Künye   Hakkımızda
17 Mart 2026, Salı
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Tanhan’dan Fidan’a: Türkiye’nin Efrîn’deki rolü ne?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a tepki gösteren DEM Partili Kamuran Tanhan, Efrîn’e işaret ederek, “Afrin'in fiili ve idari yönetimi bugün hangi yapının elindedir? Türkiye'nin bu yönetim üzerindeki rolü nedir” diye sordu.

18 Kasım 2025
Tanhan’dan Fidan’a: Türkiye’nin Efrîn’deki rolü ne?
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu, Dışişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşların bütçelerini görüşmeyi sürdürüyor. Görüşmelerde söz alan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mêrdîn Milletvekili Kamuran Tanhan, bölgede yaşanan sorunların özellikle Kürt sorununun yüzyıllık tarihi olduğunu ifade etti. Tanhan, Türkiye ve Suriye sınırının 1921’de imzalanan Ankara Anlaşması ile belirlendiğini ve 1923’te imzalanan Lozan Anlaşmasıyla kesinleştiğini belirtti. Bu anlaşmalar ile Kürdistan’ın egemen güçler tarafından parçalandığını söyleyen Tanhan, “Bu sınır halkların iradesini, toplumsal yapıyı, kültürü, dili ve ortak yaşamı dikkate almayan, masa başında çizilmiş suni bir haritadır, bir sınırdır. Aradan geçen yüz yıldan fazla sürede yaşanan bütün pratikler göstermiştir ki bu sınırlar Kürt halkının gerçekliğini, tarihsel bağlarını ve toplumsal birlikteliğini ortadan kaldırmaya yetmemiştir” dedi.

‘ÖLÜM TARLALARI OLDU’

Kürtlerin dikenli tellere, duvarlara, askeri gözetleme kulelerine rağmen varlıklarını sürdürdüğünü belirten Tanhan, “Akrabaları, ortak hafızaları ve yaşam pratikleriyle bu sınırları fiilen anlamsız hâle getirmişlerdir. Türkiye ile Suriye sınırı yalnızca iki ülkeyi değil, aynı zamanda Kürtlerin yaşadığı bütün bir coğrafyayı bölmek üzere tasarlandı. Bu parçalama öyle bir korkunun ürünüydü ki sadece tel örgülerle yetinilmedi, neredeyse bir Kıbrıs Adası kadar devasa büyüklükte bir tampon bölge de oluşturuldu. 1956 yılında bu bölgeye 600 binden fazla mayın döşendi. Bu mayınlar sınır boyunca yaşayan halklar için yıllarca ölüm tarlaları oldu. Sınır boyunca yaşayan halk, sınırın öte yakasındaki akrabalarıyla buluşmak isterken, tarlalarına gitmek isterken, küçük çaplı sınır ticareti yapmaya çalışırken binlercesi bu mayınlı tarlalarda yaşamını yitirdi” diye konuştu.

‘HALKLARI HEDEF ALDI’

Tanhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sınırlar yalnızca coğrafyayı değil, bir halkın doğal yaşam döngüsünü, ortak kültürünü ve toplumsal bağlarını hedef almıştır aslında ama yine de hiç bir mayın, hiçbir tel örgü, hiçbir askerî kule halkların birlik duygusunu bütünüyle ortadan kaldırmamıştır. Bu sınırın hikâyesinde sadece devletler arası çizgiler değil, aynı zamanda parçalanmış ailelerin, bölünmüş mahallelerin koparılmak istenen yaşam hikâyeleri vardır. Tren hattı esas alınarak çizilen bu sınır, Akçakale yani Gire Spi’nin, Ceylânpınar yani Serekaniye’nin, Nusaybin yani Kamışlı’nın ortasından geçtiği için geçmiştir. Bir sokak Türkiyeli sayıldı, bir sokak Suriyeli sayıldı. Aynı evde büyüyen kardeşlerden birisi Türkiye nüfusuna, diğeri Suriye nüfusuna kaydedildi.

