Küresel ısınma nedeniyle çevresindeki dere ve akarsuların kuruduğu Dicle Nehri’nin içinden geçtiği Hevsel Bahçeleri’nde, kuş popülasyonda gözle görülür artış yaşanıyor. Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı ve Kuş Bilimci Prof. Dr. Ahmet Kılıç, yıl boyu burada kalan bazı türlerin artık “yerli” tür sayıldığını kaydetti.
Kaynağını Elazığ (Xarpêt) ve Amed’den alarak Basra Körfezi’ne dökülen 553 kilometre uzunluğundaki Dicle Nehri, küresel ısınmanın yol açtığı kuraklık nedeniyle çevresindeki dere, akarsu, gölet ve sulak alanların kurumasıyla son yıllarda kuşlar için adeta bir vaha konumuna geldi. En az 280 tür kuşun Hevsel Bahçeleri ve çevresinde yaşadığı tespit edilirken, Dicle Üniversitesi tarafından 150 farklı tür kayıt altına alındı. Küresel ısınmanın yol açtığı kuraklık nedeniyle birçok kuş türü, Amed’in Sur ilçesindeki Hevsel Bahçeleri’ni mesken tuttu. Bazı kuş türleri geçici konaklama ya da göç rotasının uğrak yerleri olarak kullanırken, bazı kuş türleri de burada kalıcı hale geldi.
Yıl boyu burada kalan ve burayı üreme alanları olarak seçen bazı kuşların popülasyonunda gözle görülür artış dikkat çekiyor. Özellikle balıkçıl kuşunun türlerindeki artış gözlerden kaçmıyor. Balıkçılların burayı yıl boyu mesken tutması ve üreme alanı olarak burayı seçmesi, Dicle Nehri’nin balık yönünden zenginleştiğine de işaret ediyor.
Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı ve Kuş Bilimci Prof. Dr. Ahmet Kılıç, Hevsel’deki çeşitliliğin artmasının nedeni olarak küresel ısınmaya işaret ediyor. Kılıç, “Dicle Vadisi, aslında Hevsel Bahçeleri ya da Diyarbakır’daki kısmıyla bir kuş cenneti özelliği atfediliyor. Bu yıllardan beridir öyle. Kuşların yuvadan ayrılması, onun dışında bölgede ciddi bir kuraklık var. Bazı dereler, çaylar, göletler kurudu. Dicle Nehri, deyim yerindeyse bir vaha özeliği arz ediyor. Kuşlar bu nedenlerden dolayı buraya özelikle yoğunlaşıyorlar” diye konuştu.
Ciddi bir kuraklık olduğunu ve bölgedeki barajların sürekli su bırakmasının Dicle Nehri’nin su yoğunluğunu arttırdığını ifade eden Kılıç, “Eğer o barajlar olmasaydı, siz bugün Dicle Nehri’nde yürümüş olurdunuz. Durum o kadar vahim. Şimdi kuşlar niye burayı tercih ediyor. Burası nispeten korunaklı alanlar, evet avcı baskısı var, insan faktörü var, fakat diğer yerlerde kuraklık olduğu için Dicle Nehri’ni tercih ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Bazı türlerin artık “yerli” tür haline geldiğini ifade eden Kılıç, “Yalıçapkını burada yıl boyunca görülüyor, buranın yerlisi. Büyük akbalıkçıl, küçük akbalıkçıl, alacabalıkçıl, gece balıkçılı burada yaz kış bulunuyorlar, bizim yerli türümüzdür. Karabatakları eskiden kışın görüyorduk. Şimdi yıl boyunca görmeye başladık. O da Diyarbakır’ın yerlisi oldu. Nüfus büyüdü ve burada kaldılar sonucuna ulaşılıyor. Biz önceki yıllarda 200-300 türden bahsediyorduk. Şu ana kadar 150 türü geçen bir tespitimiz var. Yani o rakama neredeyse ulaştık. Burası tam bir kuş cenneti. Yoğunluğun bir nedeni de yavruların artık ortaya çıkması. Çevredeki dereler ve göletler kuruduğu için hayvanlar burada yoğunlaştı” şeklinde konuştu.
İklim değişikliği nedeniyle Hevsel’in kuşlar için öneminin artacağını ve korunması gerektiğini vurgulayan Kılıç, “Önceden beklediğimiz iklim koşulları olmayacak. Aniden bastıran yağmurlar, seller, felaketler olacak. Genel itibariyle kuraklık ve aşırı sıcaklıklar olacak. Bu durumda Hevsel kuşlar için bir sığınak olacak, bunun için o doğallığı korumamız lazım. Son zamanlarda Hevsel’de tek tip tarım yapılmaya başlandı. Neredeyse mısırdan başka tarım ürünü ekilmemeye başlandı. Mısır tarlaları çoğaldı, bu da mono tarıma girer. Tek tip tarım deniliyor. Bu da doğru bir şey değil, bizim orada özellikle organik tarımı desteklememiz lazım. Sebze meyve yetiştiriciliğini desteklememiz lazım” uyarısı yaptı.
MA


















