Künye   Hakkımızda
1 Nisan 2026, Çarşamba
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Siyaset Bilimci Aksoyoğlu: Kendimizi bir anda savaşın içinde bulabiliriz

1 Nisan 2026
Siyaset Bilimci Aksoyoğlu: Kendimizi bir anda savaşın içinde bulabiliriz
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

ABD-İsrail ile İran arasında devam eden savaşı değerlendiren Siyaset Bilimci Eren Aksoyoğlu, “Kendimizi bir anda savaşın içinde bulabiliriz. Köşeye sıkışan bir ülke Türkiye’ye ateş edebilir” dedi.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat tarihinde İran’a yönelik başlattıkları saldırılar 33’üncü gününe girdi. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Federasyonu ile İran kaynaklarına göre yalnızca İran’da 2 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 20 binden fazla kişi ise yaralandı. İnsan hakları örgütlerine göre ise toplam ölü sayısının 3 bin 400’ün üzerinde.

Yine yapılan açıklamalara göre 15 ABD’li, 29 İsrail’li (5 asker, 24 sivil) yaşamını yitirirken, Lübnan ve Irak’taki çatışmalarla birlikte bölgedeki toplam can kaybı binleri aştı. ABD ve İsrail, İran’ın nükleer ve füze tesislerini, enerji altyapısını hedef alırken, Tahran’ın misilleme saldırıları ise İsrail, ABD üsleri ve Körfez ülkelerini vurdu. Lübnan’da ise yeni İsrail ve Şii milisler arasında bir cephe açıldı. Savaş ekonomik açıdan ise tüm dünyayı etkisi altına aldı. Hürmüz Boğazı’ndaki kısmi abluka küresel petrol arzını günlük milyonlarca varil azalttı. Enerji fiyatları fırladı, Avrupa ve Asya’da enflasyon baskısı arttı. Jeopolitik olarak ise Ortadoğu’nun güç dengesi sarsıldı. Milyonlarca kişi yerinden edildi, küresel tedarik zincirleri ve gıda güvenliği ise tehdit altında.

Yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Siyaset Bilimci Eren Aksoyoğlu, ABD ve İsrail arasında İran’a yönelik müdahaleye ilişkin yaklaşım farklılıklarının olduğunu belirterek, “ABD’nin önceliği İran’ın silah envanterini eritmesini beklemek ve nükleer silahlara erişimini kısıtlamak oldu. İsrail’in önceliği ise rejim değişikliği ve hiç değilse rejimi istikrarsızlaştırmaktı. O yüzden içeriye yönelik çağrılar çoğunlukla İsrail tarafından geldi” dedi.

‘ABD VE İSRAİL ARZULADIĞINI BULAMADI’

İran halklarını “çok katmanlı İran toplumu” olarak nitelendiren Aksoyoğlu, İran’da yaşanan halkların rejime karşı olmasının yanı sıra dış müdahalelere de kapalı olduğunu söyledi. Aksoyoğlu, “Başlangıçta muhtemelen yanlış veya abartılı enformasyona dayalı birkaç sevinç gösterisi dışında büyük ve yaygın gösteriler görmedik. İran’daki sosyolojik fay hatları, bütün bir baskı düzenine karşı dahi kendi rejimini yıkmak için dışarıdan destek almaya yanaşmıyor. Onun yerine özgün bir başka direniş dinamiğini benimsiyor. Belirsizlik de bu noktada büyüyor. Batı merkezli bir okumayla üçe ayrılacak bir sosyolojik zemin gözlemlenebilir; birincisi Kürtler, Suriye deneyiminden sonra ABD’yle belirli bir mesafede duran ve orayla ilişkilenmeyi pek de istemeyen gruplar. İkincisi kentli sekülerler, dış müdahaleler konusunda bilinç merkezini oluşturan ve toplumu domine edenler. Üçüncüsü ise Şii Azeriler, Pezeşkiyan’da cisimleşen merkezi bir siyasetle birlikte mevcut rejimle arasındaki sorunları gidermeyi önemseyenler. ABD ve İsrail bu üç kesimle de arzuladığı temas zeminini bulamadı. Operasyonel kabiliyetleri çok güçlü olmasına rağmen, söz gelimi Pezeşkiyan’ı ortadan kaldırmaya çalışmadılar. Daha çok potansiyel ayrılıklara oynamayı tercih ettiler. Bunun işe yarayıp yaramayacağını da zaman gösterecek” ifadelerini kullandı.

