Künye   Hakkımızda
21 Ocak 2026, Çarşamba
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Dünya

NATO neden “olağanüstü” toplandı?

NATO üye ülkelerin liderleri dün Brüksel'de toplandı. Ukrayna'daki Rusya'nın operasyonunun değerlendirildiği ''olağanüstü zirve''de neler konuşuldu, hangi kararlar alındı? ''Olağanüstü zirve''nin mesajları ne anlama geliyor?

25 Mart 2022
NATO neden “olağanüstü” toplandı?
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

NATO liderleri, Ukrayna topraklarındaki savaş bir ayını geride bırakırken Brüksel’de olağanüstü toplandı. Rusya’nın operasyonu karşısında ne yapılacağı konusunda AB üyelerinden farklı sesler çıkması ve açıklanan ağır yaptırımların Rusya’yı durdurmaya yetmemesi geçtiğimiz Haziran (2021) ayında normal zirvesini yapan NATO’yu “olağanüstü” toplanmaya mecbur bıraktı. Zirvenin temel gündemini ABD’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan “Ukrayna’ya askeri yardımın sonraki aşamasını koordine etmek, Rusya’ya karşı daha fazla yaptırım uygulamak ve Avrupa’nın Rus enerjisine olan ihtiyacını azaltacak bir eylem planı sunmak” biçiminde özetlemişti.

Rusya, Ukrayna operasyonunun temel nedeninin NATO’nun “Açık Kapı Politikası” olduğunu açıklamıştı. Sovyetler Birliği’nin dağılması sürecinde eski Sovyet ülkelerinin NATO’ya dahil edilmemesi konusunda kendilerine verilen sözün tutulmadığından yola çıkan Rusya, Ukrayna operasyonunu “meşru savunma” olduğu açıklamıştı.  Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, NATO’nun doğuya genişlememesi gerektiğini, 1997’deki sınırlarına geri dönmesini.  Buna karşı ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ‘‘NATO hiçbir zaman yeni üye almama sözü vermedi. ‘Açık kapı politikası’ NATO’yu oluşturan 1949 Kuzey Atlantik Antlaşması’nın temel maddelerinden biridir. İttifak üyeliği her zaman NATO ile üye olmak isteyen ülkeler arasında bir karar olmuştur, başkasının kararı değil” diyerek NATO’nun yayılmacılığını savunmuştu. NATO, Sovyetlerin dağılmasından sonra 1999’da Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan; 2004’te de Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya ve Slovenya‘yı kendi bünyesine katmıştı.

NATO geçtiğimiz Haziran ayında yaptığı zirvede benimsediği “NATO 2030: Yeni bir Çağ için Birliktelik” başlıklı strateji belgesi ile İttifakın gelecek 10 yılına yön verecek yol haritası oluşturmuştu. “NATO 2030: Yeni bir Çağ için Birliktelik” belgesinde “NATO’nun Siyasi Rolünün ve Araçlarının Güçlendirilmesi” gerekçe olarak sayılan “Tehditler ve Zorluklar”ın arasında “terörizm”, Rusya ve Çin’in yanı sıra “Enerji Güvenliği”, “İklim ve Yeşil Savunma” ve “Pandemiler ve Doğal Afetler” başlıkları da yer almıştı. NATO 2030 belgesi, önümüzdeki 10 yılda enerji kaynakları üzerindeki rekabetin artacağını belirliyordu. Bölgesel ve küresel savaşların en önemli nedeninin enerji kaynakları üzerinde kimin hakimiyet kuracağı olduğu gerçeğini hatırlanırsa bu tespitin önemini daha iyi anlaşılır. Özellikle AB ülkelerinin enerjideki Rusya bağımlılığı bu ülkelerin NATO’nun Rusya-Çin karşıtı stretejisinin yumuşak karnı olduğu Ukrayna meselesiyle birlikte birkez daha görüldü.

Ukrayna, NATO’nun yayılmacılığında ve Rusya’nın kuşatılmasında son adım olarak değerlendiriliyor. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg de zirve öncesinde yaptığı basın toplantısında NATO’nun 2014’ten beri Ukrayna ordusunu eğittiğini ve Rusya’ya karşı tanksavar, hava savunma sistemleri, SİHA, yakıt ve mühimmat desteği sağladığını hatırlatarak “Ukrayna’yı desteklemek için elimizden gelen her şeyi yapmaya kararlıyız” açıklamasını yapmıştı. Fakat Rusya’nın bu yayılmacılığa verdiği yanıt karşısında henüz askeri bir yanıt veremeyen NATO, AB ülkelerinin enerjideki Rusya bağımlılığı nedeniyle etkili yaptırım kararları da alamadı. Bununla birlikte ABD’nin Ukrayna sorununu AB ülkelerini NATO’nun “NATO 2030: Yeni bir Çağ için Birliktelik” doğrultusunda reorganize etmek için kullanmak isteği çok açık görülüyor.

