Künye   Hakkımızda
30 Nisan 2026, Perşembe
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

2026 1 Mayıs’ı Sınıf Mücadelesinde Bir Köşe Taşıdır Haydi Omuz Omuza 1 Mayıs Alanlarına!

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Merkez Komitesi, 1 Mayıs 2026 bildirisinde artan yoksulluk, sömürü ve emperyalist politikalar karşısında işçi sınıfının örgütlü mücadelesinin büyütülmesi çağrısı yaparak, 1 Mayıs’ın sınıf mücadelesinde kritik bir eşik olduğunu vurguladı.

30 Nisan 2026
2026 1 Mayıs’ı Sınıf Mücadelesinde Bir Köşe Taşıdır Haydi Omuz Omuza 1 Mayıs Alanlarına!
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Merkez Komitesi, 1 Mayıs 2026 öncesinde yayımladığı bildiride, Türkiye’de ve dünyada derinleşen ekonomik kriz, artan eşitsizlikler ve emek sömürüsüne dikkat çekti. Bildiride, özelleştirme politikaları, düşük ücretler ve güvencesiz çalışma koşulları nedeniyle işçi sınıfının yaşam standartlarının hızla gerilediği belirtilirken, bu tablonun ancak örgütlü mücadeleyle değiştirilebileceği ifade edildi.

Bildiride ayrıca, yerel işçi direnişlerinden uluslararası gelişmelere kadar geniş bir çerçevede değerlendirmeler yapılırken; savaş politikaları, emperyalist müdahaleler ve bölgesel çatışmaların yükünün emekçi halklara yüklendiği vurgulandı. TKP, 1 Mayıs’a giderken işçi sınıfı ve emekçileri birlik, dayanışma ve mücadeleyi büyütmeye çağırdı.

Bildirinin tamamı şu şekilde:

2026 1 Mayıs’ı Sınıf Mücadelesinde Bir Köşe Taşıdır Haydi Omuz Omuza 1 Mayıs Alanlarına!

Yoldaşlar, Dostlar, İşçiler, Emekçiler, Kadınlar, Gençler, Yurttaşlar!

Bu sene 1 Mayıs’a geçmiş yıllara göre daha bilenmiş olarak gidiyoruz. Ülke yağma yeri. Özelleştirmeler, kamu kurumlarının özel sektöre peşkeş çekilmesi, sanayinin ve tarımın yok edilmesi, ithalata dayalı ekonominin desteklenmesi, tüm bunların yükü işçi sınıfı ve emekçilerin sırtına yüklenmeye çalışılıyor.

Ülke devlet olanakları ile mantar gibi çoğalan burjuvalar ile doldu. İşçiler, emekçiler, işsizler, emekliler bunun bedelini ödüyor. Bilinçli olarak baskılanan döviz kurları halkın yaşamını rahatlatmıyor. Tersine, TL bazında zamlar Dolar ve Euro döviz kurları ile at başı gidiyor. Buna karşın işçi ve emekçi ücretleri ile işsizlik desteği ve emeklilik maaşları artmıyor. Sigortalı çalışanların yarısına yakını asgari ücret ile çalıştırılıyor. Asgari ücret ülkede ortalama maaş olarak uygulanıyor. Maaşlar artmıyor ama kiralar, ulaşım, beslenme giderleri dövize endeksli füze hızıyla artıyor. Sermaye çevreleri, tekeller, ithalatı destekleyen iktidarın nimetlerinden yararlanmak için fabrikalarını daha ucuz iş gücü olan ülkelere taşıyor. Mısır’da, Senegal’de, Bengladeş, Hindistan, Vietnam ve Çin’de üretim yapıp Türkiye’ye ithal edip kazançlarına kazanç katıyorlar.

Ülkede silah sanayiine yatırım yapılıyor, “milli ve yerli” adı altında ana üniteleri yurt dışından, Almanya, Fransa, İtalya, ABD ve ÇHC’den ithal edilen malzemeler ile montaj yapılıyor. Bu silahları özellikle Ortadoğu ve Afrika ülkelerine satarak gelir elde etme yanında saldırgan, işgalci ve emperyalist politikalar geliştiriliyor.

Yaşam ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak cüzzi zamlarla çalıştırılan işçi ve emekçiler maaşlarını almakta zorlanıyor. Doruk Madencilik sahibi Yıldızlar SSS Holding, onlarca devlet ihalesi ve binlerce maden ruhsatı kazanan bir grup iken, işçilerin devede kulak maaşlarını dahi aylarca ödemiyor. İşçilerin ödenmeyen ücretleri ile yeni yatırımlar yapıyor. Doruk Madencilik işçilerinin köklerini Soma Katliamı’ndan alan Bağımsız Maden İş Sendikası önderliğinde destan yaratan direnişleri Yıldızlar Holding’e ders olsun. İktidara ders olsun. İşçi direnişe geçtiği zaman, onlara işte böyle diz çöktürür.

