değildir, Sadece Bir Virgüldür!

3 Şubat 2026
No Pasaran! Geçit Yok!
Politika'dan Yorum

No Pasaran! Geçit Yok!

20 Ocak 2026
Venezuela’dan gelen uyarı
Politika'dan Yorum

Venezuela’dan gelen uyarı

8 Ocak 2026
AKP-CHP iktidar kavgası ve Süreç
Politika'dan Yorum

AKP-CHP iktidar kavgası ve Süreç

15 Aralık 2025
Politika'dan Günün Yorumu
Nükleer Tehlike Kapıda
Politika'dan Yorum

Nükleer Tehlike Kapıda

Politika Haber
6 Nisan 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

Ankara’da askeri helikopter düştü

Ankara’da askeri helikopter düştü

21 Nisan 2026
Trump, ateşkesi uzattı

Trump, ateşkesi uzattı

21 Nisan 2026
İran medyası: İran yarın müzakerelere katılmayacak

İran medyası: İran yarın müzakerelere katılmayacak

21 Nisan 2026
Okullarda yaşanan saldırılara ilişkin Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu

Okullarda yaşanan saldırılara ilişkin Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu

21 Nisan 2026
Okul saldırısı failinin annesi de tutuklandı

Okul saldırısı failinin annesi de tutuklandı

21 Nisan 2026
Nevroz Uysal Aslan: Hukuk intikam aracı olmaz olmamalıdır

Nevroz Uysal Aslan: Hukuk intikam aracı olmaz olmamalıdır

21 Nisan 2026
AB’den Rusya ve İran’a yaptırım mesajı: Körfez ülkeleriyle işbirliği gündemde

AB’den Rusya ve İran’a yaptırım mesajı: Körfez ülkeleriyle işbirliği gündemde

21 Nisan 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!