Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri, Halep’te Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırı ve katliama Meclis Genel Kurulu’nda tepki gösterdi.
İlk olarak söz alan İstanbul Milletvekili Celal Fırat, birlikte yaşamın eşit yurttaşlık, adalet ve toplumsal güven ile ancak mümkün olabileceğinin altını çizdi. Bunun tarihsel bir zorunluluk olduğunu dile getiren Fırat, “son yıllarda artan kutuplaşma, ekonomi kırılganlık, düşmanlaştırma dili ve kimlikler arasına ekilen nefret tohumlarına” dikkat çekti. Fırat, “Suriye’de savaş bir sabah gökten inmedi; biriken acıların, kışkırtılan hesapların, silahlandırılan kimliklerin sonucudur maalesef. Bu yıkım kader değil bilinçli büyütülmüş bir felakettir. Suriye bugün halkın değil jeopolitiğin ülkesidir. Bu kirli savaşta en ağır bedeli Aleviler ödemiştir. Alevi köyleri hedef alınmış, insanlar kimliklerinden dolayı katledilmişlerdir. IŞİD gibi örgütler Alevileri meşru hedef ilan etmiştir ama acı yalnızca Alevilerin değildir; Sünni yoksullar, Kürtler, Hristiyanlar, Türkmenler de ezilmiştir, katledilmiştir” dedi.
‘DİRENİŞ MİRASLARINI SELAMLIYORUZ’
Söz alan Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan ise da katledildikten sonra cansız bedeni paramiliter gruplar tarafından bir binadan aşağı atılan kadına işaret ederek, “Direnişçiyi ve onurlu mücadelesini, direniş mirasını saygıyla selamlıyorum” dedi. Dilan Kunt Ayan, “Savaşlarda kadın bedenini hedef alan, Kürtlere yönelik soykırım girişinde bulunanlar, IŞİD zihniyetiyle sivillere karşı insanlık suçu işleyenleri özgürlük ve onur mücadelesi mutlaka ve mutlaka yenecektir. Bu barbarlığı gerçekleştirenler ve onlara doğrudan ya da dolaylı destek verenler insanlığın yüz karasıdır. Halep’te canlarını, bedenlerini ve mahallelerini savunan direnişçilerin yanındayız. Halep’te Kürtlere karşı işlenen savaş suçları ve soykırım girişimleri derhâl durdurulmalıdır” diye konuştu.
‘BUNUN HERKESE ZARARI VAR’
Söz alan Riha Milletvekili Ömer Öcalan ise katliamın 6 Ocak’tan beri devam ettiğini dile getirdi. Yüzlerce insanın katledildiğini belirten Öcalan, aynı zamanda yüzlerce insanın da kayıp olduğunun altını çizdi. Öcalan, “İki mahallenin giriş ve çıkışları şu an kapalıdır. Bakınız, çok tehlikeli oyunlar oynanıyor, vekil güçler devreye sokulmuştur, bu vekil güçler çok tehlikelidir. HTŞ ve DAEŞ olarak tabir edilen bu güçler Halep’te bir Kürt soykırımı gerçekleştirmek istiyorlar. Bakınız, Kürtler öfkelidir, gelişen bir Kürt bilinci vardır, artık dört tarafta Kürtler birlikte yürüyor. Bu ateşe benzinle gitmeyi artık Hükûmet yetkilileri bırakmalıdır, bunun herkese zararı vardır. Şu an Halep yanıyor, önümüzdeki günlerde nerenin yanacağı da çok belli değildir. Bu tehlikeli oyunları bir an önce durdurmalıdır, büyük Kürt ve Türk barışını da bu ülkede inşa etmelidir” diye kaydetti.
‘PROTESTO, GÖZALTI VE TUTUKLAMALAR DEVAM EDİYOR’
Saldırılar ile Kürt halkının statüsüz bırakılmak istendiğine işaret eden Wan Milletvekili Zülküf Uçar da “HTŞ çeteleri eliyle yaptırılan katliam saldırılarına karşı Kürt halkı günlerdir ulusal taleplerle eşitlik ve özgürlük için alanda. Van’dan İzmir’e, Amed’den İstanbul’a, İlam’dan Hevler ve Süleymaniye’ye kadar bütün Kürt halkı ve demokratik kamuoyu bu saldırıları protesto ediyor. En meşru talepleri içeren bu eylemlere karşı günlerdir polis saldırıları yapılıyor. Cizre’de, Rıha’da, Amed, Batman, Koser, Mardin ve İstanbul’da yapılan saldırılar bir an önce durdurulmalı, gözaltı ve tutuklamalara son verilmelidir. Rojava’yı sahiplenmek onurdur, Rojava’da direnen ve Rojava için direnen bütün halkımıza selam olsun” diye belirtti.
