Depremin yıkıcı etkilerinin en fazla yaşandığı kentlerden Semsûr’da, yaklaşık 3 bin öğrenci hala konteyner ve prefabrik okullarda eğitime devam ediyor.
Mereş merkezli 11 kenti etkileyen depremin yapıların yüzde 65’inin yıkımına neden olduğu Semsûr’da depremlerin yaraları hala sarılmış değil. Kentteki 60 okulun ya yıkıldığı ya da hasar gördüğü kentte, deprem sırasında bin 600 öğrenci, 200 eğitim emekçisi yaşamını yitirdi, binlerce eğitimci ve öğrenci de yaralandı. 160 bin öğrencinin, 10 bin 951 eğitim emekçisinin bulunduğu kentte, okullardaki sorunlar aradan geçen 3 yıla rağmen devam ediyor.
Kentte eğitimde yaşanan sorunları anlatan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Semsûr Şubesi Başkanı Zeynal Polat, Semsûr’un 6 Şubat’ta yaşanan depremde en çok etkilenen kentlerden biri olduğunu hatırlattı. Okulların yıkılması, hasar görmesinin eğitimde ciddi sorunlara yol açtığını ifade eden Polat, “Depremin 3 yıl dolmasına rağmen hala prefabrik ve konteyner kentlerde eğitim öğretimin devam ettiğini görüyoruz. Özellikle deprem sonrası yeni yapılan okulların bir kısmında hala fiziki yetersizlikler olduğunu biliyoruz. Isınma, temizlik, sağlıklı içme suyuna ulaşım noktasında problemlerin yaşandığının farkındayız” diye konuştu.
Özellikle İndere ve Örenli bölgelerinde yapılan TOKİ yerleşkesindeki okullarda ciddi sorunlar yaşandığını vurgulayan Polat, “Okulların altyapı sorunlarının yaşadığının farkındayız. Özellikle öğrencilerin okula ulaşım noktasında problemi devam ediyor. Orada ilkokul ve ortaokul var. Lise olmadığı için lise öğrencilerinin çoğu servislerle kendi eski okullarına gidip gelmek zorunda kalıyor. Bu da ciddi anlamda asgari ücretle geçinen ailelerin sırtına yük olarak biniyor. Belediye otobüsleri saat başı bir sefer düzenleniyor, ama bu da yetersiz” ifadelerini kullandı.
AİLELERE EKONOMİK YÜKÜMLÜLÜK
Semsûr’un ağırlıklı olarak asgari ücretle geçinen ve mevsimlik tarım işçiliğinin yoğun olduğu bir kent olduğunu ifade eden Polat, “Bu noktada da okula giden çocukların sağlıklı ve dengeli beslenme sorunu ortaya çıkıyor. Çünkü sizin özellikle bir çocuğa günlük en az 100-150 TL harçlık vermeniz lazım ki okulda kendi beslenme ihtiyacını karşılasın. Oysaki bunu veremediklerini biliyoruz. Onun için Eğitim Sen olarak biz yıllardır bir öğün ücretsiz yemek noktasında talebimiz var. Tüm kamu okullarında devletin öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek vermesi noktasında bir talebimiz var” şeklinde konuştu.
EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ
Eğitimde bölgeler arası eşitsizliğin olduğuna dikkat çeken Polat, “Yıllardır dile getirdiğimiz eğitimde bölgeler arası eşitsizlik, ciddi anlamda hala devam ediyor. Ama bakanlığımız her gün teknolojik altyapıyla, okullardaki internet altyapısıyla, teknolojik altyapısıyla övünür. Oysa biliyoruz ki Sincik’te, Alduş’ta (Gerger), Çîlikan’da (Çelikhan), Şemîzînan’da (Samsat), Kolik’te (Kahta), Ser Golan’da (Gölbaşı), Bêhîştî’de (Besni) hala internete ulaşım ve teknolojiye ulaşım noktasında ciddi anlamda problemler yaşanıyor. Bu çocuklar ile diğer yerlerdeki öğrenciler aynı sınava giriyor. Bunun için fırsat eşitsizliği ortaya çıkıyor” diye belirtti.
‘EĞİTİM KONTEYNER VE PREFABRİKTE SÜRÜYOR’
Semsûr’da şu an eğitim ve öğretimin çok zorlu koşullarda devam ettiğini belirten Polat, şunları söyledi: “İlkokul, Ortaokul, lise ve anaokulu birlikte 160 bin civarında öğrencimiz var. Bu öğrencilerin yaklaşık 2 bin 500-3 bini konteyner ve prefabrik okullarda eğitim öğretime devam ediyor. Özellikle bir an önce prefabrik ve konteyner okulların yerine betonarme ve kalıcı okulların mutlaka bitirilmesi lazım. Çocuklar okula gittiğinde konteyner ya da prefabrikte sallanmasın ki çocuk o travmayı yaşamasın. Biz özellikle konteyner sınıflarda ders çalışmayı ya da ders anlatmanın mekânsal olarak zorluklarının farkındayız. Dar alanlar ve bu dar alanlarda öğrenci başına düşen oksijen miktarından tutun aslında öğrenci başına düşen mekansal ayrım bile ciddi anlamda bir sıkıntı. Buna yönelik de mutlaka çalışmanın bir an önce bitirilmesi lazım.”
MA / Ömer Akın


