Şimdi sıra bu tek tek direnişleri ülke çapında koordineli ve dayanışma içinde grevlere dönüştürme zamanıdır. Bunun tek yolu da örgütlenmekten, sendika çalışmalarının mücadeleci nitelikte geliştirilmesi ile mümkün olabilir. Mücadeleci sınıf sendikaları kendi aralarında koordinasyon kurarak, hatta bir federasyon çatısı altında birleşerek sendikal alanda mücadeleye yeni bir sınıfsal nitelik kazandırabilirler. Ancak bu şekilde tek tek direnişler örgütlü ve sonuç alıcı sendikal bir hatta oturabilir. Üye sayısı yoğun ve toplu sözleşme yetkisi olan sarı sendikalar da komünistlerin çalışma alanıdır. Bu alan ihmal edilemez. Sendika yönetimleri mücadeleye zorlanmalı; işyeri işçi temsilciliklerine sınıf bilinçli mücadeleci işçilerin seçilmesi, delege bileşiminin sınıf mücadelesinden yana temsilcilerle değişmesi sağlanmalıdır.

1 Mayıs 1976’nın, 1 Mayıs yasağının kırılmasının 50 yılında sendikal alanın örgütlenmesinde elde edilecek yeni mevzii ve kazanımlar sınıf hareketinin nitel ve nicel anlamda gelişmesi anlamında belirleyici olacaktır.

Sınıf savaşımının gelişimi salt sendikal alanda çalışma ile mümkün değildir. Sendikal mücadelenin politikleşmesi ve kapitalizme karşı savaşımın güçlenmesi işçi sınıfının politik örgütlenmesinin düzeyine bağlıdır. Bu anlamda yaratılacak bir kolektif önderlik savaşımın başarısının teminatı olacaktır.

Ülkede işçi sınıfının hatırı sayılır bir bölümünü kırsal alandan göçe zorlanan Kürt işçi ve emekçileri oluşturmaktadır. Kürt işçi ve emekçilerinin işgücü sömürüsünün yanında ulusal ezgi altında olmaları onları savaşkan bir kol haline getirmektedir. Burada diyalektik bir ilişki söz konusudur. Sendikalar ve işçi sınıfının politik güçleri Kürt işçi ve emekçilerini kapsamalıdırlar ki öyledir, bunun karşısında sendikalar ve işçi sınıfının politik örgütleri Kürt halkının ulusal demokratik ve siyasal sorunlarının çözümünde de en ön safta olmalıdırlar.

Türkiye işçi sınıfının, Türkiye halklarının ortak nesnel istemi barış, demokrasi, özgürlük ve sosyalizmdir. Bu devrimci süreci salt teorik sözler üreterek yaşama geçiremeyiz. Bu mücadele uzun soluklu bir mücadeledir. Mücadele sürecinde sıçramalar ve beklenmedik toplumsal patlamalar olabilir. Tüm bunları göğüslemeyi ve yönetmeyi başarmak bugünden bu mücadelenin gereklerini yerine getirmekle mümkündür. Günümüzün ihtiyacı Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin önündeki tüm yasal engellerin kaldırılarak olumlu sonuçlanmasıdır. Türk ve Kürt halklarının, işçi sınıfının, emekçilerin, ezilen ve sömürülenlerin mücadelesini genişletmek, nitelik ve niceliksel anlamda geliştirmek ancak günlük mücadeleler içinde örgütlenerek ve eylemlilik sağlayarak başarılır. O anlamda savaş ve sömürü düzenine karşı barış ve demokratikleşme temelinde yürütülecek güncel mücadele bizi her gün hedeflerimize biraz daha yakınlaştıracak, toplumsal ilerlemeyi geliştirecek ve devrimin ordusunu oluşturacaktır. Yığınlar kendi güncel yakıcı mücadele deneyimleri temelinde daha ileri hedeflere yönelecektir.

Yoldaşlar, Dostlar, İşçiler, Emekçiler, Kadınlar, Gençler, Yurttaşlar!

Barış ve Demokrasi mücadelesi sadece ülke sorunlarının çözümü için gerekli değildir. Türkiye Cumhuriyeti, Ortadoğu ve Afrika’da uğursuz bir rol oynuyor. Kendi bölgesel emperyalist hedefleri doğrultusunda ateşe körükle gidiyor. Filistin, Lübnan, Irak, Suriye ve İran’da ikiyüzlü bir politika izliyor. İpleri ABD emperyalizminin elinde olan iktidar ABD ve NATO’nun kuklası durumundadır. Bunun bedelini de Türkiye işçi sınıfı ve halkları ödüyor.

ABD emperyalizmi dünya çapında azgınca saldırıyor. Kardeş Küba halkları tarif edilemeyecek bir ambargo ile karşı karşıya. Venezuela’daki korsanlık Küba’yı da doğrudan etkiledi. Küba halkı Fidel ruhuyla her tür saldırıya karşı hazır bekliyor. Filistin halkına Gazze’de uygulanan soykırımı dünya uzaktan ve tepkisiz izliyor. Gazze’de çocuklar, kadınlar katlediliyor. Tüm yaşam alanları yok ediliyor. Kürt halkı onyıllardır yaşadığı baskı, katliam, savaş, işgal koşullarında, evlerinden yurtlarından edilerek teslim alınmaya çalışıldı. Bunu başaramadılar ancak bedeli ağır oldu. ABD Ukrayna’da NATO ile birlikte Rusya’ya karşı vekalet savaşını sürdürüyor. Kısacası emperyalizm tüm dünyayı ateş topuna çevirmiş durumda. Buna dur demek komünist olmanın değil insan olmanın kıstasıdır.