‘ABD, DEVLET ORGANİZASYONLARI İLE MUHATAP OLUR’

Aksoyoğlu, ABD’nin bölgedeki krizlere yaklaşımında “devletli muhatap” arayışının belirleyici olduğunu söyledi. İran ve Irak hattına işaret eden Aksoyoğlu, ABD’nin tarihsel olarak kurumsallaşmış devlet yapılarıyla ilişki kurmayı tercih ettiğini, bu yaklaşımın Irak ve İran örneklerinde açık biçimde görüldüğünü ifade ederek, bu politikanın son dönemdeki temsilcisinin Tom Barrack olduğunu söyledi.

Aksoyoğlu, “Barrack’ın Ortadoğu’daki temel ve kanımca talihsiz yaklaşımları Trump ve ABD yönetimi üzerinde bir etki doğurdu. Ancak nihayetinde Barrack bir Ortadoğu aktörü değil. Dolayısıyla onun muhatap alınabilir merkeziyetçi yönetimleri ve onların yönelimleri kısa süre sonra ortadan kalkabilir. Elbette bunun olması için progresif yönelimlerin Orta Doğu’da etki alanı doğurması gerekir. Çünkü birinin gelmesi için diğerinin gitmesi gerekiyor. Ben bu eksendeki esas tehlikenin IŞİD sonrasında yattığını düşünüyorum. IŞİD’ın arkasındaki geniş sahada çıplak kalan sosyoloji, onun ardılı terör çeteleriyle doldurulabilir. Zira sahada ufak tefek hareketlenmeler de var. İran yeniden bir Nasrallah bulabilir mi ve Filistin dahil olmak üzere pek çok ülkeye lojistik sağlayabilir mi? Burası çok muğlak. Çünkü Rusya ve Çin’in bölgede olma isteği çok sınırlı. Kanımca burada doğacak otorite boşlukları ve yerel yeni aktörler, bölgenin kaderini belirleyecek. Bu dönem masaya oturmak doğru sonuçlar doğurmayabilir. Belki Mazlum Abdi’nin yaptığı gibi dışarıda kalmak daha önemlidir” dedi.

‘İRAN YUMUŞAMA EĞİLİMİNİ SÜRDÜRECEK’

Trump’ın Pakistan aracılığıyla gönderdiği 15 maddelik ateşkes planının gerçekçi olduğunu söyleyen Aksoyoğlu, “İran rejimi her ne kadar kamuoyu karşısında itibarını korumak istediği görüntüsü verse de sahne arkasında pek çok şeyi değiştirdi. Yumuşaması ve içeride birtakım reformlar yapmaları gerektiğini fark ettiler. Pezeşkiyan’ın seçilmesi dahi savaş halinde ayakta kalmanın bir formülüydü. Bu aşamada simgesel olsa da kendileri açısından fazlaca taviz verdiler. Üstelik içeriyi tahkim etmeden ayakta kalmayı da başardılar. Savaşın sonraki günleri ne getirir bilmem ama İran’ın yumuşama eğilimini sürdüreceğini düşünüyorum. Bunun bir nedeni, bir de sonucu olacak. Nedeni yakın coğrafyasındaki İsrail’le çatışma dinamiğini sürdürmek ve direniş eksenini yeniden şekillendirmek için ABD’nin taleplerini belirli ölçülerde kabul etmek zorunda kalmaları. Sonucu ise silah envanterini erittikten sonra balistik füzeleri ve kısa menzilli füzelerini yerine koyacak bir zaman kazanmak olacaktır. Bu her koşulda iki tarafın, yani İran ve ABD’nin kazandığı bir oyun olur ve bir ihtimalle bu pozisyonlara itiraz eden İsrail olur” dedi.

