İran’da protestolar her geçen gün artarak devam ediyor. Halkın ayağa kalktığı protestolarda onlarca kişi katledilirken yüzlercesi yaralandı, binlercesi gözaltına alındı. Her şeye rağmen sokağı teslim etmeyen halklar, pek çok kentin asayişini ele geçirdi. Halkların ülkenin her tarafından protestolara dahil olması, sürecin gidişatını büyük ölçüde değiştirirken, özellikle İran nüfusunun yüzde 20’sinden fazlasını oluşturan Azerilerin bulunduğu kentlerde protestolar düzenlemesi rejim değişikliğini daha görünür kıldı.
Azeri yazar ve araştırmacı Bahram Rahmani, gelişmelere dair ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
BM AMBARGASO VE SONRASI
İran’ın Batı Azerbaycan eyaletinde buluna Xoy kentinden olan Rahmani, 1979 yılında gerçekleşen rejim değişikliğiyle başa gelen Humeyni’nin başlattığı siyasi kırım operasyonları sonrası önce Türkiye’ye ardından da Avrupa’ya sürgün edildi. İran’ın çok kimlikli yapısına dikkat çeken Rahmani, “İran’da çeşitli diller ve kültürler yaşıyor. Ama İran’da geçen yüzyılda bütün diller yasaklıydı. Resmi kurumlarda sadece Farsça konuşabilirsin. İran’ın bugün nüfusu 90 milyonun üzerinde. Çok büyük petrol kaynakları mevcut. Eskiden durumu çok daha iyiydi. Ama 20-30 yıl içerisinde Birleşmiş Milletler (BM) ambargosuyla İran’da yoksulluğun ve işsizliğin çoğaldığını görüyoruz. Hükümet de kötü bir hükümet. Sadece asmaktan, tutuklamaktan, sokaklarda öldürmekten anlıyor. Bu şekilde protestoların başladığını görüyoruz” diye konuştu.
İŞÇİLERİN MAAŞI 100-150 DOLAR
İşçilerin maaşlarının 100-150 dolar arasında değiştiğini ve mevcut enflasyon ile bu ücrete geçimin sağlanamadığını belirten Rahmani, maddi yetersizlikler sebebiyle çocukların eğitim alamadığını, hastaların tedavi göremediğini ifade etti. Ekonomik krizle birlikte halkların 92 şehir ve 22 eyalette protestolara başladığını kaydeden Rahmani, “Hükümet sadece ideolojisini düşünüyor. Halk gün be gün yoksullaştı. İşsizlik 10-15 milyon civarına yükseldi. Üniversite mezunlarının çoğu işsiz. Kadınların yüzde 12 ya da 13’ü çalışıyor. Çünkü çoğunlukla iş yok, çalışma yok. Onun için bu ayaklanmalar başladı. İlk önce ekonomik krize karşı daha sonra da tam olarak hükümete karşı bir pozisyon aldı. Protestoların yüzde 80’i hükümete karşı başladı. Onun için bu durum daha da devam edecek. Hükümetin de baskıları bu protestoları daha da arttıracaktır” diye konuştu.
AZERİLERİN ÇOĞUNLUĞU HÜKÜMET KARŞITI
İran’da Azeri nüfusunun 20-25 milyon civarında olduğunu kaydeden Rahmani, Tahran Pazarı’nın da çoğunlukla Azerilerin elinde olduğunu dile getirdi. Hükümette, orduda ve pazarda Azerilerin etkisi olduğunu belirten Rahmani, “O yüzden Azeriler içerisinde hükümet yanlıları değil ama hükümet içerisinde çalışanlar çok. İran lideri Hamaney ve mevcut cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan Türk. Ama bunların hiçbirinin Türk halkına bir yararı yok. Türklerin kendi dillerinde okulları, üniversiteleri yok. Aynı Kürtler, Araplar, Beluçlar gibi dilleri yasak. Azerilerin de çoğunluğu hükümete karşı” ifadelerini kullandı.