Geçtiğimiz hafta toplanan AB savunma ve dışişleri bakanları ortak savunma politikalarını ifade eden “Stratejik Pusula” belgesini açıklamışlardı. Buna öge “Hızlı Mukavemet Birliği” adı altında 5 bin kişilik bir askeri gücün oluşturulmasını kararlaştırılmıştı. Fakat toplantıdan Rusya’dan alınan petrolle ilişkin bir ambargo kararının çıkmamıştı. ABD’nin hedeflerinden birinin Ukrayna savaşını kullanarak AB’nin enerjide Rusya’ya bağımlılığını azaltma adı altında kendine daha fazla bağımlı hale gelmesini sağlamak olduğu söylenebilir.

Madrid’deki zirve sonrasına açıklanan ortak bildiride Rusya’nın savaşı derhal durdurması ve askeri güçlerini Ukrayna’dan geri çekmesi gibi çağrılarının yanında yaptırımları arttırılacağı vurgulandı. Bununla beraber bildiride asıl önemli olan vurgular elbette bunlar değildi. Ortak bildiride “Washington Antlaşması’nın 10. Maddesi uyarınca NATO’nun Açık Kapı Politikasına bağlılığımızı yineliyoruz” ifade edilerek, NATO’nun doğu kanadına 40 bin askerin yerleştirildiği ve Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Slovakya’da daha çok asker gönderileceği kaydedildi. Bildiride Ukrayna’nın Birleşmiş Milletler (BM) Tüzüğü uyarınca kendini savunma hakkına sahip olduğu, 2014’ten bu yana Ukrayna’nın bu hakkı kullanma becerisine destek verildiği kaydedilen bildiride “Ukrayna’nın karasularına kadar uzanan uluslararası kabul görmüş sınırları içinde bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz desteğin yeniden teyit edildiği” savunuldu.

NATO Dışişleri Bakanlarının nisan ayında bir araya gelerek Ukrayna’ya yönelik NATO desteğini daha fazla tartışacakları dile getirilen bildiride dikkat çeken bir diğer konu Çin’e yapılan çağrı oldu. 2030 Stratejisinde Rusya ile Çin’i “ortak düşman” olarak ilan NATO, Ukrayna konusunda Çin’i dolaylı yoldan tehdit ederek Rusya’yı yalnızlaştırmaya çalışıyor.

ABD Başkanı Biden geçen hafta Çin Lideri Şi Cinping ile video konferans üzerinden bir görüşme gerçekleştirmişti. ABD tarafı görüşmeyle ilgili “Çin’in, Ukrayna’daki sivillere karşı acımasız saldırılar düzenleyen Rusya’ya maddi destek sağlaması halinde sonuçları hakkında bilgi verildi” açıklaması yapılmıştı. ABD’nin bu açıklaması halihazırda hem Rusya hem Çin’e aynı anda yaptırım vb. yapamayacakları için Çin üzerinde dolaylı baskı yapılması anlamına geliyordu. Bildiride de Çinli yetkililerin son zamanlardaki yorumlarından endişe duyulduğu kaydedilerek Çin dahil tüm devletlere, Rusya’nın savaş girişimlerini desteklemekten ve Rusya’nın yaptırımları atlatmasına yardımcı olacak herhangi bir eylemden kaçınma konusunda çağrı yapıldı.

Bu açıklamalara ilk cevap da Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Wu Qian’dan geldi. Pekin’in Rusya’ya Ukrayna’daki askeri harekat için yardım teklif ettiği iddialarını değerlendiren Wu, düzenlediği basın toplantısında ABD’yi ‘yalancı ve baş belası’ olarak nitelendirerek, “Ukrayna krizinin en büyük tetikleyicisi olduklarını herkes biliyor” ifadelerini kullandı. İddiaları kınayan Wu suçlamanın, maksadı odağı Çin Halk Cumhuriyeti’ne (ÇHC) kaydırmak ve çamuk atmak olan mutlak bir dezenformasyon olduğunu belirtti.

NATO zirvesinn önemli bir başlığı da hiç kuşkusuz Türkiye’nin pozisyonu ile ilgili. Türkiye, Suriye savaşında ABD’nin Suriye’deki Kürt siyasi güçlerini desteklemesinden dolayı, ABD ile Rusya arasındaki gerilimin ortasında kendi çıkarları doğrultusunda Rusya ile geliştirdiği stratejik adımlar nedeniyle NATO’nun sorunlu alanlarından biri haline gelmişti. Üye olduğundan beri NATO’nun jandarmalığı rolünü eksiksiz yerine getiren Türkiye’nin S-400’ler, doğal gaz anlaşmaları ve nükleer enerji yatırımları alanında Rusya ile yaptığı anlaşmalar NATO içinde de ciddi sorunlara neden olduğu biliniyor. Ayrıca Türkiye, Ukrayna’ya İHA satmaya devam ediyor. Bu nedenlerden dolayı Ukrayna vesilesiyle Türkiye’nin rolünün yeniden ele alındığı çok açık. İşbaşına geldikten neredeyse bir yıl sonra AKP’li Cumhurbaşkanı ile görüşen Biden’ın Recep Tayyip Erdoğan ile telefon görüşmelerinin sıklaşması, ABD, Almanya’nın ve diğer AB ülke diplomatlarının ardı ardına Türkiye’ye gelmesi bir başka işaret. Türkiye’nin Ermenistan ve İsrail ile yeniden görüşmelere başlaması bu diplomatik trafiğin neler içerdiğine dair bilgi veriyor.