İRAN’IN ENFORMASYON SAVAŞI

İran rejiminin 15 maddelik ateşkes planını kesin bir dille reddetmesini rejimin “enformasyon savaşı”nın bir parçası olduğunu belirten Aksoyoğlu, İran’ın iki önceliği olduğuna işaret ederek “Birincisi savaşı başka ülkelerin toprakları üzerine taşımak, ikincisi ise net bir ‘ayaktayız’ görüntüsü vermek. Bunun yolu da batının enformasyonunu tersine çevirerek olur. Ancak ben İran rejiminin acele ettiği kanısındayım. Uluslararası toplum savaşın bitmesini henüz talep etmiyor. Örneğin ne büyük kent meydanlarında savaş karşıtı mitingler yapıldı ne de Birleşmiş Milletler acil koduyla toplandı. Adeta bütün dünya tarafların füze stoklarının tükenmesini bekliyor gibi. Böyle bir ortamda savaş tazminatı ve Hürmüz Boğazı’na egemenlik tanınmasıyla kimse ilgilenmez. İran yöneticileri dünyanın progresif tarafları açısından dahi mazlum kesimler olarak görülmüyor. İran bu haliyle talepleri için meşru bir zemin yaratamaz” ifadelerine yer verdi.

‘TRUMP ZAFER SATMAYA ÇALIŞIYOR’

Savaşın en sıcak dönemlerinde dahi taraflar arasında temasların kurulabileceğini ve bugünde temasların olduğunu söyleyen Aksoyoğlu, bunun zemininin oluşmasının zaman alacağını kaydetti. Aksoğlu, “Ancak ben Trump’ın bu açıklamalarını ABD iç kamuoyunu rahatlatmak için yaptığını düşünüyorum. Kendisi Maduro olayındaki gibi net bir skor alamadı. Çünkü İran uzak coğrafya. Burası bölgesel güçlerin dahi arka bahçesi değil. ABD için öyle olmadığını çok defa deneyimledik. Trump buradan belirgin bir başarıyla dönmek zorunda. O yüzden zafer satmaya çalışıyor. Bütün bu meseleler bittikten sonra azledilme tehlikesiyle karşı karşıya olacak” ifadelerine yer verdi.

‘TAHRAN ANKARA YERİNE SUUDLAR VE PAKİSTAN’I TERCİH EDİYOR’

Aksoyoğlu, Ankara’nın İran’a yakınlaşma çabalarına rağmen Tahran’ın çeşitli nedenlerle bu sürece mesafeli durduğunu söyleyerek, “Ankara ile Tahran kara savaşını tetikleyecek badirelerden uzak durmasına rağmen diplomasi masasına oturmakta bile zorlanan iki taraf. Bunu kültürel veya sosyal alanlardaki uluslararası toplantılarda dahi görüyoruz. Tahran, Ankara’ya gelmek yerine Suudlar’a veya Pakistanlılar’a gitmeyi isteyebilir, bu daha rasyonel görünüyor şimdilik. Türkiye’nin nüfuz elde etme alanı ise çok muğlak. Kanımca Ankara bu konuda elini netleştiremedi. Çünkü Türkiye uzun vadede yakın coğrafyasındaki Türk topluluklarla ilişki kuruyor ve bunu Osmanlı’dan kalan bir dış politik bağlamla ilişkilendiriyor ama İran için bu geçerli değil. İran’daki toplam nüfusun yüzde 40’ına tekabül ettiği söylenen soy topluluklarının aslında iki bağlılık zemini var: Azeri ve Şii olmak. Bu aşamada Türkiye’nin uzun vadeli çıkarları muğlaklaşıyor veya AKP’nin yeni dış politik zeminine tam anlamıyla oturmuyor” dedi.

