Rojava’da DAİŞ tarafından 2014-2015 yıllarında gerçekleştirilen saldırılarda halk, “Kobanê düştü, düşecek” söylemine karşı Kobanê’yi ve Rojava’daki birçok kenti özgürleştirdi. Halk tarafından demokratik bir yaşamın inşa edildiği bu kentler, şimdi bir kez daha saldırı altında. Bu saldırılara karşı direnen Rojava halkının yanında yine bir enternasyonal destek bulunuyor. Dünyanın dört bir yanında eylemler düzenlenirken, bir grup genç de Kobanê’ye gitmek üzere Almanya’dan yola çıktı.
Rojava halkının direnişine, Türkiye ve dünyanın birçok noktasından enternasyonalist gençler de katıldı ve kentlerin özgürleştirilmesi sırasında yaşamlarını yitirdi. Bu gençlerden Tufan Eroğluer (Hasan Ali) de Birleşik Özgürlük Güçleri (BÖG) saflarında 2016 sonbaharında Rojava’ya gitti. Eroğluer, 29 Mayıs 2017’de Rakka’da DAİŞ saldırısında yaşamını yitirene kadar birçok cephede direnişte yer aldı. Tufan Eroğluer’in ailesi, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların Rojava’ya dönük saldırılarına dair konuştu.
Oğlu Eroğluer’i “Çok güzel bir evlattı. Annesine, babasına bir kere bile karşı gelmedi” sözleriyle anlatan anne Yeter Eroğluer, oğlunun yaşamı boyunca herkes tarafından sevilen, paylaşımcı biri olduğunu söyledi. “Katledildi” demeye dilinin varmadığını ifade eden Yeter Eroğluer, “Ben 20 gün yatak yüzü görmedim, yemek yemedim. Bir tek sigara içtim ama geri getiremedim o ayrı. Allah kimsenin evladına vermesin. Kimsenin evladına kıymasınlar artık” dedi.
‘ROJAVA’YA SALDIRANLAR İNSANLIKTAN ÇIKMIŞLAR’
Rojava’ya yönelik saldırılara değinen Yeter Eroğluer, “Bizim için Kürt, Türk, Alevi ya da Sünni olması fark etmiyor. İnsan insandır. Ama bunu yaptıranlar ve yapanlar insan değil. Kızların saçını kesiyorlar. Niye kesiyorsun? Senin hiç mi anan, baban, kardeşin, eşin yok? Ben anlayamıyorum, sinirimden konuşamıyorum. Kızın saçını çekerlerken gördüm. Bu vahşeti destekleyen ülkeler, Türkiye’den de giden insanlar var. İnsanlıktan çıkmışlar. Bunu böylece yazın, korkum yok. Zaten benim canım gitmiş. Bu vahşeti gerçekleştirenler, bu düzenin böyle süreceğini mi zannediyor? Katlettikleri insanların çocukları, annesi, babası vardır. Bu vahşet hiçbir zaman unutulmaz. Zannetmesinler ki unutulur” diye kaydetti.
‘BU SALDIRILAR BİRİNCİ KOMPLONUN DEVAMIDIR’
Oğlunun sosyalist olduğunu belirten Mehmet Eroğluer ise oğlunun üniversite yıllarında anadilde eğitim talep ettiği için okuldan uzaklaştırıldığını hatırlattı. “Oğlumun bana söylediği son cümle ‘Ben başkasının egemenliğinde çalışmayacağım, özgür yaşayacağım’ oldu” diyen Eroğluer, saldırılara ilişkin şöyle konuştu: “Bu, kapitalizmin Ortadoğu’yu paylaşım savaşıdır. Ama Türkiye’nin rolü çok büyük, Türkiye’den giden bir destek var. Orada yapılanlar insanlık dışı uygulamalardır. Hiçbir insan vicdanı bunu kabul etmez. Bu saldırılar aynı zamanda birinci komplonun devamıdır. Tüm ülkeler bu oyunun içindeler ve birbirinden kopuk değiller. Bir zulüm yapılırken biraz vicdan sızlar, oysa burada alkışlanıyor. Şişirme haberler karşısında halkımız kendi derdine düşmüş durumda. Orada yapılan bir vahşettir ve aklıselim insanların yapacağı bir şey değildir. Ancak orada enternasyonalist bir birikim de var. İnsan olan, yüreği insandan yana atanlar orada bir mücadele veriyor.”
Can Kırbaş / MA