‘KÜRT SOYKIRIMINI TARTIŞMAYI ZORUNLU KILMIŞTIR’
Saldırılar ve devamında yaşananlara işaret eden Colemerg Milletvekili Onur Düşünmez, “Süreç, Kürt halkına yönelmiş sistematik bir yok etme siyaseti olarak okunmalıdır. Tarihsel ve hukuki karşılığı bulunan bu tablo Kürt soykırımı tartışmasını zorunlu kılmaktadır. Kadınlara yönelik işkence görüntüleri bu saldırıların ideolojik olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Kadın bedeni üzerinden verilen bu mesaj, bir halkı aşağılamayı, korkutmayı ve teslim almayı amaçlayan erkek egemen savaş aklının ürünüdür; bu, açık bir insanlık suçudur. Sivillere yönelik işkence, aşağılayıcı muamele, hastanelerin ve sağlık emekçilerinin hedef alınması uluslararası hukukun açıkça ihlalidir. Cenevre Sözleşmesi’nin ortak 3’üncü maddesi çok nettir: Silahlı çatışmalarda sivillere, yaralılara ve çatışmaya katılmayanlara yönelik her türlü şiddet, işkence ve onur kırıcı muamele kesin biçimde yasak” ifadelerini kullandı.
GAZZE HATIRLATMASI İLE TEPKİ
Mersin Milletvekili Ali Bozan ise Gazze’de çekilen ve bir caminin bombalamasını belgeleyen bir fotoğrafı göstererek, “Gazze’de bu fotoğraf yaşatılırken bu Mecliste vicdan yarışı vardı, bu Mecliste inanç yarısı vardı, insanlık yarışı vardı. Bu fotoğraflar ise Halep’ten, bu fotoğraflar Halep’te çekildi. IŞİD artığı HTŞ ve SMO çeteleri tarafından bombalanan caminin ve hastanenin fotoğrafı. Bombalanan, öldürülen Kürtler olunca maalesef sizler için caminin de kıymetiharbiyesi kalmadı. Kürt öldürüldü mü vicdan da kuruyor, insanlık da kuruyor, inanç da kuruyor. Üstelik, Halep’te bu fotoğraf yaşatılırken, bu ülkenin Millî Savunma Bakanlığından Halep katliamına destek çağrısı yapıldı. Halep’te Kürt katliamına destek verenleri, destek çağrısı yapanları unutmayacağız” diye konuştu.
‘ROJAVA KAZANACAK’
Mersin Milletvekili Perihan Koca da şu şekilde tepki gösterdi: “Halep’te Kürt halkına yönelik soykırım tehdidi devam ediyor. Şêxeqsûd ve Eşrefiye’de savaş hukuku bile isteye hiçe sayılarak Kürt siviller katledildi. Katliamı yapanlar, kollarındaki IŞİD armasını bile kaldırma gereği duymadan, zamanında IŞİD’in yapamadığını yapmak için bugün IŞİD artığı cihatçı HTŞ güçleri gömleğiyle harekete geçti. Halep’te tıpkı Kobanê’de yaptıkları gibi bir kuşatma yapan Kürt düşmanı koalisyona Kobani direnişini, Rojava devrimini hatırlatalım. Kürt halkı direnmeyi yeni öğrenmedi ve her savaştan güçlenerek çıktı. Suriye’de Kürtleri, Alevileri, Dürzileri, Hristiyanları katletmeye çalışan tekçi, inkârcı, imhacı, katliamcı zihniyet yine yeniden kaybedecek; halkların ortak mücadelesi ve halkların kader birliği kazanacak, Rojova kazanacak, tüm halklar kazanacak.”
MA












