Uluslararası Demokratik Kadın Platformu üyesi Besê Şemarî, Rojavalı kadınların çağrısıyla “Sınırları, Milliyetleri ve Kimlikleri Aşan Tüm Kadınlara Çağrı” başlıklı dayanışma kampanyası başlattıklarını belirterek, Ortadoğu’daki yeni dizayn sürecinde kadınların ezilmesini engellemeyi hedeflediklerini söyledi.
Uluslararası Demokratik Kadın Platformu, yayımladığı “Sınırları, Milliyetleri ve Kimlikleri Aşan Tüm Kadınlara Çağrı” başlıklı bildiriyle kampanyanın amacını, hem İran’daki protestolarla hem de Rojava’daki saldırılara karşı dayanışma göstermek, bölgedeki baskı ve savaşlarla mücadele etmek için ulusötesi feminist bir hattın tarihsel gerekliliğini yerine getirmek olarak açıkladı.
Ortadoğu’da hegemon güçlerin yeni dizayn projeleri içerisinde Rojava ve Rojhilatlı kadınlarla dayanışmanın kritik önemine vurgu yapan Platform üyesi Besê Şemarî ile kampanyanın detaylarını ve İran ile Rojhilat’taki protestolarda son durumu konuştuk.
PROTESTOLARDA ‘JİN, JİYAN, AZADÎ’ YENİDEN DUYULDU
İran’da 2022 yılında Kürt kadınların “Jin, jiyan, azadî” sloganıyla öncülük ettiği ayaklanmayı hatırlatan Besê Şemarî, aralık ayında başlayan protestolarda da yine aynı sloganı duyduklarını belirtti. Bu durumun “Jin, jiyan, azadî” felsefesinin etki alanını bir kez daha kanıtladığını vurgulayan Besê Şemarî, hükümetin, protestoların büyümesiyle halka fiili savaş açtığını ifade etti. Besê Şemarî, “Hükümet, protestocular arasında yabancı güçlerin bulunduğunu iddia ediyor. Oysa gerçekte kendi ajanlarının terörist faaliyetlerini sokaktaki halka atfediyor” dedi.
‘ROJHİLAT’TAKİ EYLEMSELLİK SANSÜRLE SUSTURULMAK İSTENİYOR’
Rojhilat’ın İlam ve Melikşah kentlerinde halkın ayaklanması sonucu kontrolün iki gün boyunca halkın eline geçtiğini kaydeden Besê Şemarî, bu hareketliliğin ardından 7 Kürt partisinin birleşme kararı aldığını hatırlattı. Rojhilat’taki direnişin hem İran hem de dünya basınında sansürlendiğini, buna karşılık halklar arasındaki “birlik” ruhunun pekiştiğini belirten Besê Şemarî, dış dünyaya ulaşan bilgilerin çoğu Tahran, Meşhed ve İsfahan gibi büyük şehirlerden geldiğini, Kürdistan’dan çok az haberin ulaştığını kaydetti. Besê Şemarî, “Bu durum, oradaki baskının ve zorla susturmanın boyutunu gösteriyor. Belucistan’dan yansıyan görüntülerde, halk güçlerinin bir rejim komutanından intikam aldığı görülüyor ve bu eylemin Kürdistan için yapıldığı belirtiliyor. Bu, ‘Jin, jiyan, azadî’ devriminin İran halkları arasında dayanışma yaratmada başarılı olduğunun işaretidir. 2019’dan beri Ortadoğu’daki ulus-devlet modelinin çökeceğini savunuyoruz. Sayın Öcalan’ın İmralı’daki görüşmelerinden Suriye, Lübnan, Sudan ve Irak’taki gelişmelere kadar pek çok örnek, ulus-devletlerin bu haliyle kalıcı olamayacağını kanıtlıyor.”
‘HALKLAR DİZ ÇÖKMEYECEK’
ABD’nin İran’a yönelik saldırı tehditlerine değinen Besê Şemarî, ABD’nin mevcut rejimi zayıf ve kontrol edilebilir bulduğu sürece onun varlığını sürdürmesinde bir sakınca görmeyeceğini kaydetti. Besê Şemarî, “ABD’nin İran için öngördüğü model, Colani’nin durumuna benziyor. Ancak İran halkı bu rejim önünde diz çökmeyecektir. Binlerce gencin katledildiğine şahit oluyoruz. Rejim, küresel sistemle anlaşarak kendi içinden bir ismi iktidara getirmek istese de başta Kürdistan halkı olmak üzere ezilen halkların teslim olacağına inanmıyorum. Rojhilat, enerji yollarının merkezinde yer alıyor. Bugün Rojava’da gördüğümüz baskı ve kuşatmanın aynısı Rojhilat için de planlanıyor. Kürt halkı ve kadınlar, kazanımlarından vazgeçmeleri için muazzam bir baskıyla karşı karşıya kalacaklar” dedi.
‘HÜKÜMET DAYATMASI KABUL EDİLMEYECEK’
Enerji koridoru projeleri ve Kürt halkının varlık mücadelesi gibi faktörlerin Ortadoğu’daki sorunları küresel bir boyuta taşıdığını dile getiren Besê Şemarî, dış güçler tarafından dayatılacak bir hükümetin Kürtler ve Beluçlar tarafından kabul edilmeyeceğini vurguladı. Rıza Pehlevi’nin son dönemde öne çıkarılmasına değinen Besê Şemarî, Pehlevi’nin “Jin, jiyan, azadî” ayaklanması sırasında protestocuları caydırmaya dönük girişimlerini hatırlattı.
‘KAMPANYAMIZ KÜRTLERİN SESİNİ DÜNYAYA DUYURMAK İÇİN VAR’
Tüm bu gelişmelerin ışığında Rojava’daki kadınların çağrısıyla sınırötesi bir dayanışma kampanyası başlattıklarını belirten Besê Şemarî, Ortadoğu’nun yeni dizaynında kadınların ezilmesini engellemeyi amaçladıklarını söyledi. Kürt kadınlarının öncülüğünde ulusötesi bir dayanışma hattı kurmayı hedeflediklerini vurgulayan Besê Şemarî, sözlerini şöyle tamamladı: “Farsça, Arapça ve İngilizce dillerinde kampanyamızı yürütüyoruz. Avrupa medyasıyla temas halindeyiz. Ne Rojava halkı uluslararası koalisyona ne de İran halkı ABD’ye güvenebilir. İran’da da Suriye’dekine benzer bir liderlik değişimi planlanıyor. Suriye’de kurulan yapı önce Alevileri, sonra Dürzileri, şimdi de IŞİD’e karşı dünyayı savunan Kürtleri hedef alıyor. Bugün Rojava’da bir kadın savaşçının cesedinin binadan atıldığına, Kürt çocuklarının şiddet gördüğüne şahit oluyoruz. Bu yüzden sadece İran’daki ayaklanmayı değil, Rojava ve Halep mahallelerindeki direnişi de sahipleniyoruz. ‘Kürtlerin dağlardan başka dostu yoktur’ sözünün Kobanê destanıyla aşıldığını gördük. Dünyadaki özgürlük savaşçıları ve Kürdistan dışındaki Kürtler bu katliamların sesini dünyaya duyurabilir. İşte kampanyamız tam da bu yüzden var.”
MA / Ceylan Şahinli













