Türkiye Komünistleri Platformu, 2026 1 Mayıs’ına ilişkin açıklamada bulundu. Açıklamada Doruk Maden işçilerinin galibiyetleri selamlanırken, “Güncel görev bu direnişleri yaygınlaştırmak, direnişleri grevlere çevirmek, grevleri de genel grevlere yükseltmektir” ifadeleri kullanıldı.
TKPlatform’un ” Yaşasın 1 Mayıs! Biji Yek Gulan!” başlıklı açıklamasının tamamı şu şekilde:
İşçi sınıfı ve ezilen emekçi halklar için 1 Mayıslar Birlik, Mücadele ve Dayanışma günüdür. Bunun böyle olmasını bizden önceki kuşaklara borçluyuz. Bu geleneği sürdürmek ise omuzlarımızdadır.
1 Mayısların coşkusu ve niceliği ülkedeki sınıf savaşımının düzeyinin aynasıdır. Amaç işçi ve emekçilerin ezici çoğunluğunu ülkenin her kentinde 1 Mayıslarda alanlara çıkarmaktır. Sadece işçi ve emekçileri değil, 1 Mayıslar kadınları, gençleri, işsiz ve emeklileri de kapsamaktadır. Ezilen ulusların aynı zamanda sömürülen işçi ve emekçileri de belirleyici önem taşımaktadır. Çünkü ezilen ulus işçi ve emekçileri de aynı kadınlar gibi çifte sömürü altındadır. Proletarya Enternasyonalizmini çok uzaklarda değil, öncelikle yakınımızda, içimizde yaşama geçirmeliyiz. Neki, belirleyici olan işçi sınıfının mücadelesinin nicelik ve nitelik olarak ulaştığı aşamadır.
İşçi sınıfının mücadelesi ideolojik, politik ve sendikal alanlarda yürümektedir. Bu üç alan da biri biriyle sıkıca bağlıdır. Birinden biri geri kaldığında sınıf mücadelesi bütünsel anlamında topallar.
Her işyerinde sendikal örgütlenme. Her işyerinde siyasal örgütlenme. Bu örgütlenmelerin işçi yatağı semtler ile bağlantısı. İşçi sınıfının eğitimi. Tüm bunlar güncel çalışmalarımızın başında gelmektedir. Sendikal örgütlenmenin uzlaşmacı sarı sendikacılıktan sınıf ve kitle sendikacılığına tekrar yükseltilmesi güncel görevlerimiz arasındadır.
Bugün Türkiye’de çalışan 35 milyonun yüzde 75’i sigortalıdır. Yaklaşık 9 milyon işçi ve emekçi sigortasız, kayıt dışı çalışmaktadır. Ki bu rakamlar resmi rakamlardır. Gerçek çok daha fazladır. Sigortalı çalışan işçilerin de sadece yüzde 10’u sendikalarda örgütlüdür. Sendikaların Toplu İş Sözleşme hakkı ise kapitalist devletin iş ve sendika yasaları nedeniyle tüm sendikalı işçi sayısını kapsamamaktadır.
Sınıf hareketinin hedefi iş gücü sömürüsünün kaynağı olan kapitalist sömürü düzeninin devrimci yoldan değişmesidir. Sendikal alan ise bu mücadelede işçi ve emekçilerin sınıf bilincinin ilk aşaması olan sendikal bilinci kazandıkları alanlardır. Bu nedenle mücadeleci, uzlaşmaz, direnişçi ama süreklilik arz eden sendikal çalışma ne kadar önemli ise sarı sendikaların her kademesinde çalışmak ve onları uzlaşmaz mücadeleye teşvik etmek da bir o kadar önemlidir.
Kapitalist düzen içeride ve dışarıda da savaşların nedenidir. Sermaye kendi krizlerini savaşlarla aşıyor. Bu da halklar için kan, yıkım ve ölüm demektir. Sömürü düzenine son vermek savaşlara da son verme anlamına gelecektir.
Üstüne ölü toprağı serilmiş sınıf hareketi ülkenin dört bir yanında filizleniyor. Bu direnişleri geçici olmaktan çıkarmak sürekli hale getirmek, genişletmek ancak siyasal örgütlü hareketin etkisi ile mümkündür. Değilse saman ateşi gibi sönmektedir.
2026 1 Mayısını Doruk Madencilik işçilerinin direnişlerinin utkusu koşullarında karşılıyoruz. Doruk Madencilik işçilerinin utkusu hepimize coşku, umut ve güç vermektedir. Güncel görev bu direnişleri yaygınlaştırmak, direnişleri grevlere çevirmek, grevleri de genel grevlere yükseltmektir.
İşçi sınıfının kapitalist sömürünün pençesinden kurtulması bugünden yürütülecek çalışmaların başarısına bağlıdır. Barış ve demokratikleşme mücadelesinde elde edeceğimiz her kazanım bizi sosyalizm amacına bir adım daha yakınlaştıracaktır.
Bu bilinç ve duygularla 1 Mayıs Birlik Mücadele Dayanışma Günü’nü selamlıyoruz.
– Yaşasın İşçi Sınıfının Birliği!
– Yaşasın Barış, Demokrasi, Özgürlük ve Sosyalizm Mücadelemiz!
– Yaşasın 1 Mayıs!
– Biji Yek Gulan!
Türkiye Komünistlerinin Platformu
HABER MERKEZİ


















