Künye   Hakkımızda
21 Ocak 2026, Çarşamba
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Murat Çakır: Tramvay yerine tank Alman sanayisinin militarist dönüşümü üzerine

Murat Çakır, son yazısında Alman sanayisinin militarist dönüşümünü inceledi.

21 Ocak 2026
Murat Çakır: Tramvay yerine tank Alman sanayisinin militarist dönüşümü üzerine
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Alman sanayisinin militarist dönüşümünü inceleyen Murat Çakır, “Scholz hükümeti 4 Aralık 2024’te yeni “Ulusal Güvenlik ve Savunma Sanayi Stratejisi” adlı belgeyi kabul ederek, Alman sanayisinin militarist dönüşümüne yeni bir ivme kazandırmıştı.” dedi. “Silah tekellerinin yatırımlarını, dolayısıyla Almanya’nın silahlarının dünya çapında satılmasını “istihdam yaratılıyor” gerekçesiyle destekleyen Alman sendikaları, tam da Atzpodien’in söylediklerini onaylayarak sivil sanayinin militarist dönüşümüne katkı sunuyorlar. Görtlitz’de 175 yıl boyunca devam eden vagon üretiminin sonlandırılmasına “ama 700 işçinin 350’sini çalıştırmaya devam edecekler” diyerek KNDS’in Leopard 2 muharebe tankı ve Puma zırhlı personel aracının bazı unsurlarının üretilmesine onay veren sendikalar, bu şekilde kamuoyu görüşünün de militarist dönüşüm yönünde etkilenmesini sağlıyorlar.” diyen Çakır’ın yazısının tamamı şu şekilde:

