Kobanê’ye yönelik kuşatma 33. gününde. Gıda, ilaç, temiz içme suyu gibi temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Göçlerle birlikte nüfusun 500 bini aştığı belirtilirken, yaşanan durum her geçen gün daha da boyutlanıyor. Temel ihtiyaçların sağlıklı biçimde karşılanamaması nedeniyle de hastalıklar giderek artıyor.
Sendikalar, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler, Kobanê’deki insani krizin bir an önce çözümü yönünde çağrılar yaparak, kampanyalar yürütüyor. KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) da bir ay önce Kobanê halkına sağlık ve tıbbi destek amacıyla kampanya başlattı. Ancak SES’in Mürşidpınar Sınır Kapısı’ndan geçiş konusundaki talebine ise Sağlık Bakanlığı, bir aydır yanıt vermiyor. Kürt sorununda barışçıl demokratik çözüm sürecinde bakanlığın bu tavrı ise dikkat çekiyor.
‘SINIR KAPISI AÇILMALI’
SES’in yürüttüğü kampanyanın yanı sıra destekleyici kampanyalarla dayanışmayı da içerdiğini belirten SES İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Mahfuz Karaaslan, Kobanê’ye direkt geçilecek Mürşidpınar Sınır Kapısı’ndan bir geçiş izninin halen sağlanmadığını söyledi. Sınır kapısının bir an evvel açılması gerektiğini dile getiren Karaaslan, “Direkt sağlık hizmetine erişimin tıbbi hizmete erişimin sağlanması gerekiyor. Bunu da bekliyoruz açıkçası devletten. Sağlık Bakanlığı’ndan bununla ilgili çalışma yapılmasını bekliyoruz. Çünkü Ortadoğu’da yaşanan birçok olumsuzluğa bir şekilde destek verildi. Bir şekilde sağlık hizmeti götürüldü. Sağlıksızlığı yaratan nedenlerin ortadan kaldırılması için birçok girişimlerde bulundu. Konanê için de aynı şeyin yapılmasını bekliyoruz” dedi.
Taleplerinin Kobanê’ye insani hizmetin bir an evvel sağlanması olduğunu ifade eden Karaaslan, Kürt sorununda barışçıl demokratik çözüm sürecine uygun bir yaklaşım beklediklerini kaydetti.
‘HALKIN SAĞLIĞI NOKTASINDA KAYGILIYIZ’
Karaaslan, Kobanê halkının sağlığı konusunda kaygıları olduğunu belirterek, “Bakıma muhtaç insanlar oluyor. Çocuklar oluyor. Devam eden hayatın sağlıkla beraber paralel bir şekilde devam etmesi gerektiği ve bunu olumsuz etkileyecek tıbbi nedenlerin de ortadan kaldırılması lazım. Diğer taraftan bir hastane hizmetleri de var. İnsanların ameliyat veya akut sorunlarına nasıl müdahale edileceği ve buna benzer sorunların nasıl giderileceğiyle ilgili de açıkçası kaygılıyız” ifadelerinde bulundu.
‘SAĞLIKÇILARLA SINIRLI TUTULMAMALI’’
Sağlık konusunun sadece tıbbi bir mesele olmadığını söyleyen Karaaslan, şunları belirtti: “İlaçla desteklenmesi, tıbbi şekilde desteklenmesi yeterli olmayacaktır. Orada abluka altına alınmış alanın bir şekilde özgürleştirilmesi gerekiyor. İhtiyaçların giderilmesi gerekiyor. Sosyal kaygıların giderilmesi gerekiyor. Diğer taraftan bu kapatılma duygusu başlı başına sağlıksızlığı doğuruyor. Sadece insanlar açısından değil ekolojik açıdan da bu böyle. Suyu da hapsettiğin zaman bir sağlıksızlık doğuruyor. Bir şekilde suyun kesilmesi. Temiz havaya ulaşılamaması da sağlıksızlık doğuruyor ve insanların oradaki atıkları da sağlıksızlık doğuruyor. Aynı zamanda bunun toplumsal bir mesele olduğu gerçekliğiyle beraber hareket etmek gerektiğini düşünüyoruz. O yüzden de sağlıkçılarla sınırlı tutulmasını yeterli bulmuyoruz.”
Birinci basamak sağlık hizmetinin, koruyucu sağlık hizmetinin sağlanması için öncelikle sağlıksızlığı doğuran nedenlerin ortadan kaldırılması gerektiğine işaret eden Karaaslan, insan psikolojisini olumsuz etkileyecek savaş ortamının ortadan kaldırılarak, barışın sağlanması gerektiğinin önemini vurguladı.
İbrahim Açıkyer / MA

