Türkiye Komünist Partisi, Türkiye’nin bölgede bir risk faktörü değil, barıştan ve halkların demokratik gelişiminden yana bir rol oynamasını sağlayacak politik perspektif çiziyor. Emperyalizmin tehdidi altındaki tüm halklar için Proletarya Enternasyonalizmi bayrağını yükseltiyor. 2025 yılı sonunda tamamlanan TKP 7.Kongresinde onaylanan yeni programı ve politikaları ile Türkiye işçi sınıfı ve ezilen emekçi halklarına yol gösteriyor. TKP’nin sesine kulak verin. TKP’yi ülkenin her köşesinde örgütleyin. Örgütlü bir politik güç olmadan hiçbir sonuç alınamaz. Türkiye’nin güçlü bir TKP’ye ihtiyacı var!

Ülkenin dört yanında işçi direnişleri, doğa katliamlarına karşı direnişler, Kadın katliamlarına karşı eylemlilikler, Kürt halkının barış mücadelesi, Gençlerin mücadeleleri, Emeklilerin insanca yaşam için hak talepleri yükseliyor. 1 Mayıs alanları tüm bu güçlerin omuz omuza birlikte coşku ve kararlılık ile bir araya gelecekleri eylemlilikler olacak. Bu bilinç ve kararlılıkla safları sıklaştıralım, 1 Mayıs’ta alanlara akalım.

  • Yaşasın 1 Mayıs!
  • Biji Yek Gulan!
  • Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının Birleşik Devrimci Mücadelesi!
  • İşçilerin Birliği Sermayeyi Yenecek!
  • Yaşasın Proletarya Enternasyonalizmi!
  • Yaşasın Marksizm – Leninizm!
  • Yaşasın TKP!

Türkiye Komünist Partisi
Merkez Komitesi

HABER MERKEZİ

İlgili Haberler

İsrail, alıkoyduğu aktivistleri Yunanistan’a teslim edecek
Gündem

İsrail, alıkoyduğu aktivistleri Yunanistan’a teslim edecek

30 Nisan 2026
İBB Davası’nda 15 kişi hakkında tahliye kararı
Gündem

İBB Davası’nda 15 kişi hakkında tahliye kararı

30 Nisan 2026
Gülistan Doku’nun ailesi DNA örneği verdi
Gündem

Gülistan Doku’nun ailesi DNA örneği verdi

30 Nisan 2026
IHRNGO: 44 eylemci idam riskiyle karşı karşıya
Gündem

IHRNGO: 44 eylemci idam riskiyle karşı karşıya

30 Nisan 2026
Bahçeli Erdoğan görüşmesi başladı
Gündem

Bahçeli Erdoğan görüşmesi başladı

30 Nisan 2026
1 Mayıs’a Giderken Sefalete ve Sömürüye Karşı Yaşasın Haklı Mücadelemiz!
Gündem

1 Mayıs’a Giderken Sefalete ve Sömürüye Karşı Yaşasın Haklı Mücadelemiz!

30 Nisan 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Nükleer Tehlike Kapıda
Politika'dan Yorum

Nükleer Tehlike Kapıda

Politika Haber
6 Nisan 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

İsrail, alıkoyduğu aktivistleri Yunanistan’a teslim edecek

İsrail, alıkoyduğu aktivistleri Yunanistan’a teslim edecek

30 Nisan 2026
İBB Davası’nda 15 kişi hakkında tahliye kararı

İBB Davası’nda 15 kişi hakkında tahliye kararı

30 Nisan 2026
2026 1 Mayıs’ı Sınıf Mücadelesinde Bir Köşe Taşıdır Haydi Omuz Omuza 1 Mayıs Alanlarına!

2026 1 Mayıs’ı Sınıf Mücadelesinde Bir Köşe Taşıdır Haydi Omuz Omuza 1 Mayıs Alanlarına!

30 Nisan 2026
Gülistan Doku’nun ailesi DNA örneği verdi

Gülistan Doku’nun ailesi DNA örneği verdi

30 Nisan 2026
IHRNGO: 44 eylemci idam riskiyle karşı karşıya

IHRNGO: 44 eylemci idam riskiyle karşı karşıya

30 Nisan 2026
Bahçeli Erdoğan görüşmesi başladı

Bahçeli Erdoğan görüşmesi başladı

30 Nisan 2026
1 Mayıs’a Giderken Sefalete ve Sömürüye Karşı Yaşasın Haklı Mücadelemiz!

1 Mayıs’a Giderken Sefalete ve Sömürüye Karşı Yaşasın Haklı Mücadelemiz!

30 Nisan 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!