Scholz hükümeti 4 Aralık 2024’te yeni “Ulusal Güvenlik ve Savunma Sanayi Stratejisi” adlı belgeyi kabul ederek, Alman sanayisinin militarist dönüşümüne yeni bir ivme kazandırmıştı. Belge ile “kilit sanayi teşekkülleri” olarak adlandırılan sanayilerin büyük ölçüde ulusal kontrol altında kalmalarını, kısmen de Avrupalı müttefiklerle ortaklaşa korunmasını öngörüyordu. Nitekim bir yıl içinde “savunma ve güvenliği ilgilendiren bilişim ve iletişim teknolojileri, yapay zeka, tersaneler, zırhlı araçlar, sensör teknolojisi, kuantum teknolojisi, elektromanyetik mücadele, hava savunması ve dronlar, mühimmat” gibi çeşitli alanlarda devlet girişimleri ve katılımları artırıldı. Merz hükümeti de Scholz hükümetinin başlattığı ivmeyi hızlandırdı.
Strateji belgesinde ABD rekabetine karşı üretim kapasitelerinin ve silah üretiminin sistematik biçimde artırılması öngörülmekte. Merz hükümeti bu nedenle 2025 Nisan’ında imzalanan koalisyon protokolünde devlet girişimleri ile katılımlarının gerekliliğini şu cümlelerle gerekçelendiriyordu: “Almanya’nın güvenlik ve savunma çıkarlarının, güvenlik ve savunma sanayindeki kilit şirketlerin mülkiyet ve hisse yapılarındaki değişiklikler nedeniyle tamamen garanti altına alınması tehdit altındaysa, Federal Hükümetin stratejik katılımlarını da dikkate alacağız.” Bu “dikkate almanın” ne anlama geldiği ise, 23 Temmuz 2025 tarihinde yürürlüğe sokulan “Federal Ordu Planlama ve Tedarik Hızlandırma Yasası” ile belli oldu.
Almanya barış hareketi ve sendikalar 2022’ye kadar dil birliği içerisinde “Konversiyon politikalarının” hayata geçirilmesini, yani silah sanayinin dönüştürülerek, sivil üretime geçilmesini talep etmekteydiler. Bugün ise tam tersi, yani “karşıt konversiyon politikası” uygulanarak, sivil sanayinin silah sanayine dönüştürülmesi gerçekleştirilmektedir – hem de “iş yerleri korunacak” safsatasıyla sendikaların desteğiyle! Bu dönüşümün nasıl gerçekleştirildiğini birkaç örnekle açıklamaya çalışalım.
* Burada okurun dikkatini Alman askeri-sınai kompleksi üzerine geniş bilgiler içeren bir çeviriye çekmek isterim. Çeviriye şu linkten ulaşabilirsiniz: http://www.murat-cakir.de/alman-askeri-sinai-kompleksi-hakkinda/
Savaş ekonomisine geçiş
Aslına bakılırsa karşıt konversiyon politikaları Scholz hükümeti döneminde hız kazanmıştı. Dönemin Şansölyesi Olaf Scholz 5 Şubat 2025’te Görlitz’teki tren ve tramvay vagonları üreticisi Alstrom şirketinin silah tekeli KNDS’e (Krauss-Maffei Wegmann + Nexter Defence Systems) satıldığı törene bizzat katılmış ve desteğini sunmuştu. Böylelikle Alman sanayisindeki dönüşümün ne denli derin olacağının sinyali verilmişti. Daha önce de 2022’de konkordato ilan eden MV Tersane Grubunun Wismar, Roıstock-Warnemünde ve Stralsund’daki işletmeleri Federal Orduya ve ThyssenKrupp Marine Systems (TKMS) tekeline devredilmişti. Stralsund işletmesini Stralsund Belediyesi satın alırken, Rostock-Warnemünde tersanesi 87 milyon Euro’ya Federal Orduya bırakıldı. Wismar işletmesini devralan TKMS ise 2024 sonunda Federal Parlamentonun onayıyla 212 CD sınıfı dört denizaltı ihalesini aldı. Toplamda 4,7 milyar Euro’ya mal olacak dört denizaltıdan sonra, 2025 Mayıs’ında iki denizaltı daha sipariş verildi. Bununla birlikte 15 milyar Euro değerinde sekiz yeni nesil firkateyn ihalesinin verileceği tartışılan TKMS, başka sivil tersaneleri de satın almayı planlıyor.
Sadece TKMS değil, diğer silah tekelleri de gözlerini sivil tersanelere dikmiş durumdalar. Papenburg’daki Meyer Tersanesinin Federal Hükümetin yüzde 80’lik katılımıyla iflastan kurtarılmasından sonra, Schlieswig-Holstein eyaletindeki FSG ve Nobiskrug tersanelerinin Heinrich-Rönner-Grubu ile Bremen’deki Lürssen Tersanesine satılması gündemde. Sadece Bremerhaven’de 25 şirketi bünyesinde toplayan Heinrich-Rönner-Grubu Federal Ordu ve Mısır Deniz Kuvvetleri için firkateyn inşa ederken, Lürssen Tersanesi 1918’den bu yana Alman orduları için savaş gemileri ve firkateynler inşa ediyor.
Aynı şekilde güncel krizlerle boğuşan Alman otomotiv ve yan ürünler sanayileri sektöründe de militarist dönüşüm başlamış durumda. Örneğin Hildesheim’daki Bosch tekeline ait bir fabrikada işten çıkartmalar söz konusu olunca, bizzat Aşağı-Saksonya Başbakanı fabrika alanının Rheinmetall silah tekeline verilmesi için görüşmelere başladı. Veya lastik üreticisi Continental gibi şirketler de silah tekellerinin giderek artan iş gücü ihtiyacını kapatmak için personellerinin bir kısmını Rheinmetall ve diğer silah tekellerine kiralamaktadırlar.
Bununla birlikte büyük otomotiv tekellerinde de “askeri araç” üretimine yönelme söz konusudur. Örneğin Daimler tekeli gene Rheinmetall ile iş birliğinde Berlin ve Neuss fabrikalarındaki sivil araç üretimini askeri araç üretimine dönüştürmeye hazırlanıyor. Aynı şekilde Volkswagen tekeli de kriz nedeniyle boş kalan kapasitelerini Osnabrück fabrikasında zırhlı araç üreterek telafi etmeyi planlıyor. Alman silah tekellerinin lobi örgütü olan “Alman Güvenlik ve Savunma Sanayisi Federal Birliği” (BDSV) şefi Hans-Christoph Atzpodien ise otomotiv sektöründeki krizin kendileri için nasıl fırsat yaratacağını şöyle açılıyor: “Şu anda Almanya’da otomotiv ve otomotiv tedarikçiliği sektöründe kaynakların serbest kalması, özellikle büyük seri üretim alanında silahlanma kapasitesini hızla artırmak için özel fırsatlar sunuyor. Sloganımız ‘Otomobillerden Silahlara’ olabilir. Otomobil sektöründeki durgunluğun ekonomiye verdiği zarar üzerine hayıflanmak yerine, üretim tesislerini ve özellikle de otomotiv sektöründeki uzman iş gücünü savunma sektörüne aktarmaya çalışmalıyız.”
