Özgür Kadın Hareketi’nden (Tevgera Jinên Azad-TJA) Sebahat Tuncel, “Jin Jiyan Azadi Kobane Davası” isimli kitabı için Kadın Zamanı Derneği’nde katıldığı imza gününde, Kobanê davasında 3 yıl tutuklu kaldığını, bu davadan hala tutukluların bulunduğunu hatırlattı. Sebahat Tuncel, “2014’teki direnişi 2020’de dava konusu haline getirildi. Aslında devletin Kobani kumpas davası diye direnişi cezalandırmayı amaçladı. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Zeynep Kahraman, Zeynep Ölbece, Aynur Aşan, Dilek Yağlı, Pervin Oduncu, İsmail Şengül, Bülent Parmaksız, Günay Kubilay Nazmi Gür, Ali Ürküt’ün hala tutuklu şekilde yargılanıyor” diye konuştu.
‘KADIN DİRENİŞİNE YÖNELİK SALDIRI’
HTŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter grupların Kuzey ve Doğu Suriye’ye dikkati çeken Sebahat Tuncel, Demokratik Toplum Çağrısıyla yeni bir süreç başlamışken ve bir umut belirlemişken birden Halep’te ardından da Rojava’ya dönük saldırılar gerçekleştiğini belirtti. Sebahat Tuncel “Bu kitapta bir yerde kadın direnişçilerden bahsediyoruz. O direnişçilerden birisi Zeyfe Hatun. Zeyfe Hatun aynı zamanda Selahattin Eyyubi’nin yeğeni ya da kuzeni. O Halep Kalesi’ni oğlu küçük olduğu için uzun süre kendisi yönetiyor. Herkes Selahattin Eyyubi’yi bilir, ama işte Zeyfe Hatun’u çok az insan bilir. Şimdi Zeyfa Hatun’un yönettiği yerde Halep’te ne yazık ki bir kadın katledildi ve binadan atıldı. Yani aslında öz de kadın direnişine, kadın özgürlük mücadelesine yönelik de bir savaş var” ifadelerini kullandı.
‘KÜRT HALKININ İRADESİ KIRILMAK İSTENİYOR’
Erkek egemen kapitalist sistemin yarattığı DAİŞ’e karşı direniş çizgisine dair saldırının bulunduğunu dile getiren Sebahat Tuncel, “Esasta Kürt halkının iradesini kırmak, Kürt kadının iradesini kırmak, erkek egemen kapitalist sistemin Orta Doğu’daki temsilcileri aracılığıyla aslında Orta Doğu’da savaş ve çatışmayı süreklileştirmek istiyor. Yani şimdi Orta Doğu’da savaş ve çatışmanın merkezi Kürdistan ve aslında Filistin. Ve bunun merkezinde de İsrail duruyor” şeklinde konuştu.
‘DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ’
Mücadelenin sadece Rojava halkıyla sınırlı olmadığını, sadece Rojava halkının iradesinin değil bütün Kürtlerin iradesinin kırmaya yönelik saldırının gerçekleştiğini ifade eden Sebahat Tuncel “Nerede olursak olsun direnme, mücadele etme, bu savaş konseptine, Kürdistan’ı, Orta Doğu’yu sürekli savaş ve çatışma zemininden tutmak isteyen, özgürlükleri ortadan kaldıran bilinen adıyla Şara’nın şahsında temsil edilen erkek egemen, dinci, milliyetçi çizgiye mahkum etmeyen anlayışa karşı direnmek gerekir. Şara’nın kadınlara, halklara özgürlük getirmesi mümkün değil. Kürt kadınlara özellikle diye hakaret edilerek Allahu ekber sözüyle öldürülmeye kalkılması, direnişçi kadınların heykeline saldırılması, orada gördüğümüz şeyler ama bütün işte Ortadoğu’ya dünyaya da bir yansıması var. Özellikle Kürt kadın bedeninin ve mücadelesini de hedef alıyor” diye belirtti.
MA


