‘FATURAYI ÖDEMESİ GEREKEN KİŞİ BARRACK OLACAK’

İsrail’in ateşkes tartışmalarına mesafeli olmasının yapılan ateşkes ve müzakere çalışmalarını etkileyeceğini ve bunun yanında ABD ve İsrail arasında da bir çatlağın oluşabileceğini ifade eden Aksoyoğlu, “Hatta kanımca belirli bir düzlemde Netanyahu ile Barrack arasında bir uyumsuzluğa da neden olacak. Çünkü Netanyahu kendini Trump’ın kabinesinde görüyor. Ancak ABD iç kamuoyundan eleştiriler gelmeye başlayınca, faturayı ödemesi gereken kişi Barrack olacak. Bu da doğal bir çatışma dinamiği oluşturacaktır. Netanyahu hedefleri doğrultusunda bunu bir süre gözardı edebilir. Nasrallah’ın ölümünden sonra çok fazla şey kazandı nihayetinde” diye belirtti.

TÜRKİYE İKTİDARININ İHTİRASI

Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Süreci’nin ilerlediğinden emin olamadığını belirten Aksoyoğlu, “Toplumsal muhalefetin zamanla ‘özgürlük yasaları’ adını vereceği sürecin içinden hem de Ortadoğu’da savaş sürerken bir özgürlüğün çıkması mümkün olmayabilir. Cumhur İttifakı özgürlükleri genişletme veya buradan bir toplumsal merkez inşa etme cürettini taşıyacak kadar şehvetli değil kanımca. Üstelik ittifakın aklı böyle çalışmıyor. Şu ana kadar atılan adımların sonraki yılların altlığı olduğuna inanarak söylüyorum: İttifak’ın Ortadoğu’yu ‘öncelikli şekilde’ okuyarak hareket etmesinin içeride bir dinamiği yok. İktidar açısından ortada sadece bir ihtiras var. O da Türkiye’nin Hatay ve Kıbrıs’ta elde ettiği nüfuzun fazlasını AKP döneminde elde etmek. Böylece Türkiye progresif tarihine bir gol atmış olacaklar. Bu da Türkiye’nin barışını ortadan kaldırma riskini barındırıyor” dedi.

‘ANKARA TRENİ BİR SÜRE ÖNCE KAÇIRDI’

Aksoyoğlu, Türkiye’nin savaşa girmeyi gerektirecek geçerli bir nedeninin bulunmadığını belirterek, ülkenin dış politikadaki yönelimine dikkat çekti. Türkiye’nin yakın coğrafyasında yüksek gerilimli ilişkiler sürdürmesine rağmen, batı ile ilişkilenme arzusunun belirleyici olduğunu ifade eden Aksoyoğlu, bu durumun Ankara’yı doğrudan sıcak çatışmalardan uzak tuttuğunu söyledi. Aksoyoğlu, “Ankara bunu sınır ötesi operasyonlarla iktidar ise içeride sokaklara yayılan ırkçılığı sıcak tutarak ikame ediyor. Bu çok taraflı bir milliyetçilik projeksiyonu. Türkiye’de ülkücü milliyetçilik hem sosyolojik karşılığı diri tutmak hem de enerjiyi doğru yere kanalize etmek için gerekli araçları kullanma konusunda pek mahir. Aynı akıl, İran gibi bölgesel diğer güçlerle münakaşaya girmek söz konusu olduğunda da diplomasi masasında kalmayı arzuluyor. Bu somut koşullar, Türkiye’yi savaşa katılma gibi isteklerden uzakta tutuyor. Ayrıca İran, Türkiye’yi savaşa itmek isterse kuzey sınırlarını doğrudan bir kara harekatına açmış olacak. Bu da ABD’nin kara müdahalesinin meşru zeminini oluşturacak. Bu bölgesel güçlere fayda sağlayacak bir yaklaşım olmaz. O yüzden itidalli ilerleyen ilişkiler var. Şüphesiz bütün bunlara rağmen savaş bir düzensizlik hali. Köşeye sıkışan bir ülke Türkiye’ye ateş edebilir. Kendimizi bir anda savaşın içinde bulabiliriz. Sıcak çatışma içinde riskleri ortadan kaldırmak hiç mümkün olmaz. Kanımca Ankara proaktif dış politikasıyla o treni bir süre önce kaçırdı.”

