Sözcü Gazetesi yazarı Serpil Yılmaz’ın arka arkaya yazdığı ”Koltuk kardeşliği” ve ”Cengiz’in Londra’daki şirketi” başlıklı iki yazı üzerine Mehmet Cengiz iddialara ilişkin konuştu. Yılmaz, ”Koltuk kardeşliği” yazısında Mehmet Cengiz’in 60 bin TL’lik koltuğunu yazıp Erdoğan’ın İstanbul’da kullandığı çalışma ofislerinden Huber Köşkü’ndeki koltuklar ile aynı markanın ürünü olmasından hareketle bir benzerlik kurarak eleştiri yöneltiyor. ”Cengiz’in Londra’daki şirketi” başlıklı yazısında da Mehmet Cengiz’in Londra’da yaptığı işleri hızlı yükselişini ve kirli ilişkilerini ortaya döküyor. Bunun üzerine Mehmet Cengiz iddialara ilişkin, ”Artık yeter, hesap soracağım” dedi.
Oda TV’nin ulaştığı Mehmet Cengiz hakkında yazılanlara ilişkin şunları söyledi:
“Bir ülke medyası davası ülke olan bir şirkete bu kadar zulüm yapmamıştır. Aradım ilgili yazarı, kaç yıldır tanışırız telefonuma çıkmıyor. Bilmiyor mu tanımıyor mu bizi, kırk beş yıldır iş dünyasındayız biz. Yedi sektörde 35 şirketimiz 45 bin çalışanımız var. Bir günde birkaç yılda gelmedik buraya biz. 17 yaşından beri inşaattayım ben. Aşığım mesleğime. Ülkeme aşığım. Gelsinler metroları, tünelleri, köprüleri gezdireyim. Eti batmıştı, 1 milyar dolar harcadım. Bir gazeteci gelip gördü mü Mazıdağ’da onca güçlükle yapılan işi. Amerika’dan Kanada’dan mühendisler getirdim, bizim insanımızı eğitim verdirdim.
Türkiye’de cevherden katot bakır üreten tek fabrika olan Eti Bakır Samsun İzabe Tesisi’nin yanı sıra Küre, Murgul, Adıyaman, Giresun Halıköy’den ekonomiye katkı sağlıyoruz. Kim yazdı bunları?
Eti Alüminyum mesela, madenden son ürüne kadar üretim yapabilen tek entegre alüminyum fabrikasını gelin gezdireyim, görün yapılan işleri. 80 ülkeye ihracat yapıyoruz. 485 milyon dolara otel satıp bu madenlere yatırdım, biriniz yazdı mı?
Yüreğimi yakıyorlar. Bugüne kadar beş milyon metreden fazla sondaj yaptık biz. Sadece yurdumuz değil; Azerbaycan, Bulgaristan, Kırgızistan, Irak, Hırvatistan, Özbekistan, Romanya, Rusya, Kırgızistan gibi ülkelerdeyiz biz, alt yapı, enerji ve madencilik projeleri yapıyoruz. Avrupa’nın göbeğinde otoyolları yaptık kim yazdı? Her gittiğim ülkede devlet başkanı gibi karşılıyor, protokol uyguluyor o ülkeyi yönetenler. Kahrediyorum. İngiltere’de evmiş şuymuş buymuş. İngiltere’de kobalt üreten şirket satın aldık, niye tek gazeteci yazmıyor? İngiltere’de hangi büyük ihalelere girdik niye yazmıyorlar? Neymiş koltuğun fiyatı şuymuş. Türk iş adamlarının dünyayla rekabet ettiğini anlamayan kafalar bunlar? Londra’da bir Türk işadamının şirketi olması bunlara niye batıyor?
“KILIÇDAROĞLU’NU MAHKEMEYE VERDİM”
Kemal Kılıçdaroğlu’nu da mahkemeye verdim. Ana muhalefet partisi dedikoduyla hareket edemez. Kimin elinde belgesi varsa buyursun mahkemeye başvursun. Sürekli laf üretiyorlar. Yoruldum bıktım dedikodulardan. Ama artık yeter, hep sustum herkesle yargı önünde mücadele edeceğim. Günah.
İngiltere’de çalışan okuyan çocuğum torunlarım yeğenlerim var niye hedef gösteriyorlar, böyle siyaset, böyle gazetecilik olur mu? Soru sorduğunuz için sizlere de teşekkür ederim.”
HABER MERKEZİ