REJİM KÜRT-AZERİ ÇATIŞMASIYLA KAOSTAN ÇIKMAK İSTİYOR
İran rejiminin kaotik durumlarda Kürtlerle Azerilerin yoğun yaşadığı bölgelerde çatışmalar çıkarmaya çalıştığını dile getiren Rahmani, ancak protestolar sürecinde düşünülenin tersi bir tavır takınıldığını dile getirdi. Rahmani, 7 Kürt partisinin yaptığı ortak grev çağrısına her kesimden halkın katılmasına işaret ederek, “Rejim bu çatışmayı başaramadı. Her zaman bu iki milleti karşı karşıya getirerek çatışsınlar istiyor. Ancak bugün Türk halkı da Kürt halkı da beraberce bu hükümete karşı protestolarda” dedi.
‘HALK KENDİ SEÇİMLERİNİ İSTİYOR’
Halk protestolarının Şah destekçileri tarafından başka yönlere çekilmeye çalışılmasına dikkat çeken Rahmani şunları söyledi: “ABD İran’a dışarıdan müdahale etmek istiyor. Daha geçen aylarda İsrail, ABD ile birlikte İran’a 12 gün boyunca saldırdı. Ancak İran halkı genelde, İsrail ve ABD’ye karşı bir halktır. Çünkü Şah döneminde ABD onun arkasındaydı. 48 sene önceki devrim, batıya, ABD’ye karşı yapıldı. Onun için bugün hem İsrail hem de ABD, İran’a müdahale etmeyi çok istiyor. Onların müdahalesini isteyenler de sadece Şah yanlılarıdır. Bunlar da küçük bir grup ve ABD ve İsrail ile işbirliği yapıyorlar. Sağından soluna kadar İran’da pek çok kesim saltanat yanlılarına da karşı. Bunun için 12 günlük saldırılarda bu gruplarla birlikte, ABD ve İsrail, ayaklanma çıksın istedi. Ancak hiç bir grup buna cevap vermedi. Tabii bu süreçte sokağa çıkılması durumunda İran tüm protestocuları ‘Bakın bunlar İsrail yandaşı’ diyerek öldürecekti. İşçiler, kadınlar asla ABD ya da İsrail’in İran’ın hükümet ya da rejim değişimine müdahale etmesini istemezler. Halkın kendisi bu hükümeti yıkıp istediği hükümeti getirmek istiyor. Bu hükümete asıl karşı olanlar Türkler, Kürtler, Beluçlar, Araplardır. Bakın Tahran sadece Fars şehri değil. İçinde her kimlikten insan var. Bu halklar bir birleri arasında çatışmıyor. Sadece bu hükümeti istemiyorlar.”
‘HÜKÜMET BU HALİYE DEVAM EDEMEZ’
İran’ın militarizmle kendini yeniden var etmeye çalıştığını ifade eden Rahmani, halkın her geçen gün hükümete daha fazla tepki duyduğunu belirtti. Rahmani, “Evet bu haliyle belki halkın hükümeti devirmesi zor ancak ilerleyen günlerde bu hükümet çok zor durumda kalacak. Çünkü hem iç sorunları hem dış sorunları mevcut. İran petrolüne normal yollarda ambargo var ve satamıyor. Hükümetin bu krize karşı yapacağı hiçbir şey yok. Ya bu durum devam edecek ya da bu hükümetin çökmesi lazım” diye konuştu.
‘İRAN HALKI KENDİ DEVRİMİNİ YAPMAK İSTİYOR’
Rejimin her soruna zor aygıtıyla başvurduğunu belirten Rahmani, geçtiğimiz yıl rejimin bin 500’e yakın kişiyi idam ettiğini kaydetti. Halkların onlarca yıldır aynı talepleri dile getirdiğini ancak hep zor aygıtlarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Rahmani, “Talepler çeşitli taleplerdir. Siyasi, ekonomik ve kimliksel talepler var. Hükümetin ekonomik, siyasi, uluslararası konjenktür açısından durumu iyi değil. İşçilerin, kadınların, emeklilerin, öğretmenlerin istekleri, bu hükümeti yıkmak. Çünkü bu hükümetin onlara cevap olamayacaklarını iyi biliyorlar. Onun için İran’da bu durum ya halkın devrimi ile değişecek ya da İran, İsrail ve ABD ile savaşa girecek ve halk daha kötü bir duruma girecek. İran halkı dış müdahale değil kendi devrimini yapmak istiyor” dedi.
Ceylan Şahinli / MA


