TÜRKİYE’NİN İÇ POLİTİKASI

2011’de Suriye’de iç savaş başladığında bu akrabalık ve toplumsal bağlar daha görünür hâle geldi. Binlerce Suriyeli Kürt Türkiye’ye geçti, onları karşılayan yine sınırın bu yakasındaki akrabaları, aileleri oldu. Nusaybin’de, Kızıltepe’de, Suruç’ta evler açıldı, sofralar paylaşıldı. Aynı dönemde Türkiye’den yaklaşık 4.500 Kürt genci IŞİD’e karşı verilen mücadeleye katıldı ve çoğu hayatını kaybetti. Bir mezar Kamışlı’da kazıldığında Suruç’ta da anması yapıldı; bir ağıt Diyarbakır’da da yakıldı, yankısı Kobani’den duyuldu. Bu nedenle ‘Öte yakada bir Kürt’ün burnu kanasa bu yakadaki Kürt’ün yüreği sızlar.’ sözü burada bir mecaz değil, somut bir hakikattir. Bu gerçekler Türkiye’nin Suriye politikasının yalnızca dış politika meselesi olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin iç barışı ve toplumsal huzuru açısından da belirleyici olduğunu göstermektedir.

KATILIMCI YÖNETİM ŞART

Geçtiğimiz yıl aralık ayında Baas rejiminin sona ermesi ve Esad’ın ülkeyi terk etmesiyle Suriye’de yeni bir dönem başladı. Colani öncülüğündeki HTŞ yapılanmasının Şam’da geçiş sürecinde etkin konuma gelmesi Türkiye’nin on yıllık Suriye politikasının sonuçlarını yeniden değerlendirmeyi zorunlu kılmaktadır. HTŞ’nin bugün yeni Suriye yapılandırması içinde etkili bir aktör hâline gelmesi Türkiye’nin uzun yıllar sürdürdüğü dar güvenlikçi yaklaşımın sınırlarını açığa çıkarmıştır. Oysa Suriye gibi çok kimlikli, çok kültürlü, çok yapılı bir ülkede kalıcı barışın yolu kapsayıcı ve demokratik temsilîyeti geniş bir siyasal çerçeveden geçmektedir. Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerin öncülüğünde Arapların, Süryanilerin, Ermenilerin ve diğer halkların katılımıyla oluşturulan demokratik ve katılımcı yönetim modeli uluslararası toplum tarafından Suriye’nin geleceğinde vazgeçilmez bir aktör olarak görülmektedir.

YÜKÜMLÜKLERİNİ YERİNE GETİRMEDİ

Kadınların öncülük ettiği yerel meclisler, çoğulcu yönetim yapıları ve IŞİD’e karşı verilen mücadele de bu bölgedeki yönetimin meşruiyetini artırmıştır. Türkiye’nin bu yapıyı görmezden gelen politikaları ise sahada fiili durumu değiştirmemektedir. Aksine Türkiye’nin çözüm süreçlerinde dışarıda kalma riskini ortaya çıkarmaktadır, bu riski artırmaktadır. 10 Martta SDG Komutanı Mazlum Abdi ile Colani arasında imzalanan 8 maddelik mutabakat; ateşkes, mülteci dönüşleri, kaynak yönetimi, devlet kurumlarına katılım gibi kritik başlıklar içeriyordu ancak kısa sürede Colani’nin tek taraflı geçici anayasa ilan etmesiyle bu süreç tıkandı. Geçici Suriye Hükûmeti mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmedi. Bu tıkanmanın nedenlerinden biri de Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’ye yönelik dışlayıcı yaklaşımlarıdır Sayın Bakan.

EFRÎN İŞGAL ALTINDA

Bir başka husus da Afrin’in durumuyla ilgili. Tarih boyunca Kürtlerin yoğun yaşadığı, milyonlarca zeytin ağacına sahip olan bir bölgenin tarımsal kalbi niteliğinde bir bölgedir Afrin. Ancak 2018 yılında gerçekleştirilen Zeytin Dalı Harekâtı sonrasında bölgeye ilişkin çok sayıda ağır iddia, ulusal ve uluslararası raporlara yansımıştır. Bu iddialardan bazıları; demografik yapının değiştirilmesi, zorla yerinden etmeler, kaçırmalar ve fidye uygulamaları, mülkiyet hakkının ihlali, zeytinliklerin tahribi ve kontrolsüz ticaret gibi ağır iddialar uluslararası raporlarda yer almaktaydı. BAAS rejimi gelmeden önce Cemal Nasır’ın Suriye’de uyguladığı zorla yerinden etme ve Arap kuşağı sonuç vermedi ki BAAS rejimi çöktü, HTŞ geldi. Dolayısıyla bu rejimi tekrar canlandırmaya çalışmak saflık olacaktır. Suriye İnsan Hakları Gözlemevinin son bir hafta içerisinde yayımladığı raporda 100 yaşının üzerindeki zeytin ve orman ağaçlarının kesildiği, Afrin’de yerli halkın yaşam koşullarının giderek kötüleştiği, SMO’nun yerel halka yönelik hak ihlallerini sürdürdüğünü, SMO’ya bağlı ekonomi ofisinin halkın tarım arazilerini resmî izin alınmadıkça ekemeyeceğine dair karar yayımlandığını belirtmiştir.

