2 Ocak’ı 3 Ocak’a bağlayan gece ABD Delta Güçleri’nin Venezuela’nın başkenti Caracas’ta bir operasyonla Venezuela devlet başkanı Maduro ve Cilia Flores’i gece uykuları sırasında kaçırıp ABD’ye götürmeleri tek kelime ile terörist bir eylemdir.
Şaşırdık mı? Emperyalizmin niteliğini bilen bizler için hayır. Sanırız dünyada barış içinde emperyalizm ile uzlaşarak çözüm arayanlar için bir şok olmuş olmalı.
ABD’nin terör eylemi hepimiz için bir uyarıdır. Sınıf çelişkilerini, sınıf savaşımını geçersiz sayanlar görüşlerini gözden geçirmek zorundadırlar.
Teröristler Maduro ve Flores’in kaldıkları yeri basıp seksen güvenlik görevlisini -ki bunların otuziki tanesinin Kübalı olduğu açıklandı- katlederek tereyağından kıl çeker gibi Madura ve Flores’i paketleyip kaçırabildi.
Konunun Venezuela açısından verdiği ders, sosyalizme yönelmek istiyorsan proletarya diktatörlüğünün önemidir. Sen istediğin kadar yeraltı ve yerüstü kaynaklarını toplumsallaştır, eğer onu koruyacak mekanizmaları kurmazsan iktidar olamazsın. Venezuela Komünist Partisi bu konuda çok mücadele etti ancak dikkate alınmadı. Dikkate alınmadığı gibi yasaklandı. Chaves devriminden sonra devlet yapılanmasında dayanak olan en önemli güç olan Venezuela Komünist Partisi’ne yönelik alınan bu tavır sorunların başlangıcı olmuştur.
TKP Merkez Organı Atılım’da Venezuela’da 6 Aralık 2015 seçimlerinde sağ güçler çoğunluğu ele geçirdiklerinde yayınlanan bir yazıda şöyle deniyordu: “Önümüzdeki dönem Venezuela’daki devrimci güçler açısından belirleyici yıllar olacak. Karşı-devrim göstere göstere gelmiştir ve açık bırakılan kapılardan girmiştir. Burjuvazinin politik güçlerini yerleşmeden söküp atmak, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyeti kaldırmak, planlı sosyalist ekonomiye geçmek ve bütün bunların sağlanabilmesi için proletarya diktatörlüğünü kurmak ivedi bir zorunluluktur. Bolivarcı devrimin kazanımlarını korumak, onun Marksist-Leninist temellere oturtulmasını sağlamak ve bilimsel sosyalist anlayışı uygulamak devrimin sürekliliğinin sağlanması açısından son şanstır.” (Bkz. https://www.tkp-online.org/?q=content/venezuela-se%C3%A7imleri-%C3%BCzerine )
Konuya dünya ölçüsünde emek sermaye çelişkisi, emperyalizm ile sınıf güçlerinin konumlanmasına ve mücadelesine baktığımızda ise şunu tespit etmek zorunludur. Sovyetler Birliği ve Dünya Sosyalist Sistemindeki karşı-devrim sonucunda tüm dünyada sınıf hareketi gerilemiştir ancak buna rağmen ileri adımların atılması mümkün olduğu yerlerde mevzileri kazanmak kadar korumak da belirleyici önemdedir. Hiçbir alanda ve ülkede toplumsal ilerleme birbirinin kopyası olarak gelişmeyecektir. Bugüne kadar da olmamıştır. Her ülkede sınıf mücadelesi farklı şekilde gelişir ancak ilkeler değişmez.
Lenin Emperyalizmi Kapitalizmin en üst aşaması olarak tarif etmiştir. Faşizm de Dimitrov’un tarifine göre finans kapitalin en gerici, en şoven, en emperyalist unsurlarının açık terörist diktatörlüğüdür. Bu iki çözümlemeyi yok sayarak günümüz dünyasını irdelemek mümkün değildir. Kuşkusuz ki her birey ya da örgüt kendi düşüncesini oluşturmakta ve savunmakta özgürdür. Ne var ki hastalığı doğru teşhis etmezsek doğru tedavi uygulamak imkansızdır.
Sınıf güçlerinin, devrimci güçlerin popülaritesi belki liberalizmin etkisinde kalan “sol” adına söz kuran çevrelerden daha düşüktür. Belirleyici olan popülarite değil sınanmış gerçeklerin doğruluğu veya yanlışlığıdır. Doğru olan yol daha zor olabilir, zamana yayılabilir ama kağıttan bir kaplan misali yıkılmaz ve her tür saldırıya, savaşa, fırtınaya dayanıklıdır. Amaçladığımızı bugün hemen başaramadığımız için sağa sola sapmanın anlamı yok. Geçmişten, yaşanmış deneylerden sonuçlar çıkararak, eksiklerimizi gidererek ilerleyeceğiz, ama geçmişten sonuç çıkarırken günümüzdeki deneyleri de, zaaflarını da görmezlikten gelmeden, doğruyu savunmaktan geri durmadan ilerlemeye çalışırsak bugünden yenilgiyi kabullenmemiş oluruz.
Bizler şimdi çok daha güçlü bir şekilde Venezuela halklarının kazanımlarını koruma mücadelelerinde onlarla dayanışma içinde olmalıyız. Kazanımları korumak yetmeyecek. Uzun vadede savaşsız ve sömürüsüz bir toplum düzenini kurmak için sosyalizm mücadelelerinin yanında olacağız. Yaşanan talihsiz gelişme Venezuela sınıf güçlerinin gelişmesine, güçlerini artırmaları ve zafer yürüyüşünü sürdürmeleri için bir vesile olsun.

















