Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) İran’da süren protestolara dair yazılı açıklama yaptı. İran halkının rejime karşı ayaklanmasının, ülke genelinde örnek teşkil edecek bir kararlılık ve iradeyle devam ettiği belirtilen açıklamada, “İran’ın kuzeyinde, güneyinde, doğusunda ve batısındaki şehirlerin sokakları, özgürlük seven halk ile baskıcı hükümet güçleri arasında doğrudan bir çatışma alanı haline geldi. Halk protestolarının ezici dalgası an be an genişliyor ve rejimi çaresiz ve şaşkın bırakıyor. İslam Cumhuriyeti liderleri, bu toprakların halkına yaptıklarının baskı ve tiranlığın mükemmel bir örneği olduğunu herkesten daha iyi biliyor, ancak bu yıkıcı yoldan bir adım bile geri atmaya hazır değiller. Bu nedenle, İran halkı artan öfke ve daha güçlü bir iradeyle demokratik ve devrimci ayaklanmalarını sürdürüyor ve rejimi adım adım sonuna ve çöküşüne doğru sürüklüyor” denildi.
‘PROTESTOLAR MEYVESİNİ MUTLAKA VERECEKTİR’
Rejimin yıkımın eşiğinde olduğunu hissettiğini buna karşı hükümet liderleri ve bizzat Hameney’in, ayaklanan İran halkını katletmeye ve yok etmeye karar verdiği vurgulanan açıklamada, katliamın ise dünyadan tamamen habersiz şekilde gerçekleştirilmek istendiği kaydedildi. Rejim muhafızlarının kendilerine verilen ölüm emrini yerine getirmenin bir parçası olarak interneti kestiği belirtilen açıklamanın devamı şu şekilde: “Bu nedenle internet ve telefon hatlarını kestiler ve dışarıya bilgi gönderilme olasılığını sıfıra indirmek istiyorlar. Hükümet İran ile dünya arasındaki iletişimi kesmiş olsa da, yükselen ve özgürlük seven İran halkının sesi hiçbir şekilde bastırılamaz. Dış dünyaya iletilen bazı haberler ve bilgiler, baskıcı hükümet güçlerinin İran’ın birçok şehrinde ve bölgesinde katliamlar gerçekleştirdiğini ve protesto eden vatandaşları öldürmek için her türlü hafif ve ağır silahı kullandığını gösteriyor. Bu katliamlara dair yayınlanan birkaç görüntü, baskıcı hükümet unsurlarının protestoculara ve isyancılara tam bir şiddet ve vahşi bir şekilde saldırdığını gösteriyor. İslam Cumhuriyeti’nin bu davranışı, insanlığa karşı işlenmiş bir suçun açık bir örneğidir ve bunun sorumluluğu tamamen bu hükümetin liderlerine aittir. Rejimin baskıcı güçleri, Tahran, Karaj, İsfahan, Horasan, Lorestan ve Kürdistan’ın İlam, Kermaşan, Şabad, Gilan-e Gharb, Kamyaran, Salmas, Khoy gibi çeşitli bölgelerinde halka doğrudan ateş açarak çok sayıda sivili öldürdü. İran şimdi ateş, ayaklanma ve kanın kaynadığı bir yer haline geldi. Bu hükümet ve doğası hakkındaki bilgilerimiz ışığında, bu katliamların kapsamını çok daha genişletebileceği açıktır. İslam Cumhuriyeti rejiminin bu barbarca ve insanlık dışı eylemlerini şiddetle kınıyor ve İran genelinde özgürlük arayan halkımızı desteklemek için elimizden gelen her şeyi yapacağımızı ilan ediyoruz. Tüm uluslararası kurumları, bu vahşi katliamlar ve cinayetler karşısında sessiz kalmamaya ve İran halkını desteklemek için acil pratik önlemler almaya çağırıyoruz. Yurt dışında yaşayan tüm İranlıları, özgürlük seven insanları ve vicdanı uyanmış olanları, bu zorlu tarihi anlarda dünyanın dört bir yanında İran halkının sesi olmaya ve İran’ın ezilen halkının devrimci ayaklanmasını desteklemeye çağırıyoruz. Gençlerin ve kadınların baskıcı hükümete karşı gösterdiği azim, irade ve büyük fedakarlıkla İran halkının demokratik protestolarının sonunda meyve vereceğine ve bu topraklarda özgürlük güneşinin doğacağına inanıyoruz.”
MA














