Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde kimlik dayatmasına karşı 3 tutsağın açlık grevinde olduğunu belirten Tuğçenur Özbay’ın vasisi Emir Karakum,”Tutsakların ilerde kalıcı sağlık sorunları yaşamaması için talepleri kabul edilsin” dedi.
Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutsakların yaşadığı hak ihlalleri sürüyor. Son olarak da tutsaklara, hangi suçlamayla ve hangi koğuşta tutulduklarına dair olan kimlik kartını yanlarında taşıma zorunluluğu getirildi. Bunu kabul etmeyen tutsaklara ise çeşitli disiplin cezaları veriliyor. “Örgüt üyeliği” suçlamasıyla 10 yıldır tutuklu olan ve 9 yıldır da Şakran’da tutulan Tuğçenur Özbay, kimlik kartı dayatmasına karşı 48 gündür açlık grevinde. Dayatmayı kabul etmeyen Tuğçenur Özbay, telefon görüşmesi, avukat ve aile görüşünün yanı sıra sağlığa erişim hakkından da yararlanamıyor. Öte yandan aynı cezaevinde bulunan Güzin Tolga ve Zuhal Sürücü de kimlik kartı taşıma dayatmasına karşı Tuğçenur Özbay’a destek vermek amacıyla 18 gündür açlık grevinde.
Tuğçenur Özbay’ın vasisi Emir Karakum, kimlik dayatmasına karşı açlık grevine giren tutsakların durumuna dair konuştu.
Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde sistematik şekilde hak ihlalleri yaşandığını ifade eden Karakum,”Tuğçenur Özbay da bu hak ihlallerine maruz kalıyor. Son dönemlerde de siyasi tutsaklara kimlik kartı dayatması başladı. Tuğçenur bu kartı ‘suç kartı’ olarak görüyor ve insanlık onuruna aykırı olduğunu düşünüyor. Tuğçenur bu kartı yanında taşımadığı için temel haklarından yararlanamıyor. Haftalık 10 dakika olan telefon görüşmesine çıkamıyor, aile ve avukat görüşü yapamıyor, hastaneye erişemiyor. Aynı koğuşta kaldığı arkadaşının da benzer sıkıntıları söz konusu. Tuğçenur bu durumdan dolayı 48 gündür, Güzin Tolga da 18 gündür açlık grevinde. Son 1 ayda iki kez cezaevine gittim ve en son gittiğimde başgardiyanla görüştüm. Gardiyan bana Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nin pilot bölge seçildiğini söyledi. Cezaevi savcısıyla görüştüğümde, bu uygulamanın doğru olmadığını ve bu uygulamanın Şakran Cezaevi’nde başladığını, uygulamanın kendi yetkisini aştığını söyledi. Adalet Bakanlığı ile görüşmem gerektiğini söylediler. Bana verdiği bir kağıtta bu uygulamanın bakanlığın bir talimatı olduğunu dile getirdi. Çok keyfi bir uygulama. Cezaevi yetkilileri ile görüştüğümde bunun ‘güvenlik’ gerekçesi nedeniyle olduğunu söylüyorlar ama bunun ‘güvenlikle’ bir alakası yok. Mahkeme veya SEGBİS odasına gittiklerinde bu tutsak kartını yanlarında götürülmeleri isteniyor. Yasadışı bir uygulama olduğunu söyleyebilirim ve Şakran Cezaevi yasadışı uygulamalar için pilot bölge seçilen cezaevi” dedi.
‘TUTSAKLARIN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN’
3 aydır mektuplar dışında Tuğçenur Özbay’dan haber alamadıklarını ifade eden Karakum,”Gönderdiğimiz kargolar da iade ediliyor. Bunu da yine tutsak kimlik kartına bağlıyorlar. Yani mektup veya sağlanabilirse milletvekili görüşü dışında herhangi bir şekilde haber alamıyoruz. Tuğçenur Özbay ve Güzin Tolga dışında bir de Zuhal Sürücü bu uygulamaya karşı açlık grevinde. Büyük bir endişe duyuyoruz. Tutsakların avukatlarıyla görüştürülmesine izine verilmemesinin hukuki anlamada hiçbir mantığı yok ve bu aynı zamanda adil yargılanma hakkını da engelliyor. Bu uygulamanın derhal kaldırılması gerekiyor. Adalet Bakanlığı’nın devrimci tutsakları sakat bırakma gibi politikası söz konusu. Grevde olan tutsakların ilerde kalıcı sağlık sorunları yaşamaması için talepleri kabul edilsin. Bu uygulamayı tüm cezaevlerine yaymayı düşünüyorlar ama bunun sürdürebilirliği yok” diye konuştu.
MA

