Sendikaların oluru ve toplumsal rıza
Silah tekellerinin yatırımlarını, dolayısıyla Almanya’nın silahlarının dünya çapında satılmasını “istihdam yaratılıyor” gerekçesiyle destekleyen Alman sendikaları, tam da Atzpodien’in söylediklerini onaylayarak sivil sanayinin militarist dönüşümüne katkı sunuyorlar. Görtlitz’de 175 yıl boyunca devam eden vagon üretiminin sonlandırılmasına “ama 700 işçinin 350’sini çalıştırmaya devam edecekler” diyerek KNDS’in Leopard 2 muharebe tankı ve Puma zırhlı personel aracının bazı unsurlarının üretilmesine onay veren sendikalar, bu şekilde kamuoyu görüşünün de militarist dönüşüm yönünde etkilenmesini sağlıyorlar.
Kamuoyu görüşünün manipülasyonu militarist politikalara toplumsal rızanın üretilmesi için önemli. Çünkü sadece silah üretimine geçiş değil, özellikle Doğu Alman eyaletlerinde tankların ve zırhlı araçların katıldıkları deneme sürüşleri ve tatbikatlar o bölgelerde yaşayanları olumsuz etkiliyor, kullanılan geniş alanlarda ekolojik tahribata yol açmaktadırlar. Doğal olarak, zaten istihdam sorunu yaşanan taşra bölgelerinde tatbikatlara karşı çıkışlar artmaktadır. Ancak sendikaların “silahlanma sayesinde istihdam artacak” açıklamaları ve burjuva medyasının “silahlanma sanayisizleşmenin panzehridir” propagandası bu karşı çıkışları azaltmakta ve korku toplumunun rızası kolayca alınabilmektedir.
Tüm bunların yanı sıra otomotiv sektörünün dışındaki diğer sivil üreticiler de silahlanmaya ayrılan milyarlardan pay almaya çalışarak toplumdaki değişimi körüklemektedirler. Dahası, Alman faşizmi döneminde silah üretiminde savaş esirlerini zorla çalıştıran bugünkü Vileda paspasları üreticisi Freudenberg, yeniden silah üretimine başlamayı planlıyor. Aynı 102 yıllık tarihinde bir kez bile silah üretmemiş olan yüksek teknoloji tekeli Trumpf gibi. Tekelin Denetim Kurulu ve Alman Sanayiciler Birliği BDI-Başkanı Peter Leibinger bu kararı şöyle gerekçelendiriyor: “Şirketimiz savunmacı demokrasimize katkısını yeniden değerlendirmesi ve böylelikle savunma kabiliyetimizi ve bunun için zorunlu ürünlerin değerini içtenlikle kabul etmesi gerekiyordu.” Veya Heidelberg Matbaa Makineleri tekeli: Almanya’da ağır ve komplike makine yapımında uzman olduklarını söyleyen tekel şefi Jürgen Otto, “Hızla büyüyen yeni bir iş alanı açmak isteyenler için savunma sanayii artık büyük bir potansiyel sunuyor” diyerek, teknoloji kapasitelerini Alman emperyalizminin hizmetine sunuyor.
Özelden kamuya ve kamudan özele
Alman sanayisinin militarist dönüşümündeki bir diğer önemli etken, devlet izinleri ve sermaye katılımlarının kolaylaştırılmasıdır. Burada bilhassa Yeşiller Partisinin üstlendiği rolün altı çizilmelidir. Örneğin Almanya’nın “zengin” eyaletlerinden Baden-Württemberg’in Yeşil Başbakanı Wilfried Kretschmann 23 Temmuz 2025’te “ülkemizin savunması ve dirençliliği güçlendirilmelidir” vurgusunu yaparak silah tekellerine ve silah üretmek isteyenlere yaptığı çağrısında şunları söylüyordu: “Planlama güvenliğini ve üretimin hızlanmasını sağlamak için federal düzeyde daha hızlı izin prosedürleri, daha kolay sermaye erişimi ve daha verimli bir tedarik sistemi için çaba gösteriyoruz. Bu nedenle, bu noktada ülkemizin iş dünyasına seslenmek ve şunu garanti etmek istiyorum: Eyalet hükümetimizin tam desteğine sahipsiniz. Zaten güvenlik ve savunma alanında faaliyet gösteriyorsanız, bu desteğe sahipsiniz. Ama şimdiye kadar sivil alanda faaliyet gösteriyor ve şimdi güvenlik ve savunma alanlarına da katkı sağlamak istiyorsanız, bu desteğe sahip olacaksınız. Çünkü bu arzu edilen bir durumdur.” Kretschmann’ın peşinde Eyalet Başbakanlığına aday olan Cem Özdemir şimdiden bu desteği daha güçlü sürdüreceklerini açıkladı bile.
Bu desteklerin hangi anlama geldiğini Airbus, MDBA Deutschland, Jenoptik tekellerindeki devlet katılımlarında veya Hensoldt tekelinde alınan engelleyici azınlık hisselerinde görebiliyoruz. Aynı şekilde TKMS tekelinde onay ve ön hisse alım hakları konusunda Federal Hükümet ve ThyssenKrupp tekeli anlaşmış durumdalar. Gene silah tekellerinden olan Wegmann Holdinginde Federal Hükümetin yüzde 12,5’lik engelleyici azınlık hissesi alınacağına dair planlar haberlere konu olmuştu. SPD’li Federal Savunma Bakanı Boris Pistorius bu adımları, “Almanya’daki bilgi birikiminin ve iş yerlerinin korunmasını sağlamak için devlet katılımına kesinlikle ihtiyacımız var” diyerek savunuyordu. Paul Celan “Ölüm, Almanyalı bir ustadır” derken, ne kadar haklıymış…
Sonuç itibariyle Alman silah tekelleri Alman devletinin tam desteğine sahipler – hem ulusal hem de Avrupa düzeyinde. Nihayetinde Alman emperyalizminin hedeflerine ulaşabilmesi için gerekli olan silah üretimini salt ulusal sanayisi ile gerçekleştirebilmesi pek olanaklı değil. Almanya o nedenle bütün AB üyesi ülkelerdeki sivil sanayinin militarist dönüşümünü sağlamak istiyor. Dönemin Şansölyesi Olaf Scholz 24 Şubat 2024’te yaptığı bir açıklamada Avrupa’nın “caydırıcılık politikasına” ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, diğer Avrupa ülkelerini militarist dönüşüm için şöyle cesaretlendiriyordu: “En önemli silah sistemleri ve özellikle mühimmat sürekli olarak üretim bantlarından çıkmalıdır. Avrupalılar olarak siparişlerimizi birleştirirsek, bunu başarabiliriz”. Halihazırda Trump yönetiminin baskıları altında bunalan Avrupalı emperyalist güçler bir çıkış yolu aramakta ve Almanya’nın öncülüğünde militarist dönüşüme yöneliyorlar. Bu dönüşüm sürecinin Avrupa’da nasıl ilerlediğini başka bir yazıda irdeleyelim.