Türkiye’nin hala Rusya’nın Ukrayna operasyonunu NATO gibi “işgal” olarak değerlendirmemesi, Ukrayna ve Rusya dışişleri bakanlarını Türkiye’ye davet ederek “arabuluculuk” rolüne soyunması da Türkiye’nin NATO’dan kendisine gelecek talepleri lehine kullanma hamleleri olarak görebiliriz. En geç 2023’te seçim yapmak zorunda olan AKP iktidarının, uzun zamandır Batı ile ilişkilerinin ilk kez olumlu hal alması, anket sonuçlarında sürekli oy kaybettiğinin ayan beyan ortada olması ile alakalı. Hükümet olası bir at değiştirme arayışları içinde kendisinin hala kullanışlı bir güç olduğunu kanıtlamak istiyor muhtemelen.

Sonuç olarak NATO’nun “olağanüstü” zirvesi, ABD’nin başta AB üyeleri olmak üzere NATO üyesi ülkelerin siyasi, ekonomik ve askeri alandaki polikalarını 2030 Stratejisi doğrultusunda daha hızlı bir şekilde revize etmelerini zorlamaya dönük bir adımı. Bu adımların arkasının geleceği muhakkak. Bu da NATO üyesi ülkelerde askeri harcamaların daha da arttırılması, savaş politikalarının daha da derinleşmesi anlamına geliyor.

HABER MERKEZİ

İlgili Haberler

Kürtlere saldırılara tepki: Trump’ın utanç verici ihaneti
Dünya

Kürtlere saldırılara tepki: Trump’ın utanç verici ihaneti

19 Ocak 2026
ABD’li Senatör Graham’dan HTŞ’ye: ABD-Suriye ilişkileri kurtarmak istiyorsanız durun
Dünya

ABD’li Senatör Graham’dan HTŞ’ye: ABD-Suriye ilişkileri kurtarmak istiyorsanız durun

19 Ocak 2026
Fransa: DAİŞ’e karşı savaştıklarımıza sadığız
Dünya

Fransa: DAİŞ’e karşı savaştıklarımıza sadığız

19 Ocak 2026
ICE protestolarına karşı bin 500 askere emir verildiği iddiası
Dünya

ICE protestolarına karşı bin 500 askere emir verildiği iddiası

18 Ocak 2026
Trump’tan Avrupa ülkelerine Grönland vergisi
Dünya

Trump’tan Avrupa ülkelerine Grönland vergisi

17 Ocak 2026
Trump’tan İran için “plan hazırlığı” talimatı
Dünya

Trump’tan İran için “plan hazırlığı” talimatı

15 Ocak 2026
Politika'dan Günün Yorumu
No Pasaran! Geçit Yok!
Politika'dan Yorum

No Pasaran! Geçit Yok!

Politika Haber
20 Ocak 2026
Politika'dan Söyleşi
Sendikacı Nebile Irmak: Asgari ücret yoksulluk ücretidir, yoksulluk da kadınlaşıyor
Politika'dan Söyleşi

Sendikacı Nebile Irmak: Asgari ücret yoksulluk ücretidir, yoksulluk da kadınlaşıyor

Politika Haber
18 Aralık 2025

EN SON HABERLER

Kobanê’nin batısında İHA hareketliliği

Kobanê’nin batısında İHA hareketliliği

20 Ocak 2026
‘HTŞ Türkiye istihbaratı gözetiminde katliam yapıyor’

‘HTŞ Türkiye istihbaratı gözetiminde katliam yapıyor’

20 Ocak 2026
QSD-YPJ, Kobanê’ye yaklaşmaya çalışan gruplara ait konvoyu vurdu

QSD-YPJ, Kobanê’ye yaklaşmaya çalışan gruplara ait konvoyu vurdu

20 Ocak 2026
TKP’den “Rojava’yı Savunalım” Çağrısı

TKP’den “Rojava’yı Savunalım” Çağrısı

20 Ocak 2026
AB parlamenterleri: Kürtleri korumalıyız

AB parlamenterleri: Kürtleri korumalıyız

20 Ocak 2026
Sozdar Dêrîk: Onlara dert olsun, biz diz çökmeyeceğiz

Sozdar Dêrîk: Onlara dert olsun, biz diz çökmeyeceğiz

20 Ocak 2026
QSD’den açıklama

QSD’den açıklama

20 Ocak 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!