Rojava’ya yönelik saldırılara ilişkin sivil toplum örgütleri ve demokratik kurumlar tarafından yapılan açıklamalarda “Sınırlar değil, dayanışma kazanacak” denilerek Rojava için mücadelenin sürdürüleceği mesajı verildi.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel İş Amed 1 ve 2 No’lu şubeleri, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’nin desteklediği paramiliter grupların Rojava’ya dönük saldırılarına ilişkin açıklama yaptı. Peyas (Kayapınar) ilçesi Roboskî Parkı’nda yapılan açıklamada, ”Sınırlar değil dayanışma kazanacak Rojava ile omuz omuza” pankartı açıldı. Açıklamada sık sık “Bîji berxwedana Rojava” sloganı atıldı. Açıklamayı DİSK Genel-İş Amed 2 Nolu Şube Eşbaşkanı Becet Barut okudu.
Sınırların değil, dayanışmanın kazandığı bir gelecek için mücadeleyi sürdüreceklerini söyleyen Barut, “Başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerini ve uluslararası kamuoyunu; Rojava’ya yönelik saldırılara son vermeye, halkların iradesine saygı göstermeye, barışçıl ve demokratik çözüm yollarını güçlendirmeye çağırıyoruz ”dedi.
Açıklamadan sonra kadınlar “Desteğimiz ve mücadelemiz halkımız için, Rojava’yı güçlendirmek için. Çetelerin etkisi altındaki kadınlar, anneler, çocuklar. Yalnız değilsiniz” diyerek saçlarını ördü.
DİN ALİMLERİNDEN TEPKİ
Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAY-DER), Rojava’ya dönük saldırılara ilişkin dernek binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Derxistina xelqê ji cihên wan li cem xwedê gunehekî pir mezin e. (Bakara 217 süresi) Xwedê ji zaliman tu carî hez nak e (Ali İmran 57-140) Rojava Rûmeta me ye” pankartının açıldığı açıklamada, “Şehîd namirin”, “Bijî berxwedana Rojava” sloganları atıldı.
Açıklamanın Kürtçesini Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu Eşbaşkanı Abdullah Sağır, Kürtçesini diğer eşbaşkan Perva Önal okudu. Okunan açıklamada, İslam’da kadının ne “ganimet” ne de “hediye” edilecek bir eşya olmadığı, kadın ve erkeğin aynı özden yaratılmış, aynı ahlaki sorumluluğa sahip aynı insan onuru ile tanımlandığı belirtildi.
Açıklamanın devamında şunlara yer verildi: “İslam’da saç, beden ve kimlik Allah’ın insana emanetidir. Bu emanete zorla müdahale etmek zulümdür. Kerbela’da kadınlara yapılan zulüm bugün yeniden Rojava’da ki kadınlara yapılmaktadır. DAİŞ ve HTŞ’nin kadınları ganimet olarak gören anlayışı İslam’ın değil, ataerkil şiddetin ve siyasal fanatizmin ürünüdür. Bu yapılar dini kullanarak kadın bedeni üzerinden iktidar kurmakta İslam’ı bir adalet dini olmaktan çıkarıp, korku aracına dönüştürmektedir. Bizler buradan açık ilan ediyoruz; kadın nesne ya da eşya değil, öznedir. Kadın bedeni ve saçı savaşın sembolü yapılamaz.”
GÖÇ-DER: SALDIRILAR GÖÇE ZORLUYOR
Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği de, Rojava’ya dönük saldırılara ilişkin dernek binasında açıklama yaptı. Burada konuşan dernek Eşbaşkanı Medya Alkan, Rojava’ya yönelik HTŞ ve paramilliter grupların saldırılarının sivilleri hedef aldığını belirtti. Medya Alkan, “Saldırıların Kürt halkı başta olmak üzere bölge yaşayan çok sayıda halkın zorla yerinden edilmesine ve yeniden göçe zorlanmasına neden olmaktadır” dedi.
Saldırıların savaş suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Medya Alkan, sivil yerleşim alanlarının hedef alınmasının, zorla yerinden etmenin ve yaşam hakkı ihlalinin uluslararası insancıl hukuka aykırı olduğunu ifade etti.
ÊLIH
Êlih’te Özgür Kadın Hereketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) öncülüğünde, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi İl Örgütü binası önünde bir araya gelen kadınlar, saldırılara karşı direnen kadınların yanında olduklarını göstermek amacıyla saçlarını ördü. Kadınların saçlarını Êlih Barış Anneleri ördü.
Burada konuşan TJA’lı Havva Can, “O barbar DAİŞ çeteleri çok iyi bilsinler ki Kürt kadınlarının her bir saç teli, onları darağacında asan bir ip olacak. Her zaman söylemeye devam edeceğiz. Rojavalı kadınlar onurumuzdur, Kürt halkının onurudur. “Bîji berxwedana Rojava”, “Bîji jînen Kûrd” dedi ve ardından başını açıp saçını ördü.
Ekinlik, “Jin jiyan azadî” ve “Bîji berxwedana Rojava” sloganları ile son buldu.
MA