HANGİ YAPININ ELİNDEDİR?

Sayın Bakan, soruyorum size: Afrin’in fiili ve idari yönetimi bugün hangi yapının elindedir? Türkiye’nin bu yönetim üzerindeki rolü nedir? Aynı durum Serekani için de geçerlidir. Afrin’deki zeytinliklerin ve tarımsal üretimin denetimi kimdedir? Türkiye bu süreçlerde hangi yetki ve sorumluluğa sahiptir? SOHR’un raporlarında belirtilen ağaç kesimleri, mülkiyet haklarının ihlalleri, tarımsal üretimin izne bağlanması iddialarına ilişkin Bakanlığınız bir inceleme yürütmekte midir? Türkiye, Suriye’de barış ve yeniden inşaya katkı sunabilecek önemli, bölgesel bir aktördür. Bunun için Kuzeydoğu Suriye’yle kurumsal ilişkilerin geliştirilmesi gerekir Sayın Bakan.”

MA

İlgili Haberler

DEM Partili Özgül Saki: İktidar sürece ilişkin hazırlıklarını açıklasın
Gündem

DEM Partili Özgül Saki: İktidar sürece ilişkin hazırlıklarını açıklasın

17 Mart 2026
Kırşehir S Tipi Cezaevi tahliye ertelemeleri sürüyor
Gündem

Kırşehir S Tipi Cezaevi tahliye ertelemeleri sürüyor

17 Mart 2026
Tutsaklar ‘kimlik kartı’ dayatmasına karşı açlık grevinde
Gündem

Tutsaklar ‘kimlik kartı’ dayatmasına karşı açlık grevinde

17 Mart 2026
Diyarbakırlılar’dan Newroz Çağrısı: Dünyaya mesajımızı vereceğiz
Gündem

Diyarbakırlılar’dan Newroz Çağrısı: Dünyaya mesajımızı vereceğiz

17 Mart 2026
Eski CIA Yetkilisi Larry Johnson:”İran’dan sonra sırada Türkiye var”
Gündem

Eski CIA Yetkilisi Larry Johnson:”İran’dan sonra sırada Türkiye var”

17 Mart 2026
Arakçi, İran’ın ABD ile iletişimde olduğu iddialarını yalanladı
Gündem

Arakçi, İran’ın ABD ile iletişimde olduğu iddialarını yalanladı

17 Mart 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Emperyalist Saldırganlığa Karşı İhtiyaç Topyekün Direniş
Politika'dan Yorum

Emperyalist Saldırganlığa Karşı İhtiyaç Topyekün Direniş

Politika Haber
6 Mart 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

DEM Partili Özgül Saki: İktidar sürece ilişkin hazırlıklarını açıklasın

DEM Partili Özgül Saki: İktidar sürece ilişkin hazırlıklarını açıklasın

17 Mart 2026
Kırşehir S Tipi Cezaevi tahliye ertelemeleri sürüyor

Kırşehir S Tipi Cezaevi tahliye ertelemeleri sürüyor

17 Mart 2026
Tutsaklar ‘kimlik kartı’ dayatmasına karşı açlık grevinde

Tutsaklar ‘kimlik kartı’ dayatmasına karşı açlık grevinde

17 Mart 2026
Gazeteci Ciwanro: Rojhilat’ta her an her şey değişebilir

Gazeteci Ciwanro: Rojhilat’ta her an her şey değişebilir

17 Mart 2026
Diyarbakırlılar’dan Newroz Çağrısı: Dünyaya mesajımızı vereceğiz

Diyarbakırlılar’dan Newroz Çağrısı: Dünyaya mesajımızı vereceğiz

17 Mart 2026
Foça halkından İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ‘çamur’ tepkisi

Foça halkından İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ‘çamur’ tepkisi

17 Mart 2026
Eski CIA Yetkilisi Larry Johnson:”İran’dan sonra sırada Türkiye var”

Eski CIA Yetkilisi Larry Johnson:”İran’dan sonra sırada Türkiye var”

17 Mart 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!