Haber Merkezi

İlgili Haberler

Rojava’ya saldıran grup: MİT ve Türk dünyasına armağan ediyoruz!
Gündem

Rojava’ya saldıran grup: MİT ve Türk dünyasına armağan ediyoruz!

21 Ocak 2026
Bahçeli ve Erdoğan bir araya geldi
Gündem

Bahçeli ve Erdoğan bir araya geldi

21 Ocak 2026
Hezex’den seslendiler: 10 yıl önce DAİŞ-Türkiye kaybetti, HTŞ-Türkiye’de kaybedecek.
Gündem

Hezex’den seslendiler: 10 yıl önce DAİŞ-Türkiye kaybetti, HTŞ-Türkiye’de kaybedecek.

21 Ocak 2026
Heyet, Rojava’ya ulaştı
Gündem

Heyet, Rojava’ya ulaştı

21 Ocak 2026
Ordu’da emeklilerin maaş tepkisi: Hesap soracağız
Gündem

Ordu’da emeklilerin maaş tepkisi: Hesap soracağız

21 Ocak 2026
Sudani, Irak ve Suriye sınırını ziyaret etti
Gündem

Sudani, Irak ve Suriye sınırını ziyaret etti

21 Ocak 2026
Politika'dan Günün Yorumu
No Pasaran! Geçit Yok!
Politika'dan Yorum

No Pasaran! Geçit Yok!

Politika Haber
20 Ocak 2026
Politika'dan Söyleşi
Sendikacı Nebile Irmak: Asgari ücret yoksulluk ücretidir, yoksulluk da kadınlaşıyor
Politika'dan Söyleşi

Sendikacı Nebile Irmak: Asgari ücret yoksulluk ücretidir, yoksulluk da kadınlaşıyor

Politika Haber
18 Aralık 2025

EN SON HABERLER

Rojava’ya saldıran grup: MİT ve Türk dünyasına armağan ediyoruz!

Rojava’ya saldıran grup: MİT ve Türk dünyasına armağan ediyoruz!

21 Ocak 2026
Bahçeli ve Erdoğan bir araya geldi

Bahçeli ve Erdoğan bir araya geldi

21 Ocak 2026
Hezex’den seslendiler: 10 yıl önce DAİŞ-Türkiye kaybetti, HTŞ-Türkiye’de kaybedecek.

Hezex’den seslendiler: 10 yıl önce DAİŞ-Türkiye kaybetti, HTŞ-Türkiye’de kaybedecek.

21 Ocak 2026
Heyet, Rojava’ya ulaştı

Heyet, Rojava’ya ulaştı

21 Ocak 2026
Ordu’da emeklilerin maaş tepkisi: Hesap soracağız

Ordu’da emeklilerin maaş tepkisi: Hesap soracağız

21 Ocak 2026
Temel Conta işçileri yeni fabrikanın önünde greve devam ediyor

Temel Conta işçileri yeni fabrikanın önünde greve devam ediyor

21 Ocak 2026
Sudani, Irak ve Suriye sınırını ziyaret etti

Sudani, Irak ve Suriye sınırını ziyaret etti

21 Ocak 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!