MA

İlgili Haberler

Rus askeri uzman: İran çıkmazında tek başına kalan ABD’nin Tomahawk stokları eriyor
Gündem

Rus askeri uzman: İran çıkmazında tek başına kalan ABD’nin Tomahawk stokları eriyor

1 Nisan 2026
AB, Kovid-19 dönemindekine benzer bir ekonomik şokla karşı karşıya
Gündem

AB, Kovid-19 dönemindekine benzer bir ekonomik şokla karşı karşıya

1 Nisan 2026
Putin: İran’daki olaylar enerji piyasalarını ve lojistiği doğrudan etkiliyor
Gündem

Putin: İran’daki olaylar enerji piyasalarını ve lojistiği doğrudan etkiliyor

1 Nisan 2026
Rus askeri nakliye uçağı düştü: 29 kişi yaşamını yitirdi
Gündem

Rus askeri nakliye uçağı düştü: 29 kişi yaşamını yitirdi

1 Nisan 2026
Selefi ‘Sakallılar’ çetesine dava: Suçlamalarda yok yok!
Gündem

Selefi ‘Sakallılar’ çetesine dava: Suçlamalarda yok yok!

1 Nisan 2026
DEM Parti, Asuri/Süryanilerin Akito Bayramı’nı kutladı
Gündem

DEM Parti, Asuri/Süryanilerin Akito Bayramı’nı kutladı

1 Nisan 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Emperyalist Saldırganlığa Karşı İhtiyaç Topyekün Direniş
Politika'dan Yorum

Emperyalist Saldırganlığa Karşı İhtiyaç Topyekün Direniş

Politika Haber
6 Mart 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

Rus askeri uzman: İran çıkmazında tek başına kalan ABD’nin Tomahawk stokları eriyor

Rus askeri uzman: İran çıkmazında tek başına kalan ABD’nin Tomahawk stokları eriyor

1 Nisan 2026
AB, Kovid-19 dönemindekine benzer bir ekonomik şokla karşı karşıya

AB, Kovid-19 dönemindekine benzer bir ekonomik şokla karşı karşıya

1 Nisan 2026
Putin: İran’daki olaylar enerji piyasalarını ve lojistiği doğrudan etkiliyor

Putin: İran’daki olaylar enerji piyasalarını ve lojistiği doğrudan etkiliyor

1 Nisan 2026
Rus askeri nakliye uçağı düştü: 29 kişi yaşamını yitirdi

Rus askeri nakliye uçağı düştü: 29 kişi yaşamını yitirdi

1 Nisan 2026
Selefi ‘Sakallılar’ çetesine dava: Suçlamalarda yok yok!

Selefi ‘Sakallılar’ çetesine dava: Suçlamalarda yok yok!

1 Nisan 2026
DEM Parti, Asuri/Süryanilerin Akito Bayramı’nı kutladı

DEM Parti, Asuri/Süryanilerin Akito Bayramı’nı kutladı

1 Nisan 2026
Kadınlar: Ekonomik kriz kadın bakış açısıyla çözülebilir

Kadınlar: Ekonomik kriz kadın bakış açısıyla çözülebilir

1 Nisan